saygın ile cümle

saygın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ülkeye bileğinle sahip oldun, Saygın biri olarak orada yaşadın.But as for the mighty man, he had the earth. The honorable man, he lived in it.
Saygınlığımı artıracak, Yine beni avutacaksın.Increase my honor, and comfort me again.
Böylece Tanrının ve insanların gözünde Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.So you will find favor, and good understanding in the sight of God and man.
İyi ad büyük servetten, Saygınlık gümüş ve altından yeğdir.A good name is more desirable than great riches, and loving favor is better than silver and gold.
Baş ileri gelen saygın kişi, Kuyruksa öğretisi sahte olan peygamberdir.The elder and the honorable man is the head, and the prophet who teaches lies is the tail.
Artık budalaya soylu, Alçağa saygın denmeyecek.The fool will no longer be called noble, nor the scoundrel be highly respected.
Böylelikle içlerinden birçokları ve çok sayıda saygın Grek kadın ve erkek iman etti.Many of them therefore believed; also of the prominent Greek women, and not a few men.
Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam verecek.to those who by patience in well-doing seek for glory, honor, and incorruptibility, eternal life;
Öyle ki, kimseye muhtaç olmadan öbür insanların önünde saygın bir yaşam süresiniz.that you may walk properly toward those who are outside, and may have need of nothing.
Çok güçlüdür o elçi, Arş sahibinin katında saygındır.Full of power, well-established (in position) with the Lord and Master of the Throne,
Allah'ın saygın ve aziz kıldığı cana, bir hakkı savunmak dışında kıymayın.And do not kill the soul which Allah has forbidden [to be killed] except by [legal] right.
KRALIN SAYGINLIĞIConstellation name (optional)DIGNITY OF KING
Eski Yugoslavya'nın en saygın aktörlerinden biri geçen ay Belgrad'da kendi yaşamına son verdi.One of the former Yugoslavia's most respected actors took his own life in Belgrade last month.
Bugünse bağımsız bir Kosova'da, İslam cemaati kendisini emniyette ve saygın hissediyor.Today, in an independent Kosovo, the Islamic community feels safe, secure and respected.
Bu karar ABD'ye duyulan saygının bir göstergesi olarak alınmıştır.This decision is taken as a sign of respect for the United States.
Tüm bu faktörler, Türkiye örneğine duyulan saygının artmasına yol açıyor.All these factors lead to a spreading of respect for the Turkish example.
SETimes: Çok sayıda saygın yerli ve uluslararası ödül aldınız.SETimes: You are the winner of several prestigious national and international awards.
Başbakan Haşim Taki'ye göre bu plan Kosova'nın kurumlarına saygınlığın geri dönüşünü simgeliyor.Prime Minister Hashim Thaci said the plan reflects the return of dignity to Kosovo institutions.
Borissov, Beronov'un saygın ve "muhtemelen çok iyi bir insan" olduğunu söyledi.Beronov is respected and "probably a very good person," Borissov said.
Bunların çoğu tanınmış ve saygın kişiler.Most are well known and respected.
Bu yaz ilk Makedon grubu saygın araştırma merkezini ziyaret edecek.This summer, the first group of Macedonians will visit the prestigious research centre.
SETimes: Tiyatro ve dramaturji alanındaki en saygın ödülün sahibi oldunuz.SETimes: You are the winner of the most prestigious award in the field of theatre and dramaturgy.
Tanınmış ve saygın kişilerden oluşan bir ekip kuruyorum.I am assembling a team of well known and respected people.
Öyle ki, bu hem ülke, hem de ülkenin saygınlığı açısından bir talihsizlik oldu.It's unfortunate for the country and for the reputation of the country.
Minikes, bunun için "azınlık haklarına saygının mutlak surette gerekli olduğunu" söyledi.For this, he said, "respect for minority rights is absolutely required".
Türkiye, saygın fakat öngörülemeyen bir takım olarak değerlendiriliyor.Turkey is considered a respectable yet unpredictable team.
Saygın şampiyonada bugüne kadar hiçbir Bulgar oyuncu bu aşamaya ulaşamamıştı.No other Bulgarian player has reached this stage of the prestigious championship before.
Bu da, vatandaşların çoğunluğunu mutlu ve saygın kılabilecek türde bir kapitalizm anlayışı değil.This is not the type of capitalism that can make the majority of citizens happy and dignified.
Kasabanın adı, en saygın Sırp azizlerinden biri olan Saint Stefan olarak değiştirildi.The town was renamed Saint Stefan -- after one of the most respected Serbian saints.
İvanov, dış saygının en iyi içte kazanıldığını da ekledi.Foreign respect, he added, is best earned at home.
Pukaniç hem saygın hem de tartışmalı bir isimdi.Pukanic was both eminent and controversial.
Pahor da, kendisiyle Kosor arasındaki karşılıklı güven ve saygının imzanın önünü açtığını söyledi.Pahor said that mutual trust and respect between he and Kosor paved the way for the signing.
Tuğgeneral - Rus süvarilerinde saygın bir askeri komutan.Brigadier general—an esteemed military commander in the Russian cavalry.
Rusya dışındaki saygınlığının büyüme hızı Rusya'dakine göre yavaştı.Curiously, his reputation has been slow to grow outside of Russia.
Ancak Almanca konuşulan bölgelerde yüksek tarihsel saygınlığa sahiptir.Still this title has high historical respect in German-speaking regions.
Saygının kökenleriOrigins of reverence
Büyükbabası, kendi çevresi içinde Kutsal Yazıların çok saygın bir mütercimi idi.The grandfather became within his own circle a highly esteemed interpreter of Scripture.
Eulaeus ve Lenaeus, Ptolemy'nin saygınlığını artırarak otoritelerini güçlendirmeye çalıştılar.Eulaeus and Lenaeus sought to reinforce their authority by augmenting the dignity of Ptolemy.
Filmler, Marple'ı renkli, saygın ama otoriter ve eksantrik bir karakter olarak tasvir ediyordu.The films depicted Marple as a colourful character, respectable but bossy and eccentric.
Saygın bir Venedik senatörünün güzel kızı Desdemona ile kaçarak evlenir.He elopes with Desdemona, the beautiful daughter of a respected Venetian senator.
Saygın Ancestry.com alanda analizler edilmiştir ve ırkı İrani, Türk ve Kafkas'a sahiptir. [1]He has been analyzed in Ancestry.com reputable site and his race has Irani, Turk and Caucas.[5]
Bir bilgin olarak saygınlığı, çeşitli taklitlere, sahtekarlıklara ve yanlış atıflara yol açtı.His eminence as a scholar gave rise to several imitations, forgeries and misattributions.
Meleager, saygın bir prens olarak büyüdü.Meleager grew to be a well-respected prince.
Grup, hâlâ yurtdışındaki en saygın Fin grubudur.They are still the most respected Finnish group abroad.
Kısmen Woolf'un kardeşi Thoby Stephen'a dayanan Percival, diğer altısının saygın kahramanıdır.Percival, partly based on Woolf's brother, Thoby Stephen, is the esteemed hero of the other six.
Bunların arasında 1993'te saygın Lakatos Ödülü'nü paylaşan Particles and Waves da vardır.Among them are Particles and Waves, which shared the prestigious Lakatos Award in 1993.
Firma saygınlığını artırmayı deniyor.Die Firma versucht ihren Ruf zu verbessern.
Orası saygın bir mağazadır.Das ist ein angesehener Laden.
Saygını geri kazan, yaşama hakkını da!Nimm dir deinen Respekt zurück, dein Recht auf Leben!
Kılıçdaroğlu ise şöyle konuştu: "Milli iradeye duyduğumuz saygının gereği yerine getirildi."Schönborn erklärte im Gottesdienst: „Wir, Gottes Volk, seine Kirche, tragen miteinander an dieser Schuld“.
Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir.Verlust des internationalen Ansehens.
Aynı zamanda saygın bir kadın hakları eylemcisiydi.Sie war außerdem als Frauenrechtlerin aktiv.
Darmstadt Teknik Üniversitesi'nin dünyada birçok saygın üniversiteyle ilişkileri vardır.Die Technische Universität Dortmund kooperiert mit Hochschulen in der ganzen Welt.
Din ve devlet iki ayrı saygın yapıdır.Die Trennung von Staat und Kirche kann aus zwei gegensätzlichen Motiven erfolgen.
Zengin ve Saygın kişiler bulunmaktadır.Wie wird man reich und berühmt?
Erişim tarihi: 25 Ocak 2009. ^ Semih Saygıner Kimdir? ^ .Ludwigshafen 12. November 2009. Morgen: Wer zahlt dann?
Cambridge dünyanın çoğunlukla en iyi ve en saygın üniversiteleri arasında sayılır.Die University of Cambridge gilt als eine der angesehensten und prestigeträchtigsten Universitäten der Welt.
Sovyetler Birliği'nin en saygın kahramanlarından biriydi.Er zählte zu den bekanntesten Schauspielern der Sowjetunion.
Bu da tasarımcısı Jean-Constant Verdier'e dünya çapında büyük bir saygınlık kazandırmıştır.So erfuhren Jan Vermeer und sein Werk immer größere Würdigung.
Orası saygın bir mağazadır.C'est un magasin honorable.

İlgili Sayfalar