Aktif karbon (AC) EDLC elektrotlar için seçiken ilk malzemedir.Aktiivihiili (AC) oli ensimmäinen EDLC elektrodeille valittu aine.
Allah size açık-seçik bildiriyor ki sapmayasınız.Gud gjør det klart for dere, for at dere ikke skal fare vill.
Allah size açık-seçik bildiriyor ki sapmayasınız.Dan Allah menciptakan hal-hal yang tidak kalian ketahui.
Açık seçik olmayan bir konuşmaya başlarlar.Dia mengucapka pidato yang tidak jelas.
Açık ve seçik bilgiler alanıdır.Alur informasi yang terbuka dan memadai.
Allah size açık-seçik bildiriyor ki sapmayasınız.しかし、あなた方がこれを守らないから、アッラーはあなた方に構ってくださらないのだ。
Açık ve seçik bilgiler alanıdır.Pozityvus ir vienareikšmiškas žinių pateikimas.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2) Não denuncie assédio sexual se você estava usando roupas provocantes.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2) Ne signalez pas un harcèlement sexuel si vous vous habillez de manière provocante.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2) No denuncies acoso sexual si te vistes de forma provocativa.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2) Non denunciare una molestia sessuale se sei vestita in maniera provocante.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2)Μην καταγγείλετε σεξουαλική παρενοχληση αν είστε προκλητικα ντυμενη.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2) Не следует сообщать о сексуальном домогательстве, если была провокационно одета.
B, açık ve seçik olarak.B, c'est évident.
B, açık ve seçik olarak.B, das ist klar.
B, açık ve seçik olarak.B, dat is duidelijk.
B, açık ve seçik olarak.B det är ju uppenbart.
B, açık ve seçik olarak.B, è ovvio.
B, açık ve seçik olarak.B, este evident.
B, açık ve seçik olarak.B, hiển nhiên.
B, açık ve seçik olarak.B-nek, egyértelmű.
B, açık ve seçik olarak.B, obviamente.
B, açık ve seçik olarak.B, obviamente.
B, açık ve seçik olarak.B, samozřejmě.
B, açık ve seçik olarak.B, to oczywiste.
B, açık ve seçik olarak.B, זה ברור.
B, açık ve seçik olarak.Б, това е очевидно.
B, açık ve seçik olarak.Б, это очевидно.
B) Nicholas Christakis: B, açık ve seçik olarak.B) 니콜라스 크리스타키스:B, 분명하죠.
B) Nicholas Christakis: B, açık ve seçik olarak.B) Nicholas Christakis:
Bu sitenin içeriği yetişkinler için. Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Die Seite hat Ü-18-Inhalt, offensichtlich hat es einigen sehr obzönen Inhalt, alleine durch die Sprache.
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim.Así que decidí dar una charla pública criticando la falta de una política energética adecuada.
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim.A tak jsem se rozhodl udělat veřejnou přednášku kritizující chybějící vhodnou energetickou politiku.
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Bunicul a înțeles ce se întâmpla, dar nu a spus-o destul de clar."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Dziadek rozumiał, co się działo, ale nikomu tego nie wyjaśnił."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim.미래에 이렇게 말하지 않았으면 했습니다. "할아버지는 세상에 무슨일이 일어나고 있는지 아셨지만," "사람들에게 이해시키지는 못했습니다."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."O avô sabia o que estava a acontecer, mas não o esclareceu".
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Opa begreep wat er gebeurde, maar hij maakte het niet duidelijk."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Opa verstand, was da vorging, aber er hat es nicht rübergebracht."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Papi avait compris ce qui se passait, mais il ne l'a pas fait comprendre. "
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Pappa tajusi, mitä oli tapahtumassa, mutta ei tehnyt sitä selväksi."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Дедушка понимал, что происходит, но никому не объяснял".
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim."Дядо разбираше какво се случва, но не го беше направил достатъчно ясно."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim.שאני לא רוצה שהם יגידו בעתיד "סבא הבין מה קורה, אבל הוא לא הבהיר את זה מספיק".
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim.أنني لا أريدهم في المستقبل أن يقولوا، "جدي فهم ما كان يحدث، لكنه لم يوضح الأمر."
"Dedemiz ne olduğunu anladı ama açık seçik adını koymadı."' demelerini istemediğime karar verdim.みんなにきちんと伝えなかった」 と言われないように決断しました そして エネルギー政策による適切な対応ができていないと
(Dinleyici: B) Nicholas Christakis: B, açık ve seçik olarak.Bはネットワークの端に位置しています
(Dinleyici: B) Nicholas Christakis: B, açık ve seçik olarak.(الجمهور:B) نيكولاس كريستاكيس: بشكل واضح "B"
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.A hebehurgyák szíve ismerni tanul, és a dadogóknak nyelve gyorsan és világosan szól.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Ajattelemattomien sydän käsittää taidon, ja änkyttäväin kieli puhuu sujuvasti ja selkeästi.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.de lettsindiges hjerte skal formå å skjønne, og de stammendes tunge skal ha lett for å tale klart.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Gli animi volubili si applicheranno a comprendere e la lingua dei balbuzienti parlerà spedita e con chiarezza
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Inima celor uşuratici va pricepe şi va înţelege, şi limba gîngavilor va vorbi iute şi desluşit.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.In srce nepremišljencev bo razumelo znanje in jecljajočih jezik bo hitro govoril in gladko.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.조급한 자의 마음이 지식을 깨닫고 어눌한 자의 혀가 민첩하여 말을 분명히 할 것이라
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.letsindiges Hjerte skal nemme Kundskab, stammendes Tunge tale flydende, rent.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Lòng của người hớp tớp sẽ hiểu sự khôn ngoan; lưỡi của người cà lăm sẽ nói dễ và rõ.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Lòng của người hớp tớp sẽ hiểu sự khôn_ngoan ; lưỡi của người cà_lăm sẽ nói dễ và rõ .
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Pročež srdce bláznů nabude umění, a jazyk zajikavých prostranně a světle mluviti bude.
Düşüncesizin aklı bilgiye erecek, Kekeme açık seçik, akıcı konuşacak.Serce głupich zrozumie umiejętność, a język jąkających się prędko i rzetelnie mówić będzie.