Ana içeriğe geç
Sözlük

sebeple ile cümle

sebeple kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sebeple bu bölümde Meg karakteri Mila Kunis yerine Lacey Chabert tarafından seslendirildi.De acordo com esse fato, Meg é dublada por Lacey Chabert em vez de Mila Kunis.
Teofanes, evliliğin bozulmasının sebeplerini İrini'nin entrikalarına bağlar.Teófanes atribuiu a ruína do casamento às maquinações de Irene.
Bu sebeple tüm devre aynı anda başlar ve aynı anda durum değiştirir.Todos fazem exatamente os mesmos movimentos, e ao mesmo tempo.
Altı yaşında bilinmeyen tıbbi sebeplerden dolayı kör oldu.Faleceu de causas desconhecidas aos 46 anos de idade.
Bu durum genel olarak politik sebeplerden dolayıydı.As circunstâncias eram, em grande parte, políticas.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Décimo Valério Asiático foi executado sem um juízo público por razões desconhecidas.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.As razões para esta ação são incertas.
Bunun en önemli sebeplerinden biri de sahip oldukları granüler yapıların immunolojik özelliğidir.Um de seus principais atributos físicos são as enormes areolas que possui.
Esperança umut anlamına gelmektedir, bu sebeple takım Portekiz'in gelecek için umutlarıdır.Os porquês da esperança : ideias a favor do futuro em Portugal.
Bu sebeple hibrid bir otomobil olan Toyota Prius'u sürmektedir.É introduzido em Portugal o primeiro veículo híbrido – Toyota Prius.
Bu sebeple Yetkiner, sahaya takım kaptanı olarak çıktı.Ergueu a taça como capitão da equipe.
Fakat ailevi ve özel sebeplerden dolayı rolü reddettiler.Porém, esta deixou o posto por razões privadas e profissionais.
Bu sebeple bir şarkı yazmaya karar verdi.Assim, decidiu que queria cantar.
Bu sebeple çarpılan kimse en kısa zamanda akım yolu üzerinden ayrılmalıdır.Em caso de queda deverão retirar-se da pista o mais rápido possível.
Bu sebeplerden Effimios'u düşmana planları açık etmek sebebiyle ihanet ile suçlamaya karar verdi.Por estas razões, ele decidiu acusar Eufêmio de traição por revelar seus planos ao inimigo.
Bu sebeple final maçı da Ernst-Happel'de oynandı.O primeiro jogo, ocorreu no Estádio Ernst Happel.
Bu sebeple hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.Mas nós não queremos que elas sejam sempre utilizadas.
Bu sebeple bu devreye türev alıcı devre adı da verilebilir.Sendo assim, podemos ainda chamar essa propriedade de absorvidade.
Bu sebeple ağaç evler, ormanlık alanlarda kullanım için idealdir.Por este motivo, o terreno é favorecido para a utilização de máquinas nas plantações.
Bu sebeple bu tümcede değişleme vardır.)Devem existir variações regionais).
Bu sebeple kendisine Kocaman Ali derlermiş.Ele definitivamente deu a eles um pé extra.
Senaryoyu çeşitli film şirketine götürmüşsede hepsi farklı sebeplerle geri çevirmiştir.Ele apresentou o roteiro para vários estúdios, mas todos o rejeitaram por diversas razões diferentes.
Bu sebeple keskin nişancı hedefin daha üstüne nişan alır.Um grande raio, então, descer sobre o alvo.
Ancak, etkili gücü kullanmak için taraftarlara ihtiyaç duyuyordu ve bu sebeple Tiberius'u yandaş olarak seçti.Mas, como regente, ela necessitava de aliados e escolheu Tibério como colega no poder.
Bu sebeple asla yargılanamadı.Este nunca foi acusado judicialmente.
Ancak bazı ekonomik sebepler yüzünden 2005 yılında başlayan düşüş 2006 yılına kadar devam etti.Isso ocorreu graças à forte aceleração econômica que aconteceu a partir de 2006.
Bu sebeple metro, az sayıda yolcuya sahiptir.Mas, na manhã seguinte, há um passageiro a menos.
Kaynaklar isyanın kronolojisi ve sebepleri konusunda bölünmüşlerdir.As fontes dividem-se sobre os motivos e a cronologia exata da revolta.
Kayalar ve çökeltiler, değişik sebeplerle buzulların yapısına eklenir.As rochas e os sedimentos são incorporados às geleiras por vários processos.
Bu sebeple Mehran hızla bir turizm bölgesine dönüşmektedir.Está rapidamente se tornando um local turístico muito procurado.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Por essa razão, o direito de propriedade não é absoluto.
Zombilerden biri daha önce Karen'ı ısırmıştır ve küçük kız bu sebeple hastalanmıştır.O vírus é removido de Karate Kid, mas logo após ele morre e o vírus já contaminara o mundo.
Bu sebeple uzatmalar oynandı.Logo os limites se expandiram.
Uygulamaların popüleritesinin arakasındaki en önemli sebeplerden birisi daha iyi bir kullanıcı tecrübesidir.Uma melhor experiência de usuário é uma das principais razões por trás da popularidade de aplicativos nativos.
Bu sebeple cenaze töreni düzenlenmedi.Assim, os enterros foram instituídos.
Bu sebeple kötü inşa edilmiş olan binalar fazla hasar gördü.Por isso mesmo, o edifício foi bastante danificado.
Bu yasakların asıl sebeplerinden biridir.Note-se que estas são as regras básicas.
Hatta bu sebeple hastalık bazen “mutlu kukla (happy puppet)” sendromu olarak da bilinir.O pródromo também é por vezes chamado "síndrome de sintomas psicóticos atenuados."
Aynı sebeple sevk edilmiş 63 kişiden 12'si ceza alırken, 51 kişi suçsuz bulundu.Ou seja, de 21 penalidades cobradas, apenas nove entraram.
Bu sebeple söz konusu şubenin adı "makaroni" olarak kabul edildi.Algumas pessoas geralmente se referem a ele com o apelido de "macarrão".
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.Recebeu esse nome por causa da sua coloração verde na maior parte do seu corpo.
Bu sebeple İsrail, Fransa’yı protesto eder.Junto nós estamos contra Israel.
Bu sebeple de her türlü anlaşma imkânsız hale geldi.A relação deles torna-se impossível.
Bu sebeple daha fazla devrim macerasına ihtimal verilmiyordu.Talvez ainda houvesse chance para a revolução, mesmo sem ele.
Bu sebeple yukarıdan aşağı inildikçe atom yarıçapı arttığından iyonlaşma enerjisi azalır.Do topo para baixo, o raio atômico dos elementos aumenta.
Bu sebeple Türk ulusu Hititler, Urartular'ın eserlerinin doğal mirasçılarıdır.Os burgueses eram inimigos naturais da aristocracia possuidora de terras.
Bu sebeple en çok tercih edilen amortisörlü olanıdır.Pela mesma razão, é estruturalmente um dos aminoácidos mais simples.
Bu sebeple genel taraftar kitledi Portekiz asıllılardan oluşur.Todos estes foram processos que produziram a existência de comunidades portuguesas fora de Portugal.
Bu sebeple halen büyük kargo uçaklarında kullanımdadır.Por este motivo ele é usado em servidores de grande porte.
Bu düellonun arkasında yatan gerçek sebepler belirsiz kalmaya devam etmektedir.A origem exata deste desporto permanece obscura.
Bu sebeple Moskova bazen "beş denizin limanı" (порт пяти морей) olarak adlandırılır.Om deze reden wordt Moskou soms ook wel de "haven van de 5 zeeën" (порт пяти морей; port pjati morej) genoemd.
Fakat, sonradan Âd kavmi ile benzer sebeplerle helak edilmişlerdir.Aad de Mos werd aangewezen als zijn opvolger.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.Het volk prijst hem om zijn rechtvaardige oordeel (koor: ’Che del ciel’).
Bu sebeple Madonna şarkıyı baştan okumak zorunda kalmıştır.Aanvankelijk zou Madonna de tekst zingen.
Bu sebeple, meromorf fonksiyon fikri her Riemann yüzeyi için de tanımlanabilir.Hierdoor kan de notie van een meromorfe functie voor elke riemann-oppervlak worden gedefinieerd.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.APOEL Nicosia trok zich terug om politieke redenen.
Bu sebeple Bir'e hiçbir sıfat yüklenemez.Er worden dus geen werken afgeschreven (vaktaal voor: "verwijderd").
Bu sebeple X-2 uçağı paslanmaz çelik ve bakır-nikel alaşımından inşa edildi.De Bell X-2 werd hierom gebouwd van roestvast staal en een koper-nikkellegering.
Bu sebeple de Mısır ve Suriye arasında bulunan askeri birliklere katıldı.Daar was ze onder andere verbindingsofficier tussen Egypte en India.
Bu sebeple metro, az sayıda yolcuya sahiptir.Het metrostation trok dan ook een groot aantal reizigers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod