Ana içeriğe geç
Sözlük

sebepler ile cümle

sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben rastgeleliğe inanırım, buna inanmamın sebeplerinden biri ise benim diplomat olmamın rastgele olmasıdır.その理由の一つは 外交官になった経緯が偶然だったことです 私は色覚障害で 生まれつき
BHÇ'de ortaya çıkmalı. İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.To je bil eden osnovnih razlogov za gradnjo te ogromne naprave.
Bir "bilinmeyen" den yardım istediğim geceleri hatırlıyorum çünkü bazı sebeplerden dolayı도움을 청하는 기도를 하며 잠이 들곤 했습니다. 왜냐하면, 어떤 이유에서였는지
Bir "bilinmeyen" den yardım istediğim geceleri hatırlıyorum çünkü bazı sebeplerden dolayıשהייתי הולך לישון בעודי מחפש עזרה מהבלתי ידוע, מפני שמסיבה כלשהי,
Bir "bilinmeyen" den yardım istediğim geceleri hatırlıyorum çünkü bazı sebeplerden dolayıحيث اعتدت الذهاب للنوم طالباً المساعدة من "المجهول", و ذلك أنه لسبب ما,
Bir "bilinmeyen" den yardım istediğim geceleri hatırlıyorum çünkü bazı sebeplerden dolayı未知の存在に助けを求めました それはどういう訳か 両親が祭壇に祭っていた神様を
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Dân số quá đông là 1 nguyên nhân dai dẳng của nghèo đói
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.D'une part, la surpopulation est l'une des causes persistantes de la pauvreté.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Eén: overbevolking is één van de blijvende oorzaken van armoede.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Először is, a túlnépesedés egyike a szegénység állandó okainak.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.하나는, 인구 과잉이 가난의 지속적 원인들 중 하나라는 점입니다.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Kot primer, prenaseljenost je eden od nenehnih vzrokov revščine.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.La prima, l'eccesso di popolazione è una delle cause persistenti di povertà.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.La primera, la superpoblación es una de las constantes causas de pobreza.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Mai întâi, suprapopularea e una din cauzele persistente ale sărăciei.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Pertama, kelebihan penduduk yang terus-menerus menjadi salah satu penyebab kemiskinan
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Po pierwsze, przeludnienie, jedna z niezmiennych przyczyn ubóstwa.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Zaprvé, přelidnění je jednou z trvalých příčin chudoby.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Zum einen ist Überbevölkerung eine der hartnäckigsten Ursachen von Armut.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Πρώτον, ο υπερπληθυσμός είναι ένας από τους κυριότερους λόγους της φτώχειας.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Во-первых, перенаселённость — это одна из устойчивых причин бедности.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.Първо, пренаселеността е една от постоянните причини за бедността.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.אחת, איכלוס יתר היא אחת מהסיבות העקביות הגורמות לעוני.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.الأول، الانفجار السكاني كان ولايزال من الأسباب المستمرة للفقر.
Birincisi, fazla nüfus, yoksulluğun kalıcı sebeplerinden biri.常に貧困の原因となります 男の子を教育すれば
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Aus irgendeinem Grund habe ich über Steinhaufen geschreiben - Stapeln von Felsen - die ein Mann errichtete.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Dintr-un anumit motiv, am scris despre nişte mormane de pietre pe care un om le construia.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Jostain syystä kirjoitin kiviröykkiöistä, joita mies pinosi.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.어떤이유에선가 저는 한 남자가 쌓고 있는 석층—돌무더기—에 대해서 썼습니다.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Một vài lý do gì đó, tôi lại viết về những ụ đá hình tháp mà một người đàn ông đang xay đắp
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Não sei por que razão, escrevi sobre dólmenes — pilhas de rochas — que um homem estava a construir.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Och jag skrev om en man som byggde stenrösen.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Por alguna razón escribí sobre los montones de piedras que un hombre levantaba.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Pour quelque raison, j'écrivais au sujet de cairns - des piles de rochers - qu'un homme construisait.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Valamiért kőhalmokról írtam, és hogy egy férfi építette őket.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Z jakiegoś powodu pisałam o kopcach z kamieni, które budował jakiś człowiek.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Για κάποιο λόγο έγραψα για τους τύμβους -- στοίβες βράχων -- που ένας άνθρωπος έχτιζε.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Поради някаква причина писах за... купчина камъни..., които един човек строи.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Сама не знаю почему, я написала о каменных пирамидах - грудах камней, построенных человеком.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.Сама не знаю чому, я написала про кам'яні піраміди - купи каменю - побудовані людиною.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.מאיזו שהיא סיבה כתבתי על גלעדים -- ערמות של אבנים -- שבן אדם בנה.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.لسبب ما كتبت عن منطقة كراينز -- أكوام من الصخور-- كان هذا صنيع رجل بناء.
Bir takım sebeplerden dolayı bu adamın inşa ettiği höyükten - taş istifinden - yazdım.なぜ自分がそれを書いていたのかははっきり分かりませんが、それは非常に鮮明でした。
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Bardzo dobrze dla przyrody -- stąd między innymi jej wielka żywotność.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Foarte, foarte bun pentru biologie - de asemenea unul din motivele marii sale rezistenţe.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.이것은 생물학에게는 아주 아주 좋고 대단한 복원력에 대한 이유들 중 하나이기도 하죠
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Meget, meget godt for biologi - også en årsag til modstandsdygtigheden.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Muito, muito bom para a biologia - e também uma das razões para a sua grande resiliência.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Muy bueno para la biología, que también es una de las razones de su gran resiliencia.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Nagyon, nagyon jó a biológia számára -- ez is az egyik oka a nagy rugalmasságának.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Questo è ottimo per la biologia - ed è anche uno dei motivi della sua grande resistenza.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Rất, rất tốt cho sinh học -- và cũng là một trong những lý do giải thích sự kiên trì dai dẳng của nó.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Sangat, sangat bagus untuk biologi -- juga salah satu alasan ketahanan tubuhnya yang hebat.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Sehr, sehr gut für die Biologie - einer der Gründe, für deren Belastbarkeit.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Très, très bon pour la biologie, c'est aussi une des raisons pour sa grande résilience.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Velmi, velmi dobré pro biologii, také jeden z důvodu, proč je krysa tak odolná.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Veľmi, veľmi užitočné v biológii -- tiež jedným z dôvodov veľkej pružnosti.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Zeer, zeer goed voor de biologie - ook een van de redenen voor haar grote veerkracht.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Πολύ, πολύ καλό για τη βιολογία -- επίσης ένας από τους λόγους της μεγάλης του προσαρμοστικότητας.
Biyoloji için çok, çok iyi ayrıca büyük esneklik için sebeplerden biri.Дуже, дуже хороша річ для біосистем і одна із причин їх високої міцності.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod