Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.Wyświetl elementy listy odtwarzania i pozwól na wybranie pozycji do odtwarzania
Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.Zeigt die Wiedergabeliste an, aus der Sie einen Eintrag zur Wiedergabe auswählen können
Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.Εμφανίζει τα αντικείμενα της λίστας και σας επιτρέπει να επιλέξετε ένα για αναπαραγωγή
Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.Показує елементи списку відтворення і уможливлює вибір з них елемента для відтворення
Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.Показывает список воспроизведения и позволяет выбрать элемент для воспроизведения
Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.מציג פריט רשימת ניגון ומאפשר לך לבחור פריט לניגון
Çalma listesi ögelerini gösterir ve çalmak için bir öge seçmenize izin verir.プレイリストのアイテムを表示し、再生するアイテムを選択
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.El electorado siempre termina pagando por las acciones del gobierno.
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.Immer zahlt die Wählerschaft für das beschissene Handeln der Regierung.
Devletin saçma sapan eylemlerini her zaman seçmen ödüyor.Вечно электорат платит за тупые действия правительства.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.Dus je moet een oriëntatie voor de tandenstoker kiezen.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.그 이쑤시게의 방향을 선택합시다.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.Por isso tens que escolher a orientação do palito.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.Så du måste välja en riktning i vilken tandpetaren ska peka.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.Sama halnya kalian bisa memilih orientasi dari tusuk gigi tersebut.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.Takže vlastně musíte vybrat směr párátka.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.Więc musisz wybrać zwrot tej wykałaczki.
Dolayısıyla, kürdanın yönünü seçmeniz lazım.これから学ぶのは、3次元で導関数を得ようとするなら、
Düşünsenize, yüz milyonlarca seçmen var ve yüz milyonlarca oy kullanılıyor.자, 수 많은 투표자들이 수많은 표를 던지는 것과
Düşünsenize, yüz milyonlarca seçmen var ve yüz milyonlarca oy kullanılıyor.[Votação por computador aberta a fraude, diz especialista]
Düşünsenize, yüz milyonlarca seçmen var ve yüz milyonlarca oy kullanılıyor.אז דמיינו לעצמכם מאות מיליוני בוחרים ומאות מיליוני קולות,
Düşünsenize, yüz milyonlarca seçmen var ve yüz milyonlarca oy kullanılıyor.إذاً تخيلوا مئات الملايين من الناخبين يدلون بمئات الملايين من الأصوات،
Düşünsenize, yüz milyonlarca seçmen var ve yüz milyonlarca oy kullanılıyor.何百万の有権者が投じた 何百万の投票用紙は正確に集計を-
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?Als je iets op internet koopt, moet je je adres invullen en je land kiezen, toch? Er zijn 200 landen.
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?Daca cumperi ceva pe web, trebuie sa pui adresa si sa alegei din ce tara esti, nu?
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?인터넷 쇼핑을 한다고 합시다. 주소를 입력하고 나라선택을 하죠.
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?Wenn man im Internet etwas kauft, gibt man seine Adresse ein und soll sein Heimatland auswählen, nicht wahr?
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?Ако купувате нещо в мрежата, трябва да напишете адреса си и трябва да изберете от коя държава сте, нали?
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?אם אתה קונה משהו ברשת, אתה אמור לכתוב את הכתובת ואתה אמור לבחור מאיזו מדינה אתה, בסדר?
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?اذا كنت تشتري أمرا على الإنترنت، يفترض أن تكتب عنوانك و يفترض أن تختار دولتك. اتفقنا؟
Eğer netten bir şey alıyorsanız, adresinizi yazmanız ve hangi ülkeden olduğunuzu seçmeniz gerekiyor, değil mi?そのとき国を選びますよね? 世界には国が200くらいあります インターネットは地球村だと思いたいところですが
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.화면에 보시는 25개의 집 중에서 하나를 골라 보십시오.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Chcę, by każdy z was wybrał sobie jeden z tych domków, które widzicie na ekranie.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Chcem, aby ste vybrali jeden z 25 domov, ktoré môžete vidieť na obrazovke.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Ik wil dat jullie allemaal één van de 25 huizen op het scherm selecteren.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Jag vill att ni alla väljer ett av de 25 husen som syns på skärmen.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Quiero que seleccionen una de las casas de las 25 casas que ven en la pantalla.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Saya ingin Anda semua memilih salah satu rumah dari 25 rumah yang Anda lihat di layar.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn chọn một trong những ngôi nhà Bạn hãy chọn 1 trong số 25 căn nhà bạn thấy trên màn hình.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Vorrei che tutti voi sceglieste una delle case delle 25 che vedete sullo schermo.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Vous allez choisir l'une des ces maisons parmi les 25 qui apparaissent sur l'écran.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Wählen Sie bitte von diesen 25 Häusern auf dem Bildschirm eines aus.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Θέλω όλοι να επιλέξετε ένα από τα 25 σπίτια που βλέπετε στην οθόνη.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Выберите один из 25 домов на экране.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Искам всички вие да изберете една от къщите от 25 те къщи, които виждате на екрана.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.Я хочу, щоб кожен з вас вибрав собі будинок, один з 25 будинків, які ви бачите на екрані.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.אני רוצה שכל אחד מכם ייבחר את אחד הבתים מתוך עשרים וחמישה הבתים המוצגים במסך.
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.أريد منكم أن تختاروا بيت من البيوت ال 25 التي تشاهدونها على الشاشة
Ekranda gördüğünüz 25 evden birini seçmenizi istiyorum.これと思う1軒を選んで下さい 選んでいただいたら
El cevap: "Sorun sizin seçtiğiniz insanlarda değil. Sizin seçmenizde."Đám đông trả lời, rằng vấn đề không nằm ở những người các ông chọn mà ở việc các ông đã chọn họ."
- Evet. - Bu prensesin ilk etkinliği. Başkanla yapmayı seçmenizin özel bir nedeni var mı?Αυτή είναι μια δραστηριότητα που έχει δημιουργηθεί από την Πριγκίπισσα.
Gallup organizasyonu, New York bölgesinden 82 kararsız seçmen seçti.The Gallup Organisation wählte 82 nicht festgeschriebene Wähler aus dem Großraum New York.
Gallup organizasyonu, New York bölgesinden 82 kararsız seçmen seçti.Ο οργανισμός Γκάλοπ επέλεξε 82 αδέσμευτους ψηφοφόρους από την περιοχή της Νέας Υόρκης.
Gambiya'da tişörtünde siyasi ileti taşıyan bir seçmen.Un votante con una camiseta con una consigna política en Gambia.
Gördüğümüz o ki, seçmenin tepkisi böyle şeylere çok iyiyken, böyle olanlara pek de iyi değil.A víme, že voliči reagují velmi dobře na věci jako tyto a ne moc dobře na tyto.
Gördüğümüz o ki, seçmenin tepkisi böyle şeylere çok iyiyken, böyle olanlara pek de iyi değil.Dus we zien dat kiezers heel goed reageren op het ene en niet zo goed op zaken als dit.
Gördüğümüz o ki, seçmenin tepkisi böyle şeylere çok iyiyken, böyle olanlara pek de iyi değil.따라서 우리가 목격할 수 있는 것은 투표자들이 이런 것에는 반응하겠지만 이런 것에는 별로 반응하지 않는다는 겁니다.
Gördüğümüz o ki, seçmenin tepkisi böyle şeylere çok iyiyken, böyle olanlara pek de iyi değil.Så vad vi ser är att väljarna svarar väldigt bra på sådana här saker och inte riktigt lika bra på det här.
Gördüğümüz o ki, seçmenin tepkisi böyle şeylere çok iyiyken, böyle olanlara pek de iyi değil.Tehát amit látunk, az az, hogy a szavazók jól reagálnak az ilyen dolgokra, és nem annyira jól az ilyenekre.
Gördüğümüz o ki, seçmenin tepkisi böyle şeylere çok iyiyken, böyle olanlara pek de iyi değil.Vedem că votanţii reacţionează foarte bine la lucruri ca acestea şi nu la fel de bine la lucruri ca acestea.