Ancak, ister istemez, çürümek üzere olan sebzeleri atacağım.Но неизбежно изхвърлям развалените зеленчуци и просто ме боли.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Bawiłem się w ogródku, uczyłem się czytać, jadłem nawet niektóre warzywa.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ho giocato nel giardino, ho imparato a leggere, ed ho anche mangiato un po' dei miei vegetali.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Hrál jsem si za zahradě, učil se číst, dokonce jsem jedl trochu zeleniny.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ich hab hinterm Haus gespielt, lesen gelernt und sogar einen Teil meines Gemüses gegessen.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Ik speelde in de achtertuin, leerde lezen, en at zelfs wat groente.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Játszottam az udvaron, megtanultam olvasni, és még a zöldséget is megettem néha.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Je jouais dehors, apprenais à lire je mangeais même mes légumes.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Jugaba en el patio trasero, aprendi a leer, y hasta comía algunos vegetales.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.난 뒷마당에서 놀고, 읽기도 배우고, 심지어 먹기 싫은 채소까지도 먹었다.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.M-am jucat în curtea din spate, am învăţat să citesc, chiar am mâncat unele din legumele necesare.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Saya bermain di halaman belakang, belajar membaca, dan bahkan mau makan sedikit sayuran.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Tôi chơi sau sân nhà, học đọc và thậm chí ăn rau do chính mình trồng
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Έπαιζα στην αυλή, μάθαινα να διαβάζω, έτρωγα και μερικά λαχανικά.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Играех в задния двор, учех се да чета, и дори ядях нужните зеленчуци.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Я грав у дворі, вчився читати, і навіть з'їв деякі з моїх овочів.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.Я играл на заднем дворе, учился читать, и даже ел кое-какие овощи.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.אני שיחקתי בחצר האחורית, למדתי לקרוא, ואפילו אכלתי חלק מהירקות שלי.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.لعبت في الحديقة وتعلمت القراءة وحتى أكلت بعض خضرواتي
Bahçedeki lezzetli sebzeleri ye (küçük çocuklar için oyun)אכלו את הירקות הטעימים שבגינה (משחק לגיל הרך)
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Am găsit câteva pachete de biscuiți printre toate legumele, fructele și tot ce mai era acolo.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Encontré unos cuantos paquetes de galletas, entre todas las frutas, vegetales y lo demás que allí había.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Ich fand einige Packungen Kekse zwischen all dem Gemüse und Obst und allem anderen, was dort drin war.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Ik vond een hoop koekjesverpakkingen onder alle groenten en fruit en andere dingen.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Jag hittade en hel del paket kakor bland alla frukt och grönsaker och allt annat som var där.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Jópár kekszes zacskót találtam a gyümölcsök és zöldségek között, és még sok egyebet.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.저는 과일, 야채 그리고 이전에 있던 다른 상품들 사이에서 비스켓 몇 상자를 발견했습니다.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Medzi všetkým tým ovocím, zeleninou a ostatným som našiel aj pomerne dosť balíčkov keksov.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Mezi tím ovocem a zeleninou a dalšími vyhozenými věcmi jsem tam našel i docela dost balíčků sušenek.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Trovai alcune confezioni di biscotti in mezzo alla frutta, verdura e altra merce gettata lì in mezzo.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Wśród wyrzuconego jedzenia znalazłem kilka opakowań ciastek. znalazłem kilka opakowań ciastek.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Βρήκα αρκετά πακέτα μπισκότα ανάμεσα σε φρούτα και λαχανικά και άλλα που ήταν εκεί.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Намерих няколко пакета бисквити сред всички плодове и зеленчуци и всичко останало, което беше там.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.Там было довольно много упаковок с печеньем вперемешку с овощами, фруктами и другими продуктами.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.ומצאתי די הרבה אריזות של ביסקוויטים בין כל הפרי והירקות וכל שאר הדברים שהיו שם.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.وجدت علب بسكويت قليلة جداً وسط الخضروات والفواكه وكل شيء آخر موجود هناك.
Bütün o meyve ve sebzelerin arasında birkaç paket bisküvi buldum. birkaç paket bisküvi buldum.大量のビスケットを 見つけました 私は これで今日の状況を 表してみようと思いました
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Als je olijfolie en groenten eet, krijg je minder rimpels.'
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Če jeste olivno olje in zelenjavo, boste imeli manj gubic."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Dacă mâncaţi ulei de măsline şi legume, veţi avea mai puţine riduri".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Depois aconselha: "Se comer azeite e vegetais, terá menos rugas."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ha olívaolajat és zöldségeket eszünk, kevesebb bőrráncunk lesz."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jedz warzywa z oliwą, będziesz miał mniej zmarszczek"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jika Anda makan minyak zaitun dan sayuran, Anda akan memiliki lebih sedikit kerutan."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""만일 올리브유와 야채를 먹으면, 여러분은 더 적은 피부주름을 가지게 됩니다"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangez de l'huile d'olive et des légumes, vous aurez moins de rides."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangiando olio di oliva e verdure, avrete meno rughe".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Nếu bạn dùng dầu ô-liu với rau sống, bạn sẽ có ít nếp nhăn hơn".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Og så giver de dig rådet: "hvis du spiser oliven olie og grønsager, får du færre rynker".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Om du äter olivolja och grönsaker, får du färre rynkor."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Pokud budete požívat olivový olej a zeleninu, budete mít méně vrásek."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Si comemos aceite de oliva y vegetales, vamos a tener menos arrugas".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Wenn Sie Olivenöl und Gemüse essen, werden Sie weniger Hautfalten haben."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Αν τρως ελαιόλαδο και λαχανικά, θα έχεις λιγότερες ρυτίδες".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ако консумирате зехтин и зеленчуци, ще имате по-малко бръчки."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ешьте овощи с оливковым маслом, и у вас будет меньше морщин."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Якщо ви їсте оливкову олію та овочі, ви будете мати менше зморшок."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."אם תאכלו שמן זית וירקות, יהיו לכם פחות קמטים."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."" إن أكل الخضروات مع زيت الزيتون ، سوف تقلل من تجاعيد بشرتك "
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."ありがたいことに 論文の所在も示されています