se ile cümle

se kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kalmaya devam etti.Not knowing what to say, she remained silent.
Bir şey denemenin faydası yok.It's no use trying anything.
Seni o kadar üzen nedir?What makes you so sad?
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Seni ne yiyor?What's eating you?
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to say, I remained silent.
Koşmayı dünyada her şeyden daha çok seviyorum.I love to jog more than anything else in the world.
Görev başka her şeyden önce gelmeli.Duty should come before anything else.
Her şeyden önce güvenliği sağlamalısın.You should put safety before everything else.
Güvenlik başka her şeyden öncelikli sağlanmalıdır.We must put safety before anything else.
Güvenliği başka her şeyden önce sağlamalıyız.We must put safety before anything else.
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.You must, above all, be faithful to your friends.
Her şeyden önce, sabırlı olun.Above all, be patient.
Her şeyden önce sağlıklı olmalıyız.Above all, we must be healthy.
Her şeyden önce, birbirinize yardım etmelisiniz.Above all, you must help each other.
Her şeyden önce kendine iyi bak.Above all, take care of yourself.
Bir şey unutmadığından emin misin?Are you sure you haven't forgotten anything?
O hiçbir şeyi değiştirmeyecek.That won't change anything.
O bir şey değiştirmeyecek.That won't change anything.
Korkacak bir şeyin yok.You have nothing to fear.
Bir şey bilmiyormuşsun gibi davranmanın bir faydası yok.It is no use your pretending that you know nothing.
Üzülecek bir şey yok.There is nothing to worry about.
Hiçbir şey ondan vazgeçmem için beni zorlayamaz.Nothing can force me to give it up.
Hiçbir şey hayatımı değiştirmeyecek.Nothing's gonna change my world.
Her şeyden önce sağlıklı olmak istiyorum.Above all, I want to be healthy.
Hiçbir şey onun güzelliği ile karşılaştırılamaz.Nothing is to be compared to its beauty.
Yapacak bir şey olmadığı için, televizyon izledim.Having nothing to do, I watched television.
Her şeyi unutanlar mutludur.Those who forget everything are happy.
Bazen her şey yanlış gidiyor.Sometimes everything goes wrong.
Her şey şimdi sizin için hazırdır.Everything is now ready for you.
Her şey umduğumdan daha iyi gitti.Everything went better than I had expected.
En çok hangi çiçeği seversin?What flower do you like best?
Ne sebeple İngilizce öğreniyorsun?What do you learn English for?
Size herhangi bir şekilde hizmet edebilirsem memnun olurum.I will be glad if I can serve you in any way.
Onun hayatta kalması için her şeyi denedim.I tried everything to keep him alive.
Bir şey düzenlemeye çalışalım.Let's try to arrange something.
Hiçbir şeyden eksik kalma.Catch as catch can.
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısınız?Can't you do something to help me?
Lütfen onunla ilgili bir şey yap.Please do something about it.
Bana bir şey sor!Ask me anything!
Hoşunuza giden bir şeye buyurun.Help yourself to anything you like.
Motivasyon olmadan, hiçbir şeye ulaşılamaz.Without motivation, nothing can be achieved.
Hiçbir şey değildi.It was nothing.
Ben bir şey yapacağım.I'll do anything.
Herhangi bir şey olur.Anything will do.
İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.The men will be happy if they get anything back.
Aylardır, neredeyse bir şey yapmadı.For months, he did almost nothing.
Bana içecek soğuk bir şey veremez misiniz?Won't you give me something cold to drink?
Bana içecek soğuk bir şey verir misin?Will you give me something cold to drink?
İçmek için soğuk bir şeye ne dersin?How about something cold to drink?
İçmek için soğuk bir şey istiyorum.I want something cold to drink.
Soğuk bir şey istiyorum.I want to drink something cold.
O bir şey istediği zaman "istiyorum" istemediği zaman "hayır" der.He says "want" when he wants something, and "no" when he does not.
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Hakkında konuşacağımız bir şey olmalı.There should be something for us to talk about.
Garip bir şey hissetmiş olmalı.She must have sensed something odd.
Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something rotten.
Eğer bir şeye ihtiyacın olursa haberim olsun.Let me know if you are in need of anything.

İlgili Sayfalar