-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinEcco qui, Oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinHär, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinHier hast du es, Oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinHier, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinIni, kak.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinItt is van, Oppa!
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? Mükemmelsin여기요, 오빠
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinNech sa páči, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinPoftim!
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinProszę, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinTady máš, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinTässä, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinTiens, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinTukaj imaš, oppa.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinVærsgod
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinΟρίστε, Όπα.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinВот, возьми, оппа.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? MükemmelsinЗаповядай, Оппа.
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? Mükemmelsin.הנה, אופה
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? Mükemmelsinخذ هذا,اوبا
-İşte, al Oppa ...Oppa, bu seferde mükemmel bir sonuç yakaladın değil mi? Mükemmelsinオッパ!また満点とったんでしょ? うわー 凄いな!
Kafes çarpımının güzel yanı, tüm çarpımların tek bir seferde yapılmasıdır.이제 격자 곱셈에서 재미 있는 것은 모든 곱셈을 한 번에 한다는 것이며
Kafes çarpımının güzel yanı, tüm çarpımların tek bir seferde yapılmasıdır.Når man ganger på den her måde, starter man med at gange alle de tal, der skal ganges.
Kafes çarpımının güzel yanı, tüm çarpımların tek bir seferde yapılmasıdır.След това имате 7 по 8. 7 по 8 е равно на 56. Пишем 5 и 6.
Kafes çarpımının güzel yanı, tüm çarpımların tek bir seferde yapılmasıdır.الشيئ الممتع في عملية الضرب بواسطة الشبكة هو انك تحصل في النهاية على جميع المضاعفات في وقت واحد
Kafes çarpımının güzel yanı, tüm çarpımların tek bir seferde yapılmasıdır.それは,全部のかけ算を一度にしてしまうことです. そして次に全部のたし算をして問題を解きます.
Kendisini sana belli eder... Tek seferde. Ama ego ile devam edersen iki şey birbiriyle buluşamaz.Он покажет самого себя тебе сразу же, но если ты действуешь с эго двое не могут встретиться.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.그리고 낡은 것들은 한번에 50센트를 받고 모두 팔곤 했습니다.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.50個まとめて売りました
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.En alle waardeloze ballen verkocht ik met 50 tegelijk.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.E poi vendevo quelle più schifose a 50 alla volta.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Et enfin je vendais toutes les moches par groupe de 50.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım. Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.A pak jsem prodal 50 kusů naráz z těch nejhorších, které se daly dobře použít třeba na trénink.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım. Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Aztán a nagyon kopottakból 50-et adtam egy csomagban, ezekkel lehetett gyakorolni.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Podiam usá-las para praticar.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Te gówniane sprzedawałem w paczkach po 50.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Tôi sẽ bán tất cả các quả xấu giá 50 cent cùng 1 lúc.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Und die hässlichen verkaufte ich im 50er Pack.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Y luego vendería 50 juntas de las baqueteadas.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.Και μετά πουλούσα σε πακέτο των 50 όλες τις κακές μπάλες.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.А всички скапани продавах по 50 наведнъж.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.А тоді я продавав по 50 в комплекті всі потворні м'ячі.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.И также я продавал все испорченные мячи за 50 центов.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.וכן הייתי מוכר את כל הגרועים בקבוצות של 50
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım.وكنت ابيع كل 50 كرة سوية
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.런던에 국립과학관에 있는, 이 푸른 조명이 모든 전시회와 갤러리들을 하나의
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.Národné vedecké múzeum v Londýne, kde táto modrá objíma všetky výstavy a galérie v jednom veľkom geste.
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.Narodowe Muzeum Nauki w Londynie, gdzie ten niebieski obejmuje wszystkie wystawy i galerie jednym gestem.
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.National Museum of Science v Londýně, kde tato modrá spojuje všechny expozice a výstavy v jednom velkém celku.
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.Лондонський Національний Музей Науки, де ця синява огортає усі виставки і галереї одним широким жестом.
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.Национальный музей науки в Лондоне, где эта синева окутывает все выставки и галереи одним большим мазком.
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.המוזיאון הלאומי למדע בלונדון, שבו הכחול הזה עוטף את כל התצוגות והגלריות
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.مثل المتحف الوطني للعلوم في لندن ، حيث اللون الأزرق يضفي على جميع المعارض وصالات العرض مظهراً خلاباً
Londra'daki Ulusal Bilim Müzesi, mavi renk bütün deneyleri ve galerileri büyük bir seferde kaplıyor.この青色が ひとつの大きな手のように 展示品とギャラリーを包みこんでいます
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?그리고 그 7번 중 머리가 한번도 안 나올 확률은 얼마나 될까요?
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Então digamos que eu lançar uma moeda sete vezes qual a probabilidade de não obter nenhuma cara? .
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Więc powiedzmy, że rzuciłem monetą, siedem razy, jakie jest prawdopodobieństwo nie wyrzucania żadnego orła ?
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?Така, хвърлям монетата, един от седем пъти, каква е вероятността да не се паднат никакви ези-та?
Madeni bir parayı 7 sefer atıyorum ve o 7 seferden hiç tura gelmeme olasılığı nedir?すべて表で無い確率はなんでしょうか? では色を変えましょう。
Nasıl tek seferde çıkamazsın.Bagaiman bisa kamu tidak bisa langsung keluar.