saygınlık ile cümle
saygınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Så finder du Nåde og Yndest i Guds og Menneskers Øjne.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Så skal du finne nåde og få god forstand i Guds og menneskers øine.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.så skall du finna nåd och få gott förstånd, i Guds och i människors ögon.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Şi astfel vei căpăta trecere şi minte sănătoasă, înaintea lui Dumnezeu şi înaintea oamenilor.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.so wirst du Gunst und Klugheit finden, die Gott und Menschen gefällt.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.supaya engkau disenangi dan dihargai oleh Allah dan manusia
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.tako dosežeš milost in uspeh najboljši, pred očmi Božjimi in človeškimi.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Tedy znajdziesz łaskę i rozum dobry przed oczyma Bożemi i ludzkiemi.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Tu acquerras ainsi de la grâce et une raison saine, Aux yeux de Dieu et des hommes.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.y hallarás gracia y buena opinión ante los ojos de Dios y de los hombres
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.ουτω θελεις ευρει χαριν και ευνοιαν ενωπιον Θεου και ανθρωπων.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.и обретешь милость и благоволение в очах Бога и людей.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.Така ще намериш благоволение и добро име Пред Бога и човеците.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.ומצא חן ושכל טוב בעיני אלהים ואדם׃
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.فتجد نعمة وفطنة صالحة في اعين الله والناس
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.這 樣 、 你 必 在 神 和 世 人 眼 前 蒙 恩 寵 、 有 聰 明
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.這樣 、 你 必 在 神 和 世人 眼前 蒙恩寵 、 有 聰明
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Các bác sĩ đã không còn gặp vấn đề về tư cách nữa họ trở thành thần thánh
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Chirurdzy wreszcie zdobyli szacunek.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Chirurgen hadden geen problemen met respectabiliteit meer.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Chirurgii nu mai aveau o problemă cu respectabilitatea.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Chirurgové už neměli problém s respektovaností, stali se bohy.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Die Chirurgen hatten nun kein Seriositätsproblem mehr.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.I chirurghi non avevano più problemi di rispettabilità.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.외과의들은 더이상 신용에 문제가 없었습니다.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Les chirurgiens n'avait plus de problème d'image.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Los cirujanos se volvieron respetados.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Os cirurgiões deixaram de ter problemas com o respeito; tornaram-se deuses.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Οι χειρούργοι δεν είχαν πια πρόβλημα με την αναγνώριση είχαν γίνει θεοί.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Хирурги не имели больше проблем со всеобщим уважением.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Хирурзите вече нямали проблем с уважението.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.למנתחים לא הייתה יותר בעיית כבוד.
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.لم يعد للجراحين مشكلة بعد الان بالنسبة لاحترامهم وتقديرهم
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.神になったのです
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.A v jižní Africe spojují štěstí s pospolitostí nebo respektem komunity.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.A w Południowej Afryce kojarzą szczęście z szacunkiem społeczności.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Dan di Afrika Selatan, kebahagiaan berhubungan dengan penghargaan dari masyarakat.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Dél-Amerikában a boldogság összekapcsolódik a közösség tiszteletével.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.E de que na África do Sul, se associa felicidade ao respeito da comunidade.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.E in Sud Africa, associano la felicità con il rispetto della comunità.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Et en Afrique du sud, ils associent le bonheur avec [inaudible] ou le respect de la communauté.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Iar în Africa de Sud, ei asociază fericirea cu "seriti" sau respectul comunității.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.In Zuid-Afrika associëren zij geluk met Seriti of gemeenschapsrespect.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.그리고 남아공에서는 사람들은 행복을 공동체 존중에서 연상합니다.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Og i Sydafrika, associerer de lykke med seriti, eller respekt fra samfundet.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Und in Südafrika assoziieren sie Glück mit mit [unklar] oder Respekt in der Gesellschaft.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Và ở Nam Phi (South Africa), người ta liên hệ hạnh phúc với [không nghe rõ] hay là sự tôn trọng cộng đồng.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Y en Sudáfrica asocian la felicidad con el respeto por la comunidad.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.Και στη Νότια Αφρική σχετίζουν την ευτυχία με το σερίτι και το σεβασμό από την κοινότητα
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.А в Південній Африці вони асоціюють щастя з [нечітко] або повагою спільноти.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.А в Южной Африке счастье ассоциируют с [неразборчиво] и уважением в обществе.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.В Южна Африка, хората асоциират щастието с [неясно] или общественното уважение.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.ובדרום אפריקה, הם קושרים בין אושר עם [לא ברור] או כבוד בקהילה.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.وفي جنوب أفريقيا، يرفقون السعادة مع "سوريتي" أو إحترام المجتمع.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.幸せは コミュニティで尊敬されること関連しています これはワールドカップのキャンペーンで実際に行なわれました
‹‹Harunun oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.A synom Áronovým spravíš sukne a spravíš im aj opasky a čiapky im spravíš na slávu a na ozdobu.
‹‹Harunun oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.Buatlah kemeja, ikat pinggang dan serban untuk anak-anak Harun supaya mereka kelihatan terhormat
‹‹Harunun oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.Fiilor lui Aaron să le faci tunici, să le faci brîne, şi să le faci scufii, spre cinste şi podoabă.
‹‹Harunun oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.In sinovom Aronovim naredi spodnje suknje in pase in visoke čepice, njim v čast in kras.
‹‹Harunun oğullarına mintanlar, kuşaklar, görkem ve saygınlık kazandıracak başlıklar yap.Ja Aaronin pojille tee ihokkaat ja vyöt; ja tee heille päähineet kunniaksi ja kaunistukseksi.