sayısız ile cümle

sayısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,Jetzt hört man auf zahllosen Sitzungen, im Stadtrat von Portland oder sonst wo:
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,수 없는 만남들이 저 곳에서 이뤄집니다.
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,Maintenant, dans d'innombrables réunions, vous savez,
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,Så, på oändliga möten hos, ni vet,
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,Sedaj ob nešteto sestankih
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,עכשיו, בישיבות רבות מספור, אתם יודעים
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,الآن، في إجتماعات لا حصر لها،
Şimdi, sayısız toplantılarda, bilirsiniz,ポートランド市議会は
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.(67:18) Колесниц Божиих тьмы, тысячи тысяч; среди их Господь на Синае,во святилище.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.Dengan puluhan ribu kereta kuat Allah tampil di antara mereka dalam keagungan-Nya
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.Der Wagen Gottes sind vieltausendmal tausend; der HERR ist unter ihnen am heiligen Sinai.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.하나님의 병거가 천천이요 만만이라 주께서 그 중에 계심이 시내산 성소에 계심 같도다
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.Os carros de Deus são miríades, milhares de milhares. O Senhor está no meio deles, como em Sinai no santuário.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.Titusinder er Guds Vogne, tusinde Gange tusinde, HERREN kom fra Sinaj til Helligdommen.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.Voz Božjih je dvakrat deset tisoč, tisoč krat tisoč; Gospod je med njimi, kakor na Sinaju, v svetišču.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.Αι αμαξαι του Θεου ειναι δισμυριαι χιλιαδες χιλιαδων ο Κυριος ειναι μεταξυ αυτων ως εν Σινα, εν τω αγιω τοπω.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.רכב אלהים רבתים אלפי שנאן אדני בם סיני בקדש׃
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.‎مركبات الله ربوات الوف مكررة. الرب فيها. سينا في القدس‎.
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.神 的 車 輦 累 萬 盈 千 . 主 在 其 中 、 好 像 在 西 乃 聖 山 一 樣
Tanrının savaş arabaları sayısızdır, Rab kutsallık içinde Sinadan geldi.神 的 車輦 累 萬盈千 . 主 在 其中 、 好像 在 西乃聖 山 一 樣
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Bahkan, dia bisa menyelamatkan banyak jiwa.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.De fapt, s-ar putea să salveze nenumărate vieți.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.De hecho, incluso podría salvar incontables vidas.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Di fatto, potrebbe salvare innumerevoli vite.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.En réalité, ça pourrait sauver d'innombrables vies.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Het zou zelfs talloze levens kunnen redden.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Im Gegenteil, es könnte unzählig viele Leben retten.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.I själva verket kan det spara oräkneliga liv.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.실은, 셀 수 없이 많은 사람들을 살릴 수 있습니다.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Pravě naopak, mohl by zachránit nespočet životů.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Trong thực tế, nó có thể cứu vô số mạng sống.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.W rzeczywistości może ocalić niezliczoną ilość żyć.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Για την ακρίβεια, μπορεί να σώσει αμέτρητες ζωές.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Власне, він може врятувати безліч життів.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.Даже може да спаси безброй животи.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.На самом деле он способен спасти множество жизней.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.אלא יציל אינספור חיים.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.وفي الحقيقة قد يمكن أن ينقذ أرواح لا تحصى.
Tersine sayısız hayat kurtarabilir.みんなも感染源になって
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.C'è un intero universo di persone li fuori, innumerevoli altri diffondono idee di un futuro positivo.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.Exista un univers intreg de oameni acolo si multi altii care impartasesc ideile unui viitor mai bun.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.Há um universo inteiro de pessoas lá fora incontáveis pessoas espalhando ideias de um futuro positivo.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.Hay un universo de personas ahí afuera, incontables, difundiendo ideas de un futuro positivo.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.Il existe un univers tout entier de personnes ici bas, d'innombrables propageant des idées d'un futur positif.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.Universumimme on täynnä ihmisiä levittämässä ajatuksia positiivisesta tulevaisuudesta.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.Целая вселенная полна людьми, несчетное количество их распространяет идеи светлого будущего.
Tüm insanlık aleminde faydalı bir gelecek için sayısızı fikir yayılıyor.هناك حشد عالمي هائل من الناس في الخارج، لا يمكن احصائهم ينشرون الافكار حول مستقبل افضل.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Et il y a des trésors sans fin; Le pays est rempli de chevaux, Et il y a des chars sans nombre.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.I napełniona jest ziemia ich srebrem i złotem, a końca niemasz skarbom ich.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Israël heeft grote schatten aan zilver en goud en grote hoeveelheden paarden en wagens.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.그 땅에는 은금이 가득하고 보화가 무한하며 그 땅에는 마필이 가득하고 병거가 무수하며
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Xứ nó đầy bạc và vàng , của_cải vô_cùng ; xứ nó đầy những ngữa , xe_cộ vô_số .
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.Xứ nó đầy bạc và vàng, của cải vô cùng; xứ nó đầy những ngữa, xe cộ vô số.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.И земята им се напълни със сребро и злато, Та няма край на съкровищата им;
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.ותמלא ארצו כסף וזהב ואין קצה לאצרתיו ותמלא ארצו סוסים ואין קצה למרכבתיו׃
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.وامتلأت ارضهم فضة وذهبا ولا نهاية لكنوزهم وامتلأت ارضهم خيلا ولا نهاية لمركباتهم.
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.他 們 的 國 滿 了 金 銀 、 財 寶 也 無 窮 . 他 們 的 地 滿 了 馬 匹 、 車 輛 也 無 數
Ülkeleri altınla, gümüşle dolu, Hazinelerinin sonu yok, Sayısız atları, savaş arabaları var.他 們的國滿 了 金銀 、 財寶 也 無窮 . 他 們的 地滿 了 馬匹 、 車輛 也 無數
Uzay yıldızlar ile dolu. Hepsi de güneş kadar parlak sayısız yıldız.אז בואו ננסח מחדש את השאלה - מדוע החלל שחור?
Vadi toprağı tatlı gelir ona, Herkes ardından gider, Önüsıra gidenlerse sayısızdır.Budú mu sladnúť hrudy údolia, a za ním potiahne každý človek, a tým pred ním neni počtu.

İlgili Sayfalar