Ana içeriğe geç
Sözlük

sebeple ile cümle

sebeple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Mais David est jeune et il est intelligent et il veut un doctorat, et il procède à la construction - (Rires)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Mas o David é jovem e inteligente e quer um doutoramento, e passa à construção... (Risos)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Pero David es joven, inteligente y quiere un doctorado, y sigue construyendo... (Risas)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Tapi David masih muda dan dia pintar dan dia ingin jadi Ph.D., dan ia melanjutkan untuk membangun -- (Tertawa)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Але Девід молодий, розумний, хоче отримати ступінь доктора наук, і він наполегливо... (Сміх)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Но Дейвид е млад и е умен, и иска професорска титла, и той започна да конструира - (Смях)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti. (Kahkaha)Но Дэвид был молод и умён, ему нужна была докторская степень, поэтому он стал собирать... (Смех)
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti.하지만 데이비드는 젊고 똑똑합니다. 그리고 박사학위를 받아야만 했기 때문에 이 친구는 만들어야만 했습니다.
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti.Maar David is jong en slim, hij wil zijn graad halen en begint er maar aan.
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti.Men David är ung, han är smart, han vill bli doktor (PhD.), och han fortsätter att bygga.
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti.אבל דייויד צעיר וחכם והוא רוצה תואר דוקטור, והוא ממשיך לבנות --
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti.لكن ديفيد شاب ذكي و يريد الحصول على درجة الدكتوراه، و شرع في إنشاء --
Ama, David genç, zeki ve doktora derecesi istiyor, bu sebeple yapmaya girişti.彼は博士号が欲しかったのです だから試作を始めました (笑)
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.De értem, mire céloz: arra, hogy lehet más haszna is a lottózásnak a nyereményen kívül.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádně chápu váš argument, že může být nějaký jiný užitek z nákupu losu než výhra v loterii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádne rozumiem vášmu argumentu, že môže existovať nejaký iný úžitok z kúpy žrebu, okrem výhry v lotérii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.그러나 복권에 당첨되는것 이외에도 뭔가 덕보는게 있다는 점에 저도 분명히 동의합니다.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Maar ik zie zeker waar je naar toe wilt: het kopen van een lot levert meer op dan alleen het winnen.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Mais je vois ce que vous voulez dire : il peut y avoir un gain à jouer au Loto, autre que gagner.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Men jeg ser bestemt pointen: at der kan være nogen nytteværdi i at købe en lottokupon, andet end at vinde.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Nhưng chắc chắn tôi hiểu ý anh: rằng có thể 1 số thích mua vé số không chỉ vì thắng thua.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Но виждам какво имате предвид: може да има друга полза да се купи лотариен билет, освен печалбата.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.אבל אני מבין את הנקודה: ישנה סיבה נוספת לקניית כרטיסי לוטו שהיא לא ניצחון.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.لكن بالتأكيد أرى نقطتك: أنه قد يحدث بعض المنفعة من شراء تذكرة اليانصيب بدلاً عن الفوز.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.宝くじを買うことには当たる以外にも有益性があるという点です ええ 経済学者の言う事を聞かない方がいい理由はたくさんあります
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Ale lidé po celém světě by kvůli lásce zabíjeli.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Ampak zagotovo bi ljudje po celem svetu, ki so zavrnjeni v ljubezni, ubijali zanjo.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Dar cu siguranţă, în lume, oameni a căror iubire este respinsă vor ucide pentru ea.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.하지만 분명한 것은, 전 세계 곳곳에, 사랑에 거절당한 사람들은 그 것을 얻기 위해 물불을 가르지 않을 것입니다.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Maar wereldwijd zullen mensen die afgewezen zijn in de liefde ervoor moorden.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Mais certainement, dans le monde, des gens tueront parce que leur amour est rejeté.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Mas de certeza que, em todo o mundo, as pessoas que são rejeitadas no amor, matarão por isso.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Mégis, szerte a világban, azok akik szerelmét elutasítják, ölni fognak érte.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Men faktum är att runt om i världen kommer personer som blivit ratade av sin kärlek att begå mord.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Pero ciertamente, en todo el mundo, la gente despechada mataría por amor.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Powszechnie zaś, odtrąceni kochankowie mogliby za miłość zabić.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Určite však na celom svete ľudia, ktorí sú v láske odmietnutí, pre ňu zabíjajú.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Αλλά σίγουρα, σε όλο τον κόσμο, άνθρωποι που βιώνουν απόρριψη στην αγάπη σκοτώνουν γι' αυτό.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Але, безперечно, по всьому світі, люди, котрим відмовили в коханні, здатні заради нього на вбивство.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Но е сигурно, че по цял свят има хора, способни да убият заради нещастна любов.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Но уж точно во всём мире люди, которым отказали в любви, убьют за это.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.אבל אנשים בכל העולם שאהבתם נדחתה יהרגו בשל כך.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.ولكن من المؤكد فى جميع أنحاء العالم أن الذين يواجهون بالرفض فى الحب يقتلون من أجله
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.人は愛のために-生きます 人を殺めます そして死ぬこともあるのです
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.但係,世界各地,肯定有好多被愛拒絕嘅人都甘心為佢而死
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Aber sie starben aufgrund verschiedenen persönlichen Gründen.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.A razlogi njihovih smrti so bili osebne narave.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Dar au murit din motive personale diferite.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.하지만 그들은 모두 다른 개인적인 이유 때문에 죽었습니다
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Maar ze hadden ieder hun persoonlijke redenen.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Mais ils sont morts à cause de différentes raisons personnelles.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Ma sono tutti morti a causa di diverse ragioni personali.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Mas todos eles morreram por diferentes razões pessoais.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Men de døde på grund af meget forskellige årsager.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Mereka meninggal karena alasan pribadi yang berbeda-beda.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Nhưng họ đã chết vì tất cả những lí do cá nhân khác nhau.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Silti he kaikki kuolivat erilaisten henkilökohtaisen syiden takia.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Todos murieron por diferentes razones personales.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Wszyscy umarli z różnych osobistych powodów.
Ama hepsi farklı kişisel sebeplerden dolayı öldüler.Zemřeli však každý z odlišných osobních důvodů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod