Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.Lo tercero, como dije, es que por esa razón la mayoría de las animaciones son repetitivas.
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.Po trzecie, większość animacji jest dlatego bardzo powtarzalna.
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.Şi în al treilea rând, aşa cum am spus, cele mai multe animaţii sunt foarte repetitive din această cauză.
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.Und, wie ich schon sagte, sind die meisten Animationen deshalb sehr repetitiv.
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.И в-третьих, как я уже сказал, почти вся анимация очень однообразна.
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.И трето, както казах, поради това повечето от анимациите са много повторяеми.
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.ושלישית, כמו שאמרתי, רוב האנימציות חוזרות על עצמן
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.وثالثا ، وكما قلت ، معظم الرسوم المتحركة تحتوي على كثير من التكرار بسبب هذا
Üçüncü olarak, dediğim gibi, bu sebeplerden animasyonların çoğu tekrara dönüşüyor.これを解決する唯一の方法は
Umut için sebeplerimiz var.Cred că există motiv de speranţă.
Umut için sebeplerimiz var.Creo que hay razón para la esperanza.
Umut için sebeplerimiz var.Ich glaube es gibt Grund für diese Hoffnung.
Umut için sebeplerimiz var.Ik denk dat er reden is voor hoop.
Umut için sebeplerimiz var.Io penso che ci sia ragione di sperare.
Umut için sebeplerimiz var.Jag tror att det finns anledning att hoppas.
Umut için sebeplerimiz var.Jeg tror der er grund til at håbe.
Umut için sebeplerimiz var.Je pense qu'il y a des raisons d'espérer.
Umut için sebeplerimiz var.전 희망을 가질만한 이유가 있다고 믿습니다.
Umut için sebeplerimiz var.Menurut saya ada alasan untuk berharap.
Umut için sebeplerimiz var.Myślę, że jest powód do nadziei.
Umut için sebeplerimiz var.Myslím, že je důvod k naději.
Umut için sebeplerimiz var.Myslím, že máme dôvod na nádej.
Umut için sebeplerimiz var.Penso que há razão para esperança.
Umut için sebeplerimiz var.Tôi nghĩ rằng có lý do cho hy vọng.
Umut için sebeplerimiz var.Úgy vélem okunk van reménykedni.
Umut için sebeplerimiz var.Υπάρχει πιστεύω χώρος για την ελπίδα.
Umut için sebeplerimiz var.Мисля, че има причина да се надяваме.
Umut için sebeplerimiz var.Я гадаю є підстави сподіватися.
Umut için sebeplerimiz var.Я думаю, что для надежды есть основания.
Umut için sebeplerimiz var.אני חושב שיש סיבה לקוות.
Umut için sebeplerimiz var.أعتقد أن ثمة مدعاة للأمل.
Umut için sebeplerimiz var.人間は高潔でありたいと望んでいると思います
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Huumeiden käyttö on yksi suurimmista nuorten terveysongelmien ja kuolemien syistä Euroopassa.
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.O consumo de droga é uma das principais causas de problemas de saúde e de morte entre os jovens europeus.
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Stofbrug er en af de vigtigste årsager til sundhedsproblemer og død blandt unge i Europa. Dette
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Užívání drog je jednou z hlavních příčin zdravotních problémů a úmrtí mladých lidí v Evropě.
Uyuşturucu kullanımı Avrupa’da gençler arasında sağlık sorunları ve ölümün en önemli sebeplerinden biridir.Užívanie drog je jednou z hlavných príčin zdravotných problémov a úmrtí medzi mladými ľuďmi v Európe.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.A pamatuju si, že jsem přemýšlela o všech důvodech, proč tomu tak je.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Dan saya ingat saya berpikir tentang alasan mengapa hal itu terjadi.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.E recordo-me de pensar em todas as razões para tal acontecer.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Et je me rappelle avoir réfléchi à toutes les raisons possibles pour cela.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Ik weet nog dat ik dacht aan alle redenen waarom dat het geval zou kunnen zijn.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.그리고 왜 그것이 문제인가의 모든 이유들에 대해서 생각한 것을 기억합니다.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Mi ricordo di aver pensato ai motivi per cui fosse così.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Pamiętam, że rozmyślałam o przyczynach takiego stanu rzeczy.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Și îmi amintesc cum mă gândeam la toate motivele pentru care nu era așa.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Tôi còn nhớ tôi đã suy nghĩ mãi về những lý do cho việc này.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Und ich erinnere mich daran, über all die Gründe nachgedacht zu haben, warum das der Fall war.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Y recuerdo que pensé en todas las razones por las que era así.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.Και θυμάμαι σκεφτόμουνα όλους τους λόγους για τους οποίους συμβαίνει αυτό.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.И си спомням, мислейки си за всички причини защо това се случва.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.И я всё думала о том, что же тому причиной.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.І я все думала, що може бути цьому причиною.
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.ואני זוכרת שחשבתי על כל הסיבות מדוע זה כך
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.و اتذكر هذا جعلني افكر بكل الاسباب لماذا كانت تلك هي الحالة
Ve ben bunun neden böyle olduğuyla ilgili sebepleri düşündüğümü hatırlıyorum.その理由について考えていたのを覚えています でも何より衝撃的だったことは
Ve bir çok iş yerinin insanları işe almamasının sebeplerinden biri de, bu borcun yarattığı belirsizlik.Y la incertidumbre que la deuda ha creado es una de las razones que las empresas no están dando trabajo.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)A my walczymy z pewnymi ogólnymi cechami nowotworu.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Dan anda semacam harus menyerang ide dasarnya di baliknya.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)En je een soort van het algemene idee erachter het aanvallen.