saygısı ile cümle

saygısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Bay đã lấy miệng khoe mình nghịch cùng ta, và đã thêm những lời mình nghịch cùng ta. Thật, ta đã nghe điều đó!
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Boście się przeciwko mnie wynosili usty waszemi, a rozmnożyliście słowa swoje przeciwko mnie, com Ja słyszał.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Contro di me avete fatto discorsi insolenti, contro di me avete moltiplicato le parole: ho udito tutto
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Du gjorde dig stor imod mig med din Mund og overfusede mig med Ord; jeg hørte det.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Hai bangsa Edom, kamu besar mulut dan berbicara dengan sombong kepada-Ku. Aku telah mendengar semua itu
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Így kérkedtetek ellenem szátokkal, s szórtátok ellenem beszédeiteket: én meghallottam!
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.In veličali ste se proti meni z usti svojimi ter množili zoper mene besede svoje; jaz sem slišal.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Ja, I spärraden upp munnen mot mig och togen den full av ord mot mig; jag har väl hört det.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.너희가 나를 대적하여 입으로 자랑하며 나를 대적하여 여러가지로 말한 것을 내가 들었노라
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Nebo jste se honosili proti mně ústy svými, a množili proti mně slova svá, což jsem sám slyšel.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Og I talte overmodig mot mig med eders munn og brukte mange ord mot mig; jeg har nok hørt det.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Und ihr habt euch wider mich gerühmt und heftig wider mich geredet; das habe ich gehört.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Vós vos engrandecestes contra mim com a vossa boca, e multiplicastes as vossas palavras contra mim. Eu o ouvi.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Vous vous êtes élevés contre moi par vos discours, Vous avez multiplié vos paroles contre moi: J`ai entendu.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Και με το στομα υμων εμεγαλορρημονησατε κατ' εμου και επληθυνατε τους λογους υμων κατ' εμου εγω ηκουσα.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.Вы величались предо Мною языком вашим и умножали речи ваши против Меня; Я слышал это.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.И с устата си говорихте високомерно против Мене, и казахте много думи против Мене; аз чух.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.ותגדילו עלי בפיכם והעתרתם עלי דבריכם אני שמעתי׃
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.قد تعظمتم عليّ بافواهكم وكثرتم كلامكم عليّ. انا سمعت.
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.你 們 也 用 口 向 我 誇 大 、 增 添 與 我 反 對 的 話 、 我 都 聽 見 了
Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da duydum.你 們 也 用 口 向 我 誇大 、 增添 與 我 反對的話 、 我 都 聽見了
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil adalah seorang anak kecil dengan biru kurang ajar mata dan hidung berubah-up, dan Mary membencinya.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil bol malý chlapec s drzým blue oči a noštekom, a Mary ho nenávidela.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil byl malý chlapec s drzým blue oči a nosíkem, a Mary ho nenáviděla.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basile est un petit garçon en bleu insolent les yeux et un nez retroussé, et Marie le détestait.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil egy kisfiú szemtelen kék Szem-és egy bekapcsolt fel az orr, és Mary gyűlölte őt.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basílio era um garotinho com azul impudent olhos e um nariz arrebitado, e Maria o odiava.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basilio era un niño pequeño de color azul insolente los ojos y una nariz respingada, y María lo odiaba.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basilio era un ragazzino con il blu impudente occhi e un naso all'insù, e Maria lo odiava.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil je bil majhen deček z modro impudent oči in nos obrnjen navzgor, in Mary ga sovražil.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil là một cậu bé nhỏ với màu xanh vô liêm sỉ mắt và mũi quay lên, và Mary ghét anh ta.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil oli Pikkupoika röyhkeä sininen silmät ja kääntyi ylöspäin nenä, ja Mary vihasivat häntä.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en lille dreng med frække blå øjne og en drejet op næse, og Mary hadede ham.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil var en liten pojke med fräcka blå ögon och en uppnäsa, och Mary hatade honom.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil war ein kleiner Junge mit frechen blauen Augen und eine Stupsnase, und Maria hasste ihn.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Basil was een jongetje met blauwe onbeschaamd ogen en een wipneus, en Mary haatte hem.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Bazyli był małym chłopcem z bezczelną niebieski oczy i zadarty nos, i Mary go nienawidzili.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.눈과 설정되어 업 코, 메리 그를 싫어.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Vasile a fost un băieţel cu albastru neruşinată ochii şi un nas transformat-up, şi Maria l-au urât.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий бил малко момче с нахални синьо очи и се превърнаха в носа, и Мария го мразели.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василий был маленьким мальчиком с наглыми синий глаза и вздернутый нос, и Мэри ненавидела его.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.Василь був маленьким хлопчиком з нахабними синій очі і кирпатий ніс, і Мері ненавиділа його.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.עיניים אף סולד, ומרי שנאו אותו.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.يكره العينين والأنف تحولت المتابعة ، ومريم عليه.
Basil saygısız mavi küçük bir oğlan vardı gözleri ve açık-up burun ve Mary ona nefret ediyordu.彼女は一日遊んできたのと同様に、木の下で一人で遊んでいた
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.A mi nékem szenteltetett, megútáltad, s szombatimat megfertéztetted.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.As minhas coisas santas desprezaste, e os meus sábados profanaste.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.De heilige dingen van God worden veracht; mijn sabbatten worden verwaarloosd.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Du verachtest meine Heiligtümer und entheiligst meine Sabbate.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Hai disprezzato i miei santuari, hai profanato i miei sabati
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.너는 나의 성물들을 업신여겼으며 나의 안식일을 더럽혔으며
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mầy khinh dể các vật thánh ta, và phạm các ngày sa-bát ta!
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mầy khinh_dể các vật thánh ta , và phạm các ngày sa - bát ta !
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Menosprecias mis cosas sagradas y profanas mis sábados
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mikä on minulle pyhitettyä, sitä sinä halveksit, minun sapattini sinä rikot.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mina heliga ting föraktar du, och mina sabbater ohelgar du.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mine helligdommer foraktet du, og mine sabbater vanhelliget du.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Mine hellige Ting agter du ringe og vanhelliger mine Sabbater.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.mojimi posviatnosťami pohŕdaš a znesväcuješ moje soboty.
Benim kutsal eşyalarıma saygısızlık ettin, Şabat günlerimi hiçe saydın.Svatými věcmi mými zhrdáš, a sobot mých poškvrňuješ.

İlgili Sayfalar