Ana içeriğe geç
Sözlük

seçki ile cümle

seçki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lexy Gold (Lindsay Lohan) New York'ta yaşayan zengin ve seçkin kişidir.Leone „Léon“ Montana (Jean Reno) je mlčanlivý a čudácky samotár, žijúci v New Yorku.
Albümün düzenlemelerini Seçkin Gül ve Onur Betin yapmıştır.Jeho celoživotnou vášňou boli ruže a ich šľachtenie.
4 Aralık 1893) oldukça seçkin bir 19. yüzyıl fizikçisidir.John Tyndall (* 2. august 1820 – 4. december 1893) bol významný fyzik 19. storočia.
Seçkinlerin yaşamı oldukça zordu.Bývanie našich predkov bolo veľmi jednoduché.
Portreleri yapılan kişiler yönetici seçkin zümre, rahipler, savaşçılar ve ünlü sanatçılardı.Portretiranci so bili člani vladajoče elite, duhovniki, bojevniki in celo ugledni obrtniki.
Bu dönemde Kabalacılık belirli bir seçkin grup tarafından çalışılmaktaydı.Esą minėta akcija iš anksto suplanuota tam tikros organizuotos grupės.
Biyografisinde Suetonius onu, seçkin muhabbetli, bilgili ve eğitimli bir delikanlı olarak tasvir eder.Biografijoje Svetonijus jį apibūdina kaip išsilavinusį, gražiai kalbantį jaunuolį.
Libya Silahlı Kuvvetleri'nin seçkin birlikleridir.Libijos ginkluotosios pajėgos.
Bu taburlara en seçkin birlikler gözüyle bakılmıştır.Neile telgedele pandi parimad sõdurid.
(Mektup Seçkisi.Valik kirjutisi.
Seçkin Kamu Ivy League üniversitelrinden biridir.Ülikool kuulub organisatsiooni Ivy League.
1998'de Berklee Koleji Seçkin Müzik Emekçisi Mezunları Ödülüne layık görüldü.1998 pälvis ta Berklee kolledži muusika alal väljapaistva vilistlase auhinna.
Ölümü üzerine, The New York Times tarafından "ülkenin seçkin politik bilimcilerinden biri" olarak tanımlandı.Tema surma puhul nimetas New York Times teda Ameerika teaduse dekaaniks.
İstinye Argaunotlar zamanında çok seçkin bir yerdi.Korrastatud üldilme oli ajastus väga hinnas.
Ağustos sonunda, Amerika'nın seçkin askerleri...Konec avgusta, so ameriški elitni vojaki: "Delte", "Rangerji" i "160.
Ağustos sonunda, Amerika'nın seçkin askerleri...בסוף אוגוסט, פלוגת עילית של הצבא האמריקני
Belki bu seçkin üyelerden başka süperkütleli karadeliği olanlar da vardır.그러한 사실로부터 초거대 블랙홀이 프리마돈나 은하뿐만 아니라
Belki bu seçkin üyelerden başka süperkütleli karadeliği olanlar da vardır.שייתכן שלא רק לפרימדונות הללו יש חורים שחורים על-מסיביים,
Belki bu seçkin üyelerden başka süperkütleli karadeliği olanlar da vardır.انه لربما ليس فقط السيدات الأول تلك التي تملك ثقوب سوداء فائقة الكتلة
Belki bu seçkin üyelerden başka süperkütleli karadeliği olanlar da vardır.プリマドンナ銀河だけでなく むしろ全ての銀河の中央に
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Abbiamo anche la prova di un laboratorio orafo d'élite che dimostra che lì c'era una città molto importante.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Imamo tudi dokaze prestižni delavnici nakita, kar nakazuje, da je šlo za zelo pomembno mesto.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Istnienie luksusowej biżuterii potwierdza, że to niezwykle ważne miasto.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.이 곳에는 매우 중요한 보석 작업장이 있던 증거도 있는데, 이는 어떤 측면에서 이 도시가 매우 중요한 지역이었음을 말해줍니다.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Máme také důkazy o tom, že zde byly elitní šperkařské dílny, což značí o významnosti tohoto města.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Também temos sinais de uma oficina de joias de elite, o que mostra que havia ali uma cidade importante.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Wij hebben ook bewijs van een elite juwelierswerkplaats, waaruit blijkt dat het een zeer belangrijke stad was.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.Ми знайшли елітні ювелірні майстерні, які доводять, що тут знаходилось важливе місто.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.كما أنه لدينا أدلة على ورشة مجوهرات للطبقة الراقية، وتبين أنه أيا كان ما كان هناك قد كان مدينة هامة جداً.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.何かとても重要な街が あったということです イチタウイなのかは まだわかりませんが
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.我哋都有證據顯示呢度曾經有 一間大師級嘅珠寶工坊 證明咗呢度曾經有座非常重要嘅城市
Biz Rangerız, zavallı bir eğitim birliği değil. Biz seçkin askerleriz. Orada ona göre davranalım.Kini "Grimesy, kopi kental pakai gula" atau "Grimesy, kau punya kopinya?"
Biz Rangerız, zavallı bir eğitim birliği değil. Biz seçkin askerleriz. Orada ona göre davranalım.Nu är det "Grimesy, svart, en socker" eller "Grimesy, har du någon pudrad?"
Biz seçkin askerleriz.Arvaa mitä.
Biz seçkin askerleriz.Jsme elita.
Biz seçkin askerleriz.Mi smo elita.
Biz seçkin askerleriz. Orada ona göre davranalım."Grimesy, czarna z cukrem", albo "Grimesy, masz gdzieś śmietankę?".
Biz seçkin askerleriz. Orada ona göre davranalım.Lyt gutter, det her er min første gang som gruppeleder... ...men det her er ikke vores første gang sammen.
Biz seçkin askerleriz. Orada ona göre davranalım.Suntem fruntaşi, să ne purtăm ca atare, ok?
Biz seçkin askerleriz. Orada ona göre davranalım..אנחנו יחידה מובחרת .אז בואו נראה להם מי אנחנו
Biz seçkin askerleriz.- Sme elita.
Biz seçkin askerleriz.Somos a eIite.
Biz seçkin askerleriz.Somos de la elite.
Biz seçkin askerleriz.Είμαστε επίλεκτοι.
Biz seçkin askerleriz.Ние сме елита.
Biz seçkin askerleriz.أمنيتك تحققت. أنت ستخرج اليوم.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Die noem ik de prima donna van de sterrenstelsels, omdat ze een beetje de blits maken.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Gosto de lhes chamar as prima-donas das galáxias, pois gostam de exibir-se.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Ich nenne sie gern die Primadonnen der Galaxywelt, denn sie sind irgendwie Angeber.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Îmi place să le numesc primadonele lumii galaxiilor, fiindcă ele parcă se dau în spectacol.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Jag brukar kalla dessa galaxvärldens primadonnor, eftersom de på sätt och vis är posörer.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.J'aime à les appeler les prima donna du monde des galaxies car elles sont un peu prétentieuses.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.눈에 띄는 은하이기 때문에 저는 이것를 은하 세계의 프리마돈나라고 부르고 싶습니다.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Las llamo las prima donnas del mundo de las galaxias, porque son algo exhibicionistas.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Mi piace chiamarle "prime donne" del mondo galattico, poiché sono una specie di esibizioniste.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Říkávám jim primadony galaktického světa, protože jsou to takové chlubilky.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Saya suka menyebutnya primadona dunia galaksi, karena mereka seperti pamer keindahan.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Tôi thích gọi chúng là "người phụ nữ đầu tiên" của thế giới thiên hà, bởi vì chúng khá phô trương.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Μου αρέσει να τους αποκαλώ "πριμαντόνες" των γαλαξιών, επειδή είναι "φιγουρατζήδες" γαλαξίες.
Bunlara galaksi âleminin seçkin üyeleri diyorum, çünkü biraz havalılar.Мені подобається називати їх примадоннами галактичного світу, адже вони люблять покрасуватися.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod