saygınlık ile cümle

saygınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben hak ettiğimden daha fazla saygınlık veriyorsun.You're giving me more credit than I deserve.
Melankonik ve hüzünlü,bir süperyıldızın trajik saygınlıktan düşüşünü tasvir etmektedir.Elegiac and mournful, it describes a superstar's tragic fall from grace.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.The King's Houses were once very well-appointed.
Angelou siyahilerin ve kadınların sözcüsü olarak saygınlık kazandı.Shakespeare refers to the man and woman as angels.
Özellikle eleştirel eserleriyle popüler olmuş ve saygınlık kazanmıştır.It gained great critical and popular acclaim.
Kompozisyon olağan kutsal aile ikonuna saygınlıkta bir yeniliktir.To some, housecleaning is a holy rite.
Ama esasen bu aslında bize Sanalpara'nın yaygınlaştığını saygınlık kazandığı gösteriyor.But what it does show is that it's sort of gaining ground, it's gaining respectability.
Sizi harekete geçiren saygınlık mı yoksa sevgi mi?Are you driven by significance or love?
Cerrahların artık saygınlık problemi yoktu.Surgeons didn't have a problem with respectability anymore; they had become gods.
Birdenbire keyfimiz daha önce olmadığı şekilde saygınlık kazandı.Suddenly our taste is being respected in a way that it hasn't been before.
Güney Afrika'da mutluluğun saygınlıkla ilişkili olduğunu görebiliyorlar.And in South Africa, they associate happiness with seriti or community respect.
İstedikleri saygınlık unvanını aldılar.They got their title of respectability.
Peki, hiç robotlara daha fazla saygınlık verme ihtiyacı hissettiniz mi?Well, do you ever need to give robots respect?
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.You shall make holy garments for Aaron your brother, for glory and for beauty.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.So you will find favor, and good understanding in the sight of God and man.
İyi ad büyük servetten, Saygınlık gümüş ve altından yeğdir.A good name is more desirable than great riches, and loving favor is better than silver and gold.
Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam verecek.to those who by patience in well-doing seek for glory, honor, and incorruptibility, eternal life;
Bu da tasarımcısı Jean-Constant Verdier'e dünya çapında büyük bir saygınlık kazandırmıştır.So erfuhren Jan Vermeer und sein Werk immer größere Würdigung.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Ils atteignent le status de héros populaires.
Kazandığı ün ve saygınlık nedeniyle 1930 yılında İspanya Komünist Partisi’nin Merkez Komitesine seçildi.Populaire et respectée, elle est élue au Comité central du PCE en 1930.
İkinci ve üçüncü albümlerinin başarısı sonucu saygınlık kazanmışlardır.Un deuxième et un troisième disque n'eurent pas plus de succès, au contraire.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.Ambos reyes tenían igual rango.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.I due regni furono profondamente diversi.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Почитается как народная героиня.
Simyagerler, yüzyıllar boyunca büyük saygınlık gördüler ve destek aldılar.لقد نال الخيميائيون قدراً متناوباً من الاضطهاد والدعم خلال القرون.
Özellikle eleştirel eserleriyle popüler olmuş ve saygınlık kazanmıştır.Met name zijn kritische en tegelijkertijd constructieve houding werd door de juryleden geprezen.
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TR-808 var relativt enkel att programmera och sålde bra.
Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı.Zde si brzy, díky svým schopnostem, získala respekt a uznání.
Simyagerler, yüzyıllar boyunca büyük saygınlık gördüler ve destek aldılar.Bakker již více než tři desetiletí obdivován a ceněn.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.Snaha obou králů byla víceméně úspěšná.
Melankonik ve hüzünlü,bir süperyıldızın trajik saygınlıktan düşüşünü tasvir etmektedir.A dal elégikus és szomorú, bemutatja a szupersztár tragikus aláhullását.
Angelou siyahilerin ve kadınların sözcüsü olarak saygınlık kazandı.Művei révén Angelou közismert és nagy tiszteletben álló szószólója lett a feketéknek és a nőknek.
TR-808 ayrıca dubstep müzik içinde de saygınlık kazanmaya devam etti.TB-303 vaikutti kuitenkin edelleen elektroniseen tanssimusiikkiin.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.Dua kekaisaran itu sangatlah kuat.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Bà được vinh danh là nữ anh hùng dân tộc.
Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti.Do đó cả ba vị vua này đã cai trị khá gần nhau.
Özellikle eleştirel eserleriyle popüler olmuş ve saygınlık kazanmıştır.保全、敬哉とは特に親しくなった。
Görkemli saygınlıkları ve pek çok yengilerine karşın, Roma orduları yenilmez değildi.長期戦になれば、膨大な数のガリア軍でもローマ軍には勝てなかった。
Bu görevi sırasında büyük bir saygınlık kazandı ve tanınmışlığını arttırdı.上院議員としての任務が非常に大きかったので、彼は名声を高めた。
Ataerkil bir yapıya ve hakka saygınlık vardır.正宗白鳥、正宗厳敬など。
"Ben, benim çocuklarımın ad ve saygınlık güvenliklerini sağlamalıyım.אגן על רווחתם וביטחונם של בני ארצי, ואדאג לחידושם ולעוצמתם של הלאום והמולדת".
Melankonik ve hüzünlü,bir süperyıldızın trajik saygınlıktan düşüşünü tasvir etmektedir.Мъдър воин, намиращ се под знака на трагическата ирония.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Честван е като национален герой.
Yang, Tang kuvvetlerinin kaleye baskınlarını geri çevirmesiyle krallığı koruyarak saygınlık kazanmıştır.Kralj, ki se boji kardinalove moči, se na tihem veseli zmage.
Halk kahramanı olarak saygınlık kazandı.Veljal je za ljudskega junaka.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.A spravíš Áronovi, svojmu bratovi, sväté rúcha na slávu a na ozdobu.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.A sprawisz szaty święte Aaronowi, bratu twemu, na cześć i na ozdobę.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.A uděláš roucha svatá Aronovi bratru svému k slávě a k ozdobě.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Buatlah pakaian imam untuk Harun, supaya ia kelihatan terhormat
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.És csinálj szent ruhákat Áronnak a te atyádfiának, dicsõségére és ékességére.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Farai per Aronne, tuo fratello, abiti sacri, che esprimano gloria e maestà
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Farás vestes sagradas para Arão, teu irmão, para glória e ornamento.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Fratelui tău Aaron, să -i faci haine sfinte, ca să -i slujească de cinste şi podoabă.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Harás vestiduras sagradas para tu hermano Aarón, que le den gloria y esplendor
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.In naredi Aronu, bratu svojemu, sveta oblačila, za čast in za kras.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Ja teetä veljellesi Aaronille pyhät vaatteet, kunniaksi ja kaunistukseksi.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.네 형 아론을 위하여 거룩한 옷을 지어서 영화롭고 아름답게 할 지니
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Ngươi hãy chế bộ áo thánh cho A-rôn , anh ngươi , để người được vinh_hiển trang_sức .
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Ngươi hãy chế bộ áo thánh cho A-rôn, anh ngươi, để người được vinh hiển trang sức.
Ağabeyin Haruna görkem ve saygınlık kazandırmak için kutsal giysiler yap.Och du skall göra åt din broder Aron heliga kläder, till ära och prydnad.

İlgili Sayfalar