O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Odišla v polke vypočitávania jeho lásky k nej.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Se ne è andata prima che finisse l'elenco del suo amore per lei.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Sie verließ den Raum noch während seiner Aufzählung über seine Liebe zu ihr.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Wyszła w połowie tego wyliczania. Dość! Wyszła w połowie tego wyliczania.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Εκείνη αποχώρησε από την αίθουσα στην μέση της απαρίθμησης της αγάπης του για εκείνη.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Вона пішла на половині переліку його кохання до неї.
O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Тя напусна стаята преди той да успее да изброи своята любов към нея.
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Albowiem mówię wam poganom, ilem ja jest Apostołem pogan, usługiwanie moje zalecam,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.A vam poganom govorim. V kolikor sem torej apostol poganov, hvalim svojo službo,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.For til eder taler jeg, I hedninger! Så sant som jeg er hedningenes apostel, priser jeg mitt embede,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Je vous le dis à vous, païens: en tant que je suis apôtre des païens, je glorifie mon ministère,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.내가 이방인인 너희에게 말하노라 내가 이방인의 사도인만큼 내 직분을 영광스럽게 여기노니
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Lebo hovorím vám pohanom: Nakoľko teda som ja apoštolom pohanov, vychvaľujem túto svoju službu,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Mas é a vós, gentios, que falo; e, porquanto sou apóstolo dos gentios, glorifico o meu ministério,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Mert néktek mondom a pogányoknak, a mennyiben hát én pogányok apostola vagyok, a szolgálatomat dicsõítem,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Mit euch Heiden rede ich; denn dieweil ich der Heiden Apostel bin, will ich mein Amt preisen,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Og til eder, I Hedninger, siger jeg: For så vidt jeg nu er Hedningeapostel, ærer jeg min Tjeneste,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Pertanto, ecco che cosa dico a voi, Gentili: come apostolo dei Gentili, io faccio onore al mio ministero
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Teille, pakanoille, minä sanon: Koska olen pakanain apostoli, pidän minä virkaani kunniassa,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Tôi nói cùng anh em là người ngoại: bấy lâu tôi làm sứ đồ cho dân ngoại, tôi làm vinh hiển chức vụ mình,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Tôi nói cùng anh_em là người ngoại : bấy_lâu tôi làm sứ đồ cho dân ngoại , tôi làm vinh_hiển chức_vụ mình ,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Vámť zajisté pravím pohanům, jelikož jsem já apoštol pohanský, přisluhování mé oslavuji,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.V'o spun vouă, Neamurilor: ,,Întrucît sînt apostol al Neamurilor, îmi slăvesc slujba mea,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Y a vosotros los gentiles digo: Por cuanto yo soy apóstol de los gentiles, honro mi ministerio
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Διοτι προς εσας τα εθνη λεγω, Εφ' οσον μεν ειμαι εγω αποστολος των εθνων, την διακονιαν μου δοξαζω,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Вам бо, поганам, глаголю, на скільки я апостол поганам: Службу мою прославляю,
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.Вам говорю, язычникам. Как Апостол язычников, я прославляю служение мое.
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.כי אליכם הגוים אני מדבר וכפי אשר שליח הגוים אנכי את שרותי אפאר׃
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.فاني اقول لكم ايها الامم. بما اني انا رسول للامم امجد خدمتي
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.我 對 你 們 外 邦 人 說 這 話 . 因 我 是 外 邦 人 的 使 徒 、 所 以 敬 重 我 的 職 分 . 〔 敬 重 原 文 作 榮 耀
Öteki uluslardan olan sizlere söylüyorum: Uluslara elçi olarak gönderildiğim için görevimi yüce sayarım.我 對 你 們外邦人 說這話 . 因我 是 外邦人 的 使徒 、 所以 敬重 我 的 職分 . 〔 敬重 原文 作 榮耀
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Dar astăzi îmi numeri paşii, ai ochiul asupra păcatelor mele;
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Ačkoli nyní kroky mé počítáš, aniž shovíváš hříchům mým,
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Aczkolwiekeś teraz kroki moje obliczył, ani odwłóczysz karania za grzech mój.
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.De most számlálgatod az én lépéseimet, és nem nézed el az én vétkeimet!
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Derimod tæller du nu mine Skridt, du tilgiver ikke min Synd,
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Então contarias os meus passos; não estarias a vigiar sobre o meu pecado;
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.ja, du skulle då räkna mina steg, du skulle ej akta på min synd.
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Jetzt aber zählst du meine Gänge. Hast du nicht acht auf meine Sünden?
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Kajti sedaj šteješ korake moje; ne paziš li na greh moj?
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.그러하온데 이제 주께서 나의 걸음을 세시오니 나의 죄를 살피지 아니하시나이까
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Lalu akan Kauawasi setiap langkahku, tapi tidak lagi Kauperhatikan dosaku
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Lebo vtedy budeš počítať moje kroky: nebudeš striehnuť na môj hriech.
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Maar nu let U scherp op elke stap die ik zet en ziet U elke fout die ik maak.
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Mais aujourd`hui tu comptes mes pas, Tu as l`oeil sur mes péchés;
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Men nu teller du mine skritt og akter stadig på min synd.
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Mentre ora tu conti i miei passi non spieresti più il mio peccato
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Nhưng bây giờ, Chúa đếm các bước tôi, Chúa há chẳng xem xét các tội lỗi tôi sao?
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Nhưng bây_giờ , Chúa đếm các bước tôi , Chúa há chẳng xem_xét các tội_lỗi tôi sao ?
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Porque ahora me cuentas los pasos, y no das tregua a mi pecado
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Silloin sinä laskisit minun askeleeni, et pitäisi vaaria minun synnistäni;
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.Διοτι τωρα αριθμεις τα διαβηματα μου δεν παραφυλαττεις τας αμαρτιας μου;
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.А сега броиш стъпките ми; Не наблюдаваш ли греховете ми?
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.ибо тогда Ты исчислял бы шаги мои и не подстерегал бы греха моего;
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.כי עתה צעדי תספור לא תשמור על חטאתי׃
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.اما الآن فتحصي خطواتي. ألا تحافظ على خطيتي.
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.但 如 今 你 數 點 我 的 腳 步 、 豈 不 窺 察 我 的 罪 過 麼
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.但 如今 你 數點 我 的 腳步 、 豈不窺察 我 的 罪過麼
Pekâlâ. O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.Kekasihnya pergi sebelum dia selesai menghitung cintanya kepada kekasihnya.
Pekâlâ. O, sevgilisine karşı olan aşkını sayarken kız odayı terk etti.그래요! 그걸 다 세고 있는 중간에