sebepler ile cümle

sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1800lü yıllardan itibaren ise, değişik sebeplerle bugünkü mevcut yerine taşınmıştır.Bola navrhnutá v rokoch 1903 až 1913 a od čias svojej výstavby až po dnes niekoľkokrát zmenila svoju funkciu.
Salinger, 27 Ocak 2010'da Cornish, New Hampshire'daki evinde doğal sebeplerden vefat etti.Salinger je 27. januarja 2010 umrl naravne smrti na svojem domu v Cornishu, New Hampshire.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Drugi povzročitelji bakterijskega izvora so med drugim: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas in Enterobacter.
Bu sebeplerden dolayı, bazen film setinde çekim esnasında da canlı müzik kullanılırdı.Po drugi strani pa je velikokrat glasba ustvarjena prav za namen posnetka.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Bruhanje ima zelo različne vzroke.
Ardından dönse bile çeşitli sebepler yüzünden kadroya alınmadı.I Did It Again, vendar je zaradi neznanih razlogov ostal neizdan.
Bunun sebeplerinden bir tanesi ise düşük işlemci kullanımıdır.Eden izmed vedenjskih posledic je nizka produktivnost.
Dahası risklerin sebepleri ve risklere karşı alınan önlemler olasılıksal olarak gösterilmektedir.Ali je pripravljen prevzeti več odgovornosti in tveganja?
Hükümdarlar çeşitli sebeplerle toy düzenlerlerdi.Pfalce so vladarji obiskovali iz različnih razlogov in glede na svoje naloge.
Ayrıca Pokémon animesinin bazı bölümleri çeşitli sebeplerle yasaklanmıştır.Vendar pa je usoda zgradbe Mogamma zaradi številnih razlogov še vedno negotova.
Son olarak probleme neden olabilecek sebepler tüm ana kategoriler altında ayrıntılandırılır.V nadaljevanju je povzetek točk, ki so podrobneje obravnavane v glavnih člankih.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.Svoje bivanje v dvorcu je morda podaljšal, čeprav ni virov o tem.
Farklı sebeplerden ötürü nöbet (havale) oluşabilir.Do preperevanja lahko pride zaradi več različnih vzrokov.
Bu teslimiyetin sebepleri ise, Başkan'la Muavin'in arasında.To je bila posledica prenosa oblasti med Alliegrom in Castrom.
Bu çerçevede bu nedenlerin açıklanması, kentleşmenin sebeplerini ortaya çıkaracaktır.Kar daje misliti je vzrok teh katastrof.
Ancak 2005 yılının sonlarında Buena; gruptan kişisel sebeplerle ayrılacağını bildirdi.Tačiau 2005 metais Buena pranešė, jog ji palieka grupę dėl asmeninių priežasčių.
Ayrıca başka sebeplerden büyük sayıda bağışlar ve alımlar da oluyordu.Be to buvo gabenama daug dovanų ir išteklių.
Bir başka iddia da Mihail'in tamamen doğal sebeplerden öldüğüdür.Spėjama, kad Aleksandras mirė dėl natūralių priežasčių.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Šio veiksmo priežastys neaiškios.
Stan van Gundy ailevi sebeplerle görevden ayrıldı.Piotras Svidleris dėl šeimyninių priežasčių pasitraukė.
Bu sistemin yapılmasındaki temel sebepler şunlardır.Pagrindiniai naudojimo tikslai tokie.
Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.Tabakas tapo svarbiausia mirties, kurios galima išvengti, priežastimi pasaulyje.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.Augimas vyksta dėl imigracijos ir, mažesne dalimi, dėl natūralaus prieaugio.
Millwood taburcu edilmiş ancak görünüşe göre 31 Mart 1888 yılında doğal sebeplerden 38 yaşında ölmüştür.Šarlotė kartu su negimusiu savo kūdikiu mirė 1855 m. kovo 31 d., būdama 38 metų amžiaus.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ir tai iš dalies buvo jo žlugimo priežastis.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Daug žmonių neteko namų, kai kurie pasitraukė iš krašto.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Tiesa apie kentėjimo nutraukimą (Nirodha): Kad sumažėtų kančia, reikia apriboti troškimus.
Bu sebepler araştırılırken olabildiğince çok ve uzman kişinin görüşü alınmalıdır.Kuulaja võtab endale uurimise tarbeks nii palju aega kui vajalikuks peab.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Ta sunniti poliitilistel põhjustel sealt lahkuma.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.Surma põhjused on segased.
Buna benzer sebeplerden dolayı nüfus sabit kalmaktadır.Loomulikult teistel põhjustel kui tavakodanikud.
Boğulma ve hypothermia adlı ölüm sebepleride vardır.Püomeetraga seotud haigestumise ja suremuse põhjuseks on infektsioon.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Logorröa põhjused pole teada.
Bu değişimin en önemli sebeplerinden birisi de çevrimiçi öğrenme yapısı ile ilgilidir.Teine selliseid muutusi esilekutsuv põhjus on töömigratsioon.
Köyde çeşitli sebeplerden dolayı bir hayli göç olayı yaşanmıştır.Indias on kummituslinnad tekkinud erinevatel põhjustel.
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.Valetamine ebaõnnestub mitmel põhjusel.
Genellikle evliliğin ölüm veya boşanma gibi sebeplerle sona ermesi durumunda kadına ödenir.Abielu lõpeb abikaasa surmaga või abielu lahutamisega.
Park Sun-ho - Boyfriend ile çıkış yapması bekleniyordu fakat bilinmeyen sebeplerle şirketten ayrıldı.Tema abikaasal, Aino´l, koos äsjasündinud tütrega aga Eestist evakueeruda ei õnnestunud.
Bu farklılığın değişik sebepleri vardır.Muidugi on põhjendid teatud erilist liiki põhjused.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Ajaleht pandi seisma majanduslikel põhjustel.
NDH’ye tür yerine akım denmesinin de sebepleri var elbette.Samuti kasutatakse NB-IoT puhul andmete krüpteerimiseks AES asemel LTE krüpteeringut.
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?와이오밍 주 코디에서 죠니가 보고서를 늦게 제출한 이유를 설명해 줄 정상참작의 근거가 되는 정황이 있다는 것이 가능한 일일까요?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?Lehet, hogy vannak enyhítő körülmények, hogy Johnny miért adta be késve a dolgozatát, Cody, Wyomingban?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?Liệu rằng có lý khi các trường hợp giảm nhẹ giải thích việc Jonny ở Cody, bang Wyoming nộp bài thi muộn?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?האם אפשרי שישנן נסיבות מקלות שמסבירות מדוע ג'וני הגיש את העבודה באיחור בקודי, ויומינג?
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?هل من الممكن ان يكون هناك ظروف مخففة .. سمحت لجوني بأن يسلم ورقة اختباره متأخراً في قصة وايومنج ؟
Acaba Cody, Wyoming'te yasayan Johnny'nin odevini gec teslim etmesinde hafifletici sebepler var miydi?ジョニーのレポートが遅れたのに 酌量の余地があるか 病人の体調が悪化したときに
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --Jednym z powodów, dla których doszło do zamieszek --
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --폭동이 일어나고 며칠 동안 계속되었던 이유 중 하나는
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --Pero una de las razones que esos disturbios sucedieron
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --אך אחת הסיבות בגינה התרחשה המהומה -- המהומות הללו, אשר התקיימו למשך מספר ימים --
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --لكن أحد أسباب هذه الأحداث التي حصلت-- و التي استمرت لعدة أيام--
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --暴動が繰り返された理由の一つは コソボの人たちが
Ama bu sebeplerinden biriydi.Aber das war einer der Gründe.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Ale byl to jeden z důvodů.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Dar acela a fost unul din motive.
Ama bu sebeplerinden biriydi.De ez volt az egyik ok.
Ama bu sebeplerinden biriydi.폭동이 일어나게 된 이유 중 하나라는 걸 말씀 드린 겁니다.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Maar dat was een van de redenen.
Ama bu sebeplerinden biriydi.Mais c'était l'une des raisons.

İlgili Sayfalar