saygısı ile cümle
saygısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik;Crude, and above all, mean and infamous,
Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar. (Kur'an okumak) onların saygısını artırır.And weeping they kneel down, and this increases their humility.
Saygısı olan öğüt alacaktır.Those who fear will understand.
Ağlayarak yüz üstü kapanırlar; çünkü o (ayetler) onların saygısını arttırır.And weeping they kneel down, and this increases their humility.
(Kur'an okumak) onların saygısını artırır.(Command of prostration # 4).
Yine ağlayarak yüzüstü secdeye kapanırlar.”İşte Kur'ân, onların saygısını böyle artırır.And they fall down on their faces weeping, and this Qur’an increases their humility.
Rahimlerin haklarına saygısızlıktan da sakının.And revere God whom you ask about, and the parents.
Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı.When they observed the Sabbath, their fish would come to them abundantly.
Lâkin Ona ulaşan tek şey, kalplerinizde beslediğiniz takvâdır, Allah saygısıdır.What reaches Him is the righteousness from you.
Hani onlar Cumartesine saygısızlık edip haddi aşıyorlardı.They had transgressed by catching fish on the Sabbath.
Hem yerel makamlar hem de toplumun saygısını kazanmış Roman liderleri var.There are Roma leaders who have achieved respect both from the local authorities and the community.
Kabaşi mahkemeye saygısızlıkla suçlandı.He was charged with contempt of court.
Sırp kurbanların ailelerini temsil eden dernekler bunun saygısızlık olduğunu ileri sürüyorlar.Associations representing the families of Serb victims say it is disrespectful.
Çok sayıda polis memuru emre itaatsizlik ve otoriteye saygısızlıktan açığa alındı.Several policemen have been suspended for disobedience and failing to respect authority.
Omeroviç, "Bu, tarihe saygısızlık ve kurbanları bir kere daha öldürmek olacaktır." dedi."That would be desecration of history and the double murdering of the victims," Omerovic said.
Askerler yerel nüfusun saygısını kazandılar ve bunu korudular.The troops have won and maintained the respect of the local population.
Bunlar da hâlâ halk veya hükümetin saygısını haketmiyor."They still do not deserve the respect of the public or government."
Sarkozy Kosova'nın Avrupalı değerlere olan saygısına da övgüde bulundu.He also praised Kosovo's respect for European values.
Bu nedenle Kosova halkı tarafından sevildi ve tüm dünyanın saygısını kazandı," şeklinde konuştu.For this he was loved by the peoples of Kosovo and respected all over the world," Solana said.
Gerçek suç türü, suç mağdurlarına ve ailelerine saygısızlık olarak eleştirilmiştir.The true crime genre has been criticized as being disrespectful to crime victims and their families.
Bu stres faktörleri depresyona, benlik saygısının azalmasına vb. yol açabilir. [1]These stressors can lead to depression, reduced self-esteem, etc.[43]
Reddedilmek, aracılara karşı kabalık ve saygısızlık olarak kabul edilir.Being refused is considered a blow to the prestige of the matchmakers.
Benlik saygısı, bireyin kendi değerine dair yapıyor olduğu öznel değerlendirmedir.Self-esteem is an individual's subjective evaluation of their own worth.
Estonya, Gürcistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan saygısını yineledi. [1] [2]Estonia reaffirmed its respect to the sovereignty and territorial integrity of Georgia.[156][157]
2005 Kuran'a saygısızlık tartışmasıNunes memo 2005 Quran desecration controversy
Saygısızlığa uğradığımı hissediyorum.I feel disrespected.
Slav ruhunun gücü onların saygısını kazansın, çünkü saygıdan aşk doğar."[1]May the strength of the Slav spirit command their respect, because from respect, love is born."[7]
İmparatorun büyüye olan ilgisi, Maier'e olan yüksek saygısının nedeniydi.The interest of the emperor in the occult was the reason of his high esteem for Maier.
İkinci sınıf bir Mandarin olarak İmparator Qianlong'un güvenini ve saygısını kazanmıştı.Als Mandarin der 2. Klasse genoss er das besondere Vertrauen und den Respekt von Kaiser Qianlong.
Parayı kabul ederek, insanların saygısını kaybetti.En acceptant l'argent, il perdit le respect des gens.
Kendine saygısı olmayanın hiç kimseye saygısı yoktur.Celui qui n'a pas de respect pour lui-même n'en a pas non plus pour les autres.
Bir profesörüne, ders esnasında yaptığı saygısızlıktan dolayı okulundan atıldı.Elle en expulsée pour manque de respect envers un professeur dans une de ses classes.
Her halukarda Vespasian'ın oğlu Domitian'dan saygısızca muamele gördü.Domitien, le fils de Vespasien, l'a ostensiblement traitée de façon très distante et avec manque de respect.
Düşük benlik saygısı.Le Bas Premilly.
1943'te ilk kitabı yayımlandı: Les Impudents (Saygısızlar).En 1943, elle a publié sa première nouvelle My darling from the Lions (non traduit en français).
Kutsal şeylere karşı şaka bile olsa bu kadar saygısızca konuşma.No hables con tal desprecio contra las cosas santas, ni siquiera en broma.
Babasına saygısı var.Tiene respeto por su padre.
Sırayı atlamayın bu büyük bir saygısızlık olur ve telafisi mümkün olmayan şeylere yol açabilir.No se salte la cola, sería una gran falta de respeto y puede dar paso a cosas que no es posible compensar.
Bu gaconun büyüklerine hiçbir şekilde saygısı yok.Este payo no tiene ningún tipo de respeto por sus mayores.
Düşük benlik saygısı.Una baja autoestima.
"Crab"(yengeç) en saygısız sıfattır ve ölümcül bir intikam emri olarak kullanılabilir.Crab es el epíteto más irrespetuoso para llamar a un Crip, y puede justificar represalias mortales.
Burada o, Knyaz Andreyle karşılaşmaktadır ve aceleciliği yüzünden ona karşı saygısızca davranır.Ella termina cenando con él, durante la cual, él coquetea desvergonzadamente con ella.
Benlik saygısı insanların kendileri hakkındaki hislerini etkiler.Tiene la particularidad de tener sentimientos propios de los humanos.
İnsanlar onlara saygısızlık etmekten korkarlar.La gente no debería desconcertarse por ellas.
Çocukken, arkadaşları onu ilişkileri ve doğaya olan saygısından dolayı "deli panteist" diye tanımlarlardı.Precisamente por eso, era visto como un loco y un "nerd" por sus conocidos y vecinos.
Hiçbir saygısızlığı görülmemiştir.Non c'è stato rispetto nei miei confronti.
Genç adam yakalandı ve dinsel saygısızlıktan mahkûm edildi.Fu condannato all'ergastolo e degradato con infamia dall'Armada.
Kapsamlı çalışmaları dünya çapında arkeologların ve antropologların saygısını kazandı.Il popolamento delle Americhe è di enorme interesse per gli archeologi e gli antropologi.
Bana saygısızca davranmayı kesecek misiniz?Вы прекратите вести себя неуважительно по отношению ко мне?
Düşük benlik saygısı.Постоянное низкое самоуважение.
Saygısızlık gördükleri zaman da o insana zarar verebilirler.При соприкосновении с ними люди исчезают.
Kızlar cüceyi kurtarmış ama o: -Ne saygısız çocuklarısınız!Пропала ваша дочь!"."Негодяи, как они посмели!
Düşük benlik saygısı.تدني احترام الذات.
Kendisine saygısızlık yapıldığında çok kızar ve her tarafı yakar.ويجدر الابتعاد عنه عند غضبه، فهو يدمر كل ما بطريقه.
Hiçbir saygısızlığı görülmemiştir.Não houve nem um pouco de desrespeito.
Bir profesörüne, ders esnasında yaptığı saygısızlıktan dolayı okulundan atıldı.Ele proibiu que alguém as ensinasse sob pena de excomunhão.
Einstein bu dönemde saygısız ve ukala olmaya başlamıştı.A partir desse momento Einstein parece estar em vantagem agora.
Bu keyfidir ve haksızlıktır, izleyiciye saygısızlıktır."É muito arbitrário, gratuito e desrespeitoso com o público".
Hardy maçı kazanamadı ancak Undertaker'ın saygısını kazandı.Jeff wist niet te winnen maar kreeg wel het respect van the Undertaker.
Hiçbir saygısızlığı görülmemiştir.Er vond geen degradatie plaats.