Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepler ile cümle

sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.今ご覧いただいているのは近くの森で
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Aus leicht ersichtlichen Gründen empfinde ich das nicht mehr als alt.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Clairement, ça ne parait pas si vieux que ça maintenant.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Dnes už mi tak vysoký pochopitelně nepřipadá.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Evident, acum nu mi se mai pare o vârstă atât de avansată.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.사실 그리 늙었다고 생각하지는 않습니다.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Om voor de hand liggende redenen lijkt me dat nu niet zo oud meer.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Per ovvie ragioni, non mi sembra più così datato.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Por razones obvias, no me parece una edad tan avanzada ahora.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Vì những lý do hiển nhiên, với tôi thế không phải là già.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Z oczywistych powodów już mi się to nie wydaje aż taką starością.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.Για προφανείς λόγους, δε μου φαίνονται πια τόσο μεγάλοι.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.По очевидни причини, това не ми изглежда вече чак такава старост.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.По очевидным причинам теперь мне это кажется не таким уж преклонным возрастом.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.מסיבות די ברורות, הגיל הזה כבר לא נראה לי כל כך זקן.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.و لأسباب واضحة، لا يبدون لي بهذا الكِبَر الآن.
Malum sebeplerden, bu yaşlar bana artık pek de "ihtiyar" gelmiyor.私はなぜそうしたのでしょうか
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Descoperim că bolile mintale sunt printre primele cauze ale dizabilităţii în lume.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Dowiemy się, na przykład, że choroby psychiczne są jedną z wiodących przyczyn niesprawności na świecie.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.예를 들어, 세계적으로 정신병은 장애의 주된 원인중 하나라는 것을 발견하게 되었습니다.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Scopriamo che, per esempio, i disagi mentali sono tra le principali cause di disabilità in tutto il mondo.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Για παράδειγμα, ότι οι ψυχικές παθήσεις είναι μέσα στους κυρίαρχους λόγους αναπηρίας σε όλο τον κόσμο.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.А саме: однією з основних причин недієздатності у цілому світі є таки психічні розлади.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.Из неё видно, например, что психические расстройства — одна из главных причин нетрудоспособности в мире.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.אנו מגלים למשל, שמחלות הנפש הן מהגורמים המובילים לנכות בכל העולם.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.نكتشف أنه على سبيل المثال، الأمراض النفسية من الأسباب الرئيسية للإعاقة حول العالم.
Mesela, zihinsel hastalıkların tüm dünyada maluliyetin önde gelen sebeplerinden biri olduğunu görüyoruz.障害を引き起こす主要原因だということです 例えば 子供の障害を引き起こす要因で
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.- Du brokker dig over en lille ting.
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.Miért csinálsz nagy ügyet egy ilyen apróságból?
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.- Se queja por cosas pequeñas.
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.- Varför bråka om småsaker?
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.- Waarom maak jij uit zoiets kleins een probleem?
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.- Τέτοια φασαρία για μικροπράγματα.
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.- Вие се оплакват от малките неща.
- Niye böyle üfürükten sebeplerden sorun çıkıyorsun?.Защо създаваш проблеми, за нещо толкова дребно.
Olası sebepler:A lehetséges okok:
Olası sebepler:Causas posibles:
Olası sebepler:Causas possíveis:
Olası sebepler:Cause possibili:
Olası sebepler:Causes possibles & #160;:
Olası sebepler:Cauze posibile:
Olası sebepler:가능한 원인:
Olası sebepler:Mahdolliset syyt:
Olası sebepler:Mogelijke oorzaken:
Olası sebepler:Mögliche Ursachen:
Olası sebepler:Möjliga orsaker:
Olası sebepler:Możliwe przyczyny:
Olası sebepler:Možné příčiny:
Olası sebepler:Možné príčiny:
Olası sebepler:Možni vzroki:
Olası sebepler:Mulige årsager:
Olası sebepler:Nguyên nhân có thể:
Olası sebepler:Πιθανές αιτίες:
Olası sebepler:Возможные причины:
Olası sebepler:Възможни причини:
Olası sebepler:Можливі причини:
Olası sebepler:גורמים אפשריים:
Olası sebepler:الأسباب المحتملة:
Olası sebepler:考えられる原因:
Ölüm hücresinde idam dahil bütün sebeplerden ölüm oranının yılda yüzde iki olduğu ortaya çıkmaktadır.사형수들의 사망율을 보면 사형을 포함한 모든 경우를 사망가능성을 따졌을 때 연간 2퍼센트입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod