Bunlar muhtemelen temel teknolojide... ...pivotların durumu sebepleri yüzündendir.業界の収益構造を理解すれば 何をすべきか見えてくるだろう
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.A myslím, že pre to existujú aj ďalšie dôvody.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.Dan ada alasan terpisah untuk itu, saya percaya.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.E ci sono altre ragioni per questo ( credo ).
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.저는 거기에는 다른 이유들이 있을 거라 생각해요.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.Op dezelfde grillige basis en dezelfde reden: medische mode.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.Και υπάρχουν διάφοροι λόγοι για αυτό, πιστεύω.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.На це, як я гадаю, існують різні причини.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.Но, мне кажется, для этого есть и другие причины.
Bunun birbirinden ayrı sebepleri olduğuna inanıyorum.לכך יש סיבות אחרות, לדעתי.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Así que hacemos todo lo que nos lleva al éxito.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Az egyik nagy ok az, hogy azt hisszük, a siker egy egyirányú utca.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Een belangrijke reden is dat we denken dat succes een eenrichtingsweg is. We doen alles om succes te bereiken.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Einer der Hauptgründe ist, dass wir glauben, Erfolg sei eine Einbahnstraße.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Jedną z ważnych przyczyn jest to, że myślimy, że sukces jest drogą jednokierunkową.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Jedným z podstatných dôvodov je, že si myslíme, že úspech je jednosmerná ulica.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.가장 큰 이유는 우리가 성공을 일방통행처럼 생각하기 때문입니다.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Một trong những lý do chủ yếu chính là ta nghĩ thành công là con đường một chiều.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Salah satu alasan terbesar adalah karena kita berpikir sukses adalah sebuah jalan satu arah.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Una delle ragioni maggiori è che pensiamo che il successo sia una via a senso unico.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Une des principales raisons est que nous pensons que le succès est une voie à sens unique.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Ενας απο τους βασικότερους λόγους είναι ότι, πιστεύουμε πως η επιτυχία είναι μονόδρομος.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Една от сериозните причини е, че според нас успехът е еднопосочна улица.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Одна из основных причин: мы думаем, что успех — это улица с односторонним движением.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.Однією із головних причин є те, що ми вважаємо успіх - вулицею з одностороннім рухом.
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.אחת הסיבות הגדולות לכך היא שאנו מתיחסים להצלחה כאל רחוב חד סיטרי
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.احد اهم الاسباب هو اعتقادنا بان النجاح عبارة عن طريق باتجاة واحد
Bunun en önemli sebeplerinden biri, basarinin tek yonlu bir yol oldugunu dusunmemizdir.私たちは、成功するためなら何でもします
Bunun en önemli sebeplerinden biri de, iş gücünün çok daha ucuz oması.Aprecio los trabajos de viento en Iowa y a través del país.
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.Az adatok korlátozott hozzáférhetősége miatt azonban nehéz megítélni mindezen okok összesített hatását.
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.Contudo, o impacto global destas causas é difícil de avaliar devido aos poucos dados disponíveis.
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.De vurderede, at mellem to og 12 dødsfald om året kan være undgået (Milloy et al., 2008).
Bununla beraber, sınırlı veri bulunmasından ötürü, bu sebeplerin genel etkisini değerlendirmek güçtür.Het globale effect van deze oorzaken is bij gebrek aan gegevens evenwel moeilijk te bepalen.
Bunun sebeplerinden biri böyle bir şirkette işe gitmenin daha keyifli olması.Sebagian besar hal ini terjadi karena ini membuat datang ke kantor menjadi lebih menyenangkan
Bunun sebeplerinden biri böyle bir şirkette işe gitmenin daha keyifli olması.Отчасти това се дължи на факта, че прави ходенето на работа по-приятно.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.De belangrijkste reden is het toegenomen maatschappelijk bewustzijn.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.Der Hauptgrund ist erhöhte Achtsamkeit.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.La principal causa es la sensibilización.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.Najważniejszą przyczyną jest zwiększona świadomość.
Bunun sebeplerinden biri, insanların bu konuda farkındalıklarının artmasıdır.O principal motivo é a maior conscientização.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Deci toate acestea sunt, cel puţin pentru mine, motive pentru care sunt numite împărţiri cu munere mari.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Dus daarom denk ik dat het een staartdeling heet
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Então todas essas são, pelo menos, razões na minha mente do porquê é chamado divisão longa.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Esas son, al menos las razones que pude pensar de por qué se les llama divisiones largas.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Ezek mind elég jó okok arra szerintem, hogy hosszú osztásnak nevezzük őket.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Jde tedy o poměrně zdlouhavý způsob dělení.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -그래서 이러한 모든 것이, 제생각에는, 긴 나눗셈이라고 부르는 이유같습니다.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Questi sono i motivi, almeno nella mia testa, per cui si chiama divisione lunga.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Takže minimálne všetko toto sú moje dôvody prečo je to nazývané dlhým delením.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Tous ceux sont, au moins, des raisons dans ma tête pourquoi on l'appelle la division longue.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Więc wszystkie te są co najmniej powodami w mojej głowie dlaczego to się nazywa długie dzielenie.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Όλοι αυτοί είναι, τουλάχιστον στο κεφάλι μου, λόγοι για τους οποίους ονομάζεται μακρά διαίρεση.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -Всички тези са, най-малкото, причини в моята глава защо се нарича "дълго" делене.
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -وهذه كلها اسباب من اعتقادي الشخصي التي تعلل سبب تسميتها بالقسمة الطويلة
Bunun uzun bölme diye adlandırılmasının benim aklıma gelen sebepleri bunlar. -なぜこれを長い割り算と呼ぶかの理由です. しかし,私達は前の2つのビデオで,かけ算の表を
Bunun yeterli miktarda telafi sağlamayacağını bir sürü fiziksel sebeplerle açıkladık.Đã đưa ra một loạt các lý do vật lý do tại sao nó sẽ không làm tốt việc bù lại.
Bunun yeterli miktarda telafi sağlamayacağını bir sürü fiziksel sebeplerle açıkladık.Dostal mnoho fyzikálních důvodů, proč to neudělá dobrou kompenzaci.
Bunun yeterli miktarda telafi sağlamayacağını bir sürü fiziksel sebeplerle açıkladık.Dostal mnoho fyzikálnych dôvodov, prečo to neurobí dobrú kompenzáciu.
Bunun yeterli miktarda telafi sağlamayacağını bir sürü fiziksel sebeplerle açıkladık.Egy sor fizikai indokot mondtunk, miért nem elég jó a kompenzáció.
Bunun yeterli miktarda telafi sağlamayacağını bir sürü fiziksel sebeplerle açıkladık.Es gab eine Menge physikalischer Begründungen, warum es keine gute Kompensation wäre.