sayısız ile cümle

sayısız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Art arda KPhotoAlbum profili oluşturan sayısız yama ilavesiعديد زائد و.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.ámtalan czédrusfát is; mert a Sídon és Tírus [város]beliek czédrusfákat bõségesen szállítának Dávidnak.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Auch Zedernholz ohne Zahl; denn die von Sidon und Tyrus brachten viel Zedernholz zu David.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Dari orang Tirus dan Sidon ia memesan sejumlah besar kayu cemara Libanon
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.e madeira de cedro sem conta, porque os sidonios e tírios traziam a Davi cedro em abundancia
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.i cedrového dreva bez počtu, lebo Sidonci a Týrania dopravovali Dávidovi cedrové drevo vo množstve.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.ja suunnattomat määrät setripuita, sillä siidonilaiset ja tyyrolaiset toivat paljon setripuita Daavidille.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.또 백향목을 무수히 준비하였으니 이는 시돈 사람과 두로 사람이 백향목을 다윗에게로 많이 수운하여 왔음이라
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.och cederbjälkar i otalig mängd; ty sidonierna och tyrierna förde cederträ i myckenhet till David.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.og talløse Cederbjælker, idet Zidonierne og Tyrierne bragte David Cederbjælker i Mængde.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.porque los sidonios y los tirios habían llevado a David gran cantidad de madera de cedro
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.şi lemne de cedru fără număr, căci Sidonienii şi Tirienii aduseseră lui David lemne de cedru din belşug.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Též i dříví cedrového bez počtu; nebo přiváželi Sidonští a Tyrští dříví cedrového množství Davidovi.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.tudi cedrovega lesa brez števila; kajti Sidonci in Tirci so pripeljali mnogo cedrovine Davidu.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.Uit Tyrus en Sidon bracht men ontelbare hoeveelheden cederhout bij David.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.và gỗ bá hương vô số; vì dân Si-đôn và dân Ty-rơ chở rất nhiều gỗ bá hương đến cho vua Ða-vít.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.và gỗ bá hương vô_số ; vì dân Si-đôn và dân Ty-rơ chở rất nhiều gỗ bá hương đến cho vua Ða - vít .
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.και ξυλα κεδρινα αναριθμητα διοτι οι Σιδωνιοι και οι Τυριοι εφερον προς τον Δαβιδ αφθονα κεδρινα ξυλα.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.и кедрови дървета без брой; защото сидонците и тиряните донасяха на Давида много кедрови дървета.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.и кедровых дерев без счету, потому что Сидоняне и Тиряне доставилиДавиду множество кедровых дерев.
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.ועצי ארזים לאין מספר כי הביאו הצידנים והצרים עצי ארזים לרב לדויד׃
Ayrıca sayısız sedir tomruğu da sağladı. Çünkü Saydalılarla Surlular Davuta çok sedir tomruğu getirmişlerdi.وخشب ارز لم يكن له عدد لان الصيدونيين والصوريين أتوا بخشب ارز كثير الى داود.
Başlangıçta, motor Çin stüdyolarının geliştirdiği sayısız fantezi oyunda kullanılmıştı.처음에는 중국 스튜디오들이 여러 판타지 게임에 이 엔진을 이용했습니다
Başlangıçta, motor Çin stüdyolarının geliştirdiği sayısız fantezi oyunda kullanılmıştı.Pierwszymi klientami studia były chińskie firmy, które wykorzystały ten silnik w swoich grach fantasy.
Başlangıçta, motor Çin stüdyolarının geliştirdiği sayısız fantezi oyunda kullanılmıştı.Zpočátku engine využívala mnohá čínská studia ve spoustě fantasy hrách.
Başlangıçta, motor Çin stüdyolarının geliştirdiği sayısız fantezi oyunda kullanılmıştı.Zuerst wurde die Engine in unzähligen Fantasy-Spielen chinesischer Studios verwendet.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Am arătat un proces simplu inspirat de natură; există nenumărate altele.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.He mostrado un simple proceso inspirado en la naturaleza; hay innumerables.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Ho mostrato un semplice processo ispirato dalla natura; ce ne sono un'infinità.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Ich habe einen einfachen, von der Natur inspirierten Prozess gezeigt. Es gibt noch unzählige andere.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.J'ai montré un processus simple inspiré par la nature ; il y en a d'innombrables autres.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Je zag één simpel proces, geïnspireerd door de natuur. Er zijn er nog talloze meer.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.제가 자연에서 영감을 얻은 간단한 과정을 하나 보여드린 겁니다; 셀수없이 많은 다른 과정들이 존재합니다.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Pokazałem tutaj jeden, inspirowany naturą, ale jest niezliczona ilość innych.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Tôi đã nói về một quá trình đơn giản lấy cảm hứng từ thiên nhiên; còn vô số những cái khác nữa.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Ukázal jsem vám jednoduchý postup, kterým mě inspirovala příroda; existuje bezpočet dalších.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Παρουσίασα μία απλή διαδικασία εμπνευσμένη από τη φύση. Υπάρχουν αμέτρητες άλλες.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Показах един прост процес, който беше вдъхновен от природата; но има безкрайно много други процеси.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Я показал вам один процесс, который был вдохновлён природой. Существует бесчисленное множество других.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.Я продемонстрував один простий процес, на який мене надихнула природа, але ж існує безліч інших процесів.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.הצגתי תהליך פשוט שנוצר בהשראתו של הטבע; ישנם אין-ספור אחרים.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.لقد أظهرت عملية بسيطة واحدة كانت مستوحاة من الطبيعة؛ وهناك عدد آخر لا يحصى منها.
Ben sadece doğadan esinlenilmiş, basit bir süreci gösterdim; sayısız başkaları da var.他にも数えきれないほどの 過程が存在します 制限するものは何もありません
Bilime sayısız katkılar yaptı.Hij droeg veel bij aan de wetenschap.
Bilime sayısız katkılar yaptı.과학에 많은 기여를 했습니다.
Bilime sayısız katkılar yaptı.והוא תרם רבות למדע.
Bilime sayısız katkılar yaptı.ولقد قام بالعديد من الإسهامات العظيمة للعلوم.
Bilime sayısız katkılar yaptı.彼の最もよく知られている功績は
"bir Amerikan askerinin hayatı sayısız Iraklı sivilinkine bedeldir" gibi konuşmalarını duyuyorsunuz mesela.예를들자면 미국병사 한명의 생명이 수많은 이라크 시민들의 목숨과 같은 가치가 있는 것처럼 말하지요.
"bir Amerikan askerinin hayatı sayısız Iraklı sivilinkine bedeldir" gibi konuşmalarını duyuyorsunuz mesela.例えば 1人のアメリカ人兵士の命が 無数のイラク市民の命と 同等だなどと言い始めます 限度を過ぎると
Bir karavan parkında yaşamışlığım var. Bunu sayısız defa gördüm.Ho vissuto in una roulotte.L ho visto questo innumerevoli,innumerevoli volte.
Bir karavan parkında yaşamışlığım var. Bunu sayısız defa gördüm.Ζούσα σε τροχόσπιτο, τα έχω δει αυτά αμέτρητες, αμέτρητες φορές.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Daje wam niezliczone okazje, aby jakoś wznieść się na wyższy poziom.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Det erbjuder dit otaliga möjligheter att på något sätt, ta steget till högre mark.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Ele oferece a você inúmeras oportunidades para, de alguma forma, passar a um nível mais elevado.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Es bietet dir unzählige Möglichkeiten, um irgendwie...zu Höherem voranzuschreiten.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Il offre d'innombrables possibilités, pour en quelque sorte, s'élever à un niveau supérieur.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Ofrece innumerables oportunidades para, de alguna forma, subir a un terreno más elevado.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Ponuja nešteto priložnosti, da nekako stopimo na višja tla.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Számtalan lehetőséget kínál, hogy valamiképpen egy magasabb szintre léphess.

İlgili Sayfalar