Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Jedną z poważniejszych przyczyn tego wydarzenia była biegunka.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.유아 사망의 큰 원인 중 한 가지는 설사였습니다.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Una de las grandes causas por las que esto sucedió, fue la diarrea.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Една от големите причини това да се случи е била диарията.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Одна из основных причин, почему это происходило - это диарея.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.אחת הסיבות העיקריות לזה הייתה שלשול.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.من أكبر الأسباب التي ادت لحدوث ذلك كانت بسبب الإسهالات
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.下痢でした 今や この問題を解決するために
Bu, sebeplerden biri.Acesta este un motiv.
Bu, sebeplerden biri.Das ist ein Grund.
Bu, sebeplerden biri.Dat is één reden.
Bu, sebeplerden biri.Det är ett skäl.
Bu, sebeplerden biri.Det er en grund.
Bu, sebeplerden biri.Đó một lí do.
Bu, sebeplerden biri.Ecco un motivo.
Bu, sebeplerden biri.Esa es una razón.
Bu, sebeplerden biri.Essa é uma razão.
Bu, sebeplerden biri.Ez az egyik ok.
Bu, sebeplerden biri.Globalizací, obchodem.
Bu, sebeplerden biri.Itu salah satu sebabnya.
Bu, sebeplerden biri.그 한 가지로
Bu, sebeplerden biri.Raison de plus.
Bu, sebeplerden biri.To jest tylko jeden ze sposobów.
Bu, sebeplerden biri.Αυτός είναι ένας λόγος.
Bu, sebeplerden biri.Това е една причина.
Bu, sebeplerden biri.Це одна причина.
Bu, sebeplerden biri.Это один аспект.
Bu, sebeplerden biri.זוהי סיבה אחת.
Bu, sebeplerden biri.ذلك سبب واحد.
Bu, sebeplerden biri.グローバル化と貿易です
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Ainsi, pour nous, il est vraiment important de voir Jacque s'impliquer sur ce film.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Dus het is voor ons erg belangrijk om Jacque te betrekken bij deze film.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Es ist also für uns sehr wichtig, Jacque in den Film einzubinden.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Meille olisi tärkeää saada Jacque mukaan elokuvan tekemiseen.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Por tanto, para nosotros es muy importante tener a Jacque involucrado en esta película.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Quindi, per noi, è molto importante che Jacque sia coinvolto in questo film.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Така че за нас е много важно Жак да бъде замесен в създаването на филма.
Bu sebeplerden, Jacque'ın bu filmin içinde olması bizim için çok önemli.Таким образом, это очень важно, чтобы Жак принял участие в работе над этим фильмом.
Bu sebeplerden ötürü devletin bu işe ciddi para yatırmasını sağlamak biraz zor.E per questo motivo è piuttosto difficile ottenere dal governo i soldi.
Bu sebeplerden ötürü devletin bu işe ciddi para yatırmasını sağlamak biraz zor.Y por esa razón es bastante difícil hacer que el gobierno ponga un dinero serio en ello.
Bu sebeplerden ötürü devletin bu işe ciddi para yatırmasını sağlamak biraz zor.И поради тази причина е много трудно да бъде убедено правителството да вложи пари в този проект.
Bu sebeplerden ötürü devletin bu işe ciddi para yatırmasını sağlamak biraz zor.抗加齢の研究を支援するのはどんな団体か?
Bütün bu sebeplerle Eurydice 1999 yılında Avrupa Eğitim Sözlükçesi adıyla bir seri başlattı.770 termes nationaux utilisés pendant l’année 2006.
Bütün bu sebeplerle Eurydice 1999 yılında Avrupa Eğitim Sözlükçesi adıyla bir seri başlattı.Por estas razones la Red Eurydice lanzó en 1999 la colección titulada Glosario europeo sobre educación.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Dan salah satu penyebab utama kebakaran itu adalah listrik.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Een van de hoofdoorzaken van brand is elektriciteit.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.És mindezen tűzeseteknek a fő oka az elektromosság.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.E una delle cause principali di tutti questi incendi è l'elettricità.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.I jednym z głównych powodów tych pożarów jest prąd elektryczny.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.그리고 그러한 가정화재의 주 원인 중 하나는 전기입니다.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.La cause principale de ces incendies est l'électricité.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Och en av de största orsakerna till alla de här eldsvådorna är elektricitet.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Si una din principalele cauze ale acestor incendii este electricitatea.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Uma das principais causas de todos esses incêndios é a eletricidade.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Una de las principales causas de los incendios es la electricidad.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Und eine der wichtigsten Ursachen von diesen Bränden ist Elektrizität.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Và một trong những nguyên nhân chính của tất cả những vụ cháy này xuất phát từ điện.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Και μία απο τις κύριες αιτίες για όλες αυτές τις φωτιές είναι ο ηλεκτρισμός.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.Една от главните причини за всички тези пожари е електричеството.
Bu yangınların sebeplerinden en önemli olanı elektrik.И одна из основных причин всех этих пожаров - электричество.