-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- beliau mencari semua alasan di alam semesta kenapa hal ini harus terjadi.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.Começou a procurar todas as razões do universo para justificar o que acontecera.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.- elle est allée chercher parmi toutes les raisons de l'univers pourquoi c'était arrivé.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- hän etsi kaikkia mahdollisia syitä, miksi se tapahtui.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.--그녀는 이 우주에서 왜 이런일이 벌어지게 되었는지 모든 이유들을 조사했습니다.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- ze ging op zoek naar alle beweegredenen in het universum waarom dit moest gebeuren.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- έψαχνε όλες τις πιθανές αιτίες του κόσμου γιατί αυτό να είχε συμβεί.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- היא יצאה לחפש בין כל הסיבות ביקום למה זה קרה.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.بدأت بالبحث في كل الاسباب بالكون لماذ حدث هذا.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.あらゆる森羅万象を探し回りました。 偶然以外のことを。母は、偶然を信じていませんでした。
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.우리는 별로 우리 마음의 무언가를 달라지게 하는 것을 허용하지 않죠.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Não escolhemos permitir que isso cause uma mudança nos nossos corações.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nem igazán engedjük, hogy mindez megérintse a szívünket.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Ne odločimo se, da bi si dovolili spremembo v naših srcih.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nie pozwalamy, by spowodowała jakąś zmianę w naszych sercach.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Non scegliamo veramente di permettere che questo apporti un cambiamento nei nostri cuori.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nous ne faisons pas le véritable choix de laisser cela provoquer un changement dans nos cœurs.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Nu alegem cu adevărat ca aceasta să cauzeze o schimbare în inimile noastre.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Optamos por no permitir que eso provoque un cambio en nuestros corazones.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Và chúng ta không thực sự để điều đó đi vào trái tim của chúng ta.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Ve skutečnosti se tím bráníme to připustit, protože to by vyvolalo pohnutky v naších srdcích.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.We staan niet echt toe om dit iets te doen omschakelen in onze harten.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Wir erlauben uns nicht wirklich einen Wandel in unseren Herzen zu zulassen.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Ουσιαστικά δεν επιλέγουμε να επιτρέψουμε σε αυτήν να προκαλέσει μια αλλαγή στις καρδιές μας.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Мы не решаем этому вызвать изменения в наших сердцах.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.Наистина не решаваме да позволим това да причини там да стане една промяна в сърцата ни.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.אנחנו לא בוחרים להרשות לזה ליצור שינוי בלב שלנו.
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.نحن حقيقة نختار ان لا نمكن ذلك ليكون سبب تحول في قلوبنا
Gerçekten sebeplerin kalbimize işlenmesine izin vermiyoruz.変化を起こさせるという選択を しないのです 私が思うに 世界が前に進む方法-
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.이 행성에서 사망원인 1위는 오염된 물을 마시는데서 옵니다
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.Cauza principală a deceselor de pe această planetă este apa murdară.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.Die häufigste Todesursache auf diesem Planeten unter den Menschen ist schlechtes Wasser.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.La causa número uno de muerte en este planeta en humanos es el agua insalubre.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.La causa numero uno di morte su questo pianeta per gli esseri umani è l'acqua inquinata.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.La première cause de mortalité humaine sur cette planète est la mauvaise qualité de l'eau.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.Najwięcej ludzi umiera z powodu brudnej wody.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.Η νουμέρο ένα αιτία θανάτου ανθρώπων σε αυτό τον πλανήτη είναι έλλειψη νερού.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.Причина за смърт номер едно на тази планета сред хората е замърсената вода.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.Самая распространённая причина смерти на Земле — загрязнённая вода.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.זה כ"כ הרבה אנרגיה שלא מאפשרת להתפיל או לנקות מים בארץ הזו בצורה כזו.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.سبب الوفاة الأوّل على هذا الكوكب بين البشر هي المياه السيئة النوعيّة.
Gezegende ki ölüm sebepleri arasında birinci sırada kirli su vardır.数字には幅がありますが
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.Jest tak między innymi dlatego, że ekran jest zwykle podświetlany od tyłu, w większości komórek.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.잘 보이지 않는 이유 중 하나는 대체로, 휴대폰 대부분이, 백라이트를 이용하기 때문입니다.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.Một trong các lí do bạn không dùng được là vì hầu hết các máy di động đều chiếu sau.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.Una de las causas es la iluminación de fondo de los celulares.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.И одна из причин — задняя подсветка дисплея включена почти всё время, почти на всех телефонах.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.ואחת הסיבות שאתם לא רואים אותו הוא שהוא מואר מאחור רוב הזמן, ברוב הסלולריים.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.وأحد الأسباب أنك لا تستطيع رؤيته هو أنه مضاء إضاءةً خلفية معظم الوقت، معظم الهواتف المحمولة.
Görememenizin sebeplerinden biri de çoğu zaman arkadan ışıklandırma, çoğu cep telefonunda.です 私たちは前後どちらから照明を受けても良いようにします
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Ai cũng có mối quan hệ với người khác, ta quan tâm đến các mối quan hệ vì nhiều lý do khác nhau.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Fiecare are relaţii cu alţi oameni şi e interesat în aceste relaţii din mai multe motive.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Iedereen heeft relaties met anderen en ze zijn in die relaties geïnteresseerd om verschillende redenen.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Jeder hat Beziehungen zu anderen Menschen und ist an diesen Beziehungen interessiert aus vielerlei Gründen.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Každý je vo vzťahu s inými ľuďmi a má o tieto vzťahy záujem z niekoľkých príčin.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.모든 사람들은 타인과 대인관계를 형성하며 다양한 이유로 이런 대인관계에 대해 흥미를 갖죠.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Noi tutti interagiamo con altre persone, e siamo interessati a queste interazioni per svariati motivi.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Toda a gente se relaciona com outras pessoas e tem interesse nessas relações, por diversas razões.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Todos tienen relaciones con otras personas, y están interesados en estas relaciones por varias razones.
Herkesin diğer insanlar ile ilişkileri vardır ve bu ilişkilerle ilgilenmeleri için çeşitli sebepleri vardır.Tout le monde a des relations avec d'autres, et s'intéresse à ces relations pour un tas de raisons.