Renk iki sebepten eklendi.Kolor został dodany z dwóch powodów.
Renk iki sebepten eklendi.La couleur est ajoutée pour deux raisons.
Renk iki sebepten eklendi.Màu sắc được thêm vào vì hai lý do.
Renk iki sebepten eklendi.Přidal jsem barvu ze dvou důvodů.
Renk iki sebepten eklendi.Väri lisättiin kahdesta syystä.
Renk iki sebepten eklendi.Το χρώμα προστέθηκε για δύο λόγους.
Renk iki sebepten eklendi.Цвет добавлен по двум причинам.
Renk iki sebepten eklendi.Цветът е добавен по две причини.
Renk iki sebepten eklendi.הצבע הוסף משתי סיבות.
Renk iki sebepten eklendi.تمت إضافة الألوان وذلك لسببين.
Renk iki sebepten eklendi.一つ目は これらの形が
Savaş, sorunları çözmenin en uygunsuz yoludur. Bu sebepten ötürü Pentagona ve orduya karşıyım.Krieg ist der schlechteste Weg um Konflikte zu lösen, deshalb bin ich gegen das Pentagon und das Militär.
Sertifika bilinmeyen bir sebepten dolayı doğrulanamıyor.Kunne ikke verifisere dette sertifikatet av ukjente årsaker.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Ahora, recuerdo ese término muy bien por dos razones.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Bây giờ tôi nhớ thuật ngữ đó rất rõ bởi vì hai lí do.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Erre a kifejezésre két okból is nagyon jól emlékszem.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Ich erinnere mich aus zwei Gründen sehr gut an diesen Ausdruck.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Ik herinner me die term heel goed om twee redenen.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Já si tohle pamatuju velmi dobře ze dvou důvodů.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Je me rappelle très bien de ce terme pour deux raisons.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.제가 이 용어를 매우 잘 기억하는 데에는 크게 두 이유가 있습니다.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Ora mi ricordo quel termine molto bene per due motivi.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Pamiętam to określenie z dwóch powodów.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Și eu țin minte acest termen foarte bine din 2 motive.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Τώρα θυμάμαι τον όρο πολύ καλά για δύο λόγους.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.Спомням си този термин по две причини.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.אני זוכר את המונח הזה היטב משני טעמים.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.الآن أتذكر هذا المصطلح بشكل جيد وذلك لسببين.
Şu anda bu terimi iki sebepten dolayı çok iyi hatırlıyorum.まずそれは私のロックバンドの名前で、第二に
Şurada bir 3'ümüz vardı, o sebepten bölü 24 oldu.0 ~ 1 で評価します。
Şurada bir 3'ümüz vardı, o sebepten bölü 24 oldu.그리고 우리는 이미 3 거기, 그래서 그것을 넘는 24.
Şurada bir 3'ümüz vardı, o sebepten bölü 24 oldu.E nós já temos 3 aqui embaixo, então é sobre 24.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Det är det inte, och vad jag kan se så är det du som skapar problem.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Det er ikke en lille ting, og så vidt jeg kan se, skaber du problemer.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Het is niet iets kleins en voor zover ik het zie, maak jij hier een probleem van.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Ini bukan hal sepele. Dan sejauh yg ku lihat, kaulah yang membuat masalah.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Nem apróság. És ahogy elnézem, te csinálsz belőle nagy ügyet.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.No es algo pequeño y por lo que puedo ver, Ud. crea los problemas.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Δεν είναι και τόσο, αλλά εσύ βλέπω δημιουργείς προβλήματα.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Не е дреболия, а доколкото виждам, ти създаваш проблемите.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.Това не е нещо дребно, и доколкото мога да видя, вие създавате проблеми.
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.זה לא דבר קטן ואיך שאני רואה .את הדברים, אתה יוצר בעיות
Üfürükten bir sebepten değil ve gördüğüm kadarıyla sorun çıkaran sensin.ليس شيئا ضئيلا ، و كما أرى ، أنت من يخلق المشكلة
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.De là même, la solution devient claire, parce qu'il ne s'agit par conséquent pas de changer la nature humaine.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.E nella stessa forma, la soluzione diventa chiara, perché non si tratta, quindi, di cambiare la natura umana.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.동일한 논리에서 해법은 명확합니다. 왜냐하면 이건 인간의 본성을 바꾸는 문제가 아니기 때문입니다.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Och på samma sätt, blev lösningen tydligare för det här handlar inte om att förändra den mänskliga naturen
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Si cu acelasi indiciu, solutia devine clara, pentru ca asta nu este, deci, despre schimbarea naturii umane.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Tym samym, rozwiązanie staje się jasne, ponieważ to nie chodzi zatem o zmianę natury ludzkiej.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.Und gleichzeitig wird die Lösung klar, weil diese nicht erfordert, die menschliche Natur zu ändern.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.V ten istý okamih sa stáva zrejmým aj riešenie, pretože to nespočíva v zmenení ľudskej povahy.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.И по същия начин, решението става ясно, защото то не е, следователно, за промяна на човешката природа.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.ואז בבת-אחת מתבהרת הדרך לפיתרון, מאחר וזה לא קשור בשינוי טבע האדם.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.وفى نفس الجزء، الحل أصبح واضح، لأن هذا ليس واضح، من ناحية، عن تغيير الطبيعة الإنسانية.
Ve aynı sebepten dolayı, çözüm açıktır, çünkü bu, insan doğasını değiştirmekle alakalı değildir.なぜならこれは 人の性質を 変えることではないからです 可能性を抑えこもうというのではありません
Ve aynı sebepten ötürü dekorasyon yapıyorsunuz. Görünüş.Apariencia.
Ve aynı sebepten ötürü dekorasyon yapıyorsunuz.l'apparence.
Ve aynı sebepten ötürü dekorasyon yapıyorsunuz.Zo normaal als dit decor lijkt voor je,
Ve bence bu üç sebepten dolayı:A jestem, jak myślę, z 3 powodów:
Ve bence bu üç sebepten dolayı:A myslím, že to má tři důvody.