Ana içeriğe geç
Sözlük

sebeple ile cümle

sebeple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.E realmente un submarin de lucru foarte bun, pentru asta a fost creat.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.Es ist wirklich ein sehr gut funktionierendes U-Boot, dafür wurde es entworfen.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.Hij functioneert eigenlijk heel goed, daar is ie voor ontworpen.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.Ini sebenarnya kapal selam yang sangat bagus, untuk itulah kapal selam itu dirancang.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.이건 정말 괜찮은 작업용 잠수정이고 그걸 목적으로 설계되었습니다.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.Thực ra chiếc tàu lặn này hoạt động tốt lắm -- nó được thiết kế để như vậy mà.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.To w sumie całkiem dobry pojazd podwodny, po to został zaprojektowany.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.В действителност е много добра работна подводница, за това е проектирана.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.Это очень хорошая рабочая подлодка... как раз такая, как планировалось.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.זוהי למעשה עבודה מצוינת, לשם כך היא תוכננה.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.انها في الواقع غواصة تعمل بشكل جيد جدا، هذا ما قد صممت لأجله.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.素晴らしい設計です 問題点はこれが
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.De fapt dacă vă uitaţi la istoria lumii veţi vedea câteva motive pentru optimism.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.De hecho si nos fijamos en la historia mundial podemos ver algunas razones para estar optimistas.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.En fait, si vous regardez l'histoire du monde, vous trouverez quelques raisons d'être optimiste.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Faktum er at hvis i kigger på verdens historie kan i se nogle af grundene til optimisme.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Het is zelfs zo, als je kijkt naar de wereldgeschiedenis dan zie je redenen tot optimisme.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.실제로 세계 역사를 살펴보면 낙관론의 근거를 알 수 있습니다.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Sebenernya, jika Anda melihat sejarah dunia Anda dapat melihat beberapa alasan untuk optimis.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Se guardate la storia mondiale potete notare ragioni d'ottimismo.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Se olharmos para a história do mundo podemos ver alguns motivos para o otimismo.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Ser man på världshistorien får man fler skäl för optimism.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Thực tế, nếu các bạn nhìn vào lịch sử thế giới các bạn có thể thấy một vài lí do để lạc quan.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Tulajdonképpen ha a világ történelmére néznek láthatnak némi okot az optimizmusra.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Vezmete-li totiž v úvahu světové dějiny, máte více důvodů být optimisty.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Właściwie jeśli spojrzymy na historie świata... ...możemy dostrzec kilka powodów do optymizmu.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Στην πραγματικότητα, αν δει κανείς την παγκόσμια ιστορία μπορείτε να δείτε μερικούς λόγους για αισιοδοξία.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Всъщност, ако погледнете световната история, може да видите някои причини за оптимизъм.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Фактически, если посмотрите на мировую историю, то увидите некоторые причины для оптимизма.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.Фактично, якщо ви подивитися на всесвітню історію, ви побачите певні причини для оптимізму.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.למעשה, אם מתבוננים בהיסטוריה העולמית ניתן למצוא כמה סיבות לאופטימיות.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.في الواقع اذا نظرتم الى تاريخ العالم تستطيعوا أن تروا بعض الأسباب التي تدعو إلى التفاؤل.
Aslında, dünya tarihine bakacak olursanız, iyimserlik için bazı sebepler görebilirsiniz.楽観的になる理由もいくらか分かると思います 人類の始まりから1500年まで、
Aslında geçerli sebepleri var.Ci sono buone ragioni.
Aslında geçerli sebepleri var.Eh bien, il y a de bonnes raisons.
Aslında geçerli sebepleri var.Es gibt gute Gründe dafür.
Aslında geçerli sebepleri var.Există niște motive bune.
Aslında geçerli sebepleri var.Existujú dobré dôvody.
Aslında geçerli sebepleri var.Hay buenas razones.
Aslında geçerli sebepleri var.Jest na to dobry powód.
Aslında geçerli sebepleri var.여기엔 좋은 이유들이 있죠.
Aslında geçerli sebepleri var.Mas há boas razões.
Aslında geçerli sebepleri var.Nos, vannak jó okok erre.
Aslında geçerli sebepleri var.Sau đây là các lý do để giải thích cho việc này.
Aslında geçerli sebepleri var.Tak tedy - existují dobré důvody.
Aslında geçerli sebepleri var.Wel, er zijn redenen.
Aslında geçerli sebepleri var.Υπάρχουν καλοί λόγοι.
Aslında geçerli sebepleri var.Има добри причини за това.
Aslında geçerli sebepleri var.На это есть веские причины.
Aslında geçerli sebepleri var.Що ж, є вагомі причини.
Aslında geçerli sebepleri var.יש לזה סיבות טובות.
Aslında geçerli sebepleri var.هناك أسباب وجيهة.
Aslında geçerli sebepleri var.考えてみてください ケチャップを振るときに
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor. Her yüz kadından biri aynı sebeple ölüyor.Фактически, каждой 70-й женщине будет поставлен диагноз рака яичников, и каждая сотая женщина от этого умрёт.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri meme dokusunun yoğunluğu.Acolo unde este mult fum avocăţesc, e foarte posibil să fie şi ceva foc.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ça rendra également des membres d'organisations criminelles nerveux pour les mêmes raisons.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.De asemenea, ele îi vor enerva pe mulți membri ai organizațiilor criminale din aceleași motive.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Det vil også gøre medlemmer af kriminelle organisationer nervøse af de samme grunde.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Es wird auch viele Mitglieder des organisierten Verbrechens nervös machen, aus denselben Gründen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Hal ini juga akan membuat anggota organisasi kriminal gelisah karena alasan yang sama.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod