sayın ile cümle

sayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
36/8=4 4 bu iki sayının En Büyük Ortak Böleni (EBOB). Bu kesir 9/2'ye denk.36 over 8 kan forkortes med 4.
36/8=4 4 bu iki sayının En Büyük Ortak Böleni (EBOB). Bu kesir 9/2'ye denk.Takže 36/8 je stejné jako-- můžeme to vykrátit dělením čitatele i jmenovatele čtyřmi.
36/8=4 4 bu iki sayının En Büyük Ortak Böleni (EBOB). Bu kesir 9/2'ye denk.Та 36/8 е равно на - можем да опростим, като разделим числителя и знаменателя на 4.
36/8=4 4 bu iki sayının En Büyük Ortak Böleni (EBOB). Bu kesir 9/2'ye denk.اذاً 36/8 يعادل --اذاً يمكننا ان نبسط، نقسم البسط والمقام على 4
36/8=4 4 bu iki sayının En Büyük Ortak Böleni (EBOB). Bu kesir 9/2'ye denk.それは、最大公約数です。それは 9/2 と同じものです。
3 çarpı eksi 2 desem ne olur? İki sayının negatif olma durumu. -Gdybyśmy pomnożyli 3 razy -2, to nie ma znaczenia.
3 çarpı eksi 2 desem ne olur? İki sayının negatif olma durumu. -Ha 3-mal megszorozzuk a -2-t, nem lesz változás.
3 çarpı eksi 2 desem ne olur? İki sayının negatif olma durumu. -Ако умножаваме 3 по -2, не би трябвало да има значение.
3 çarpı eksi 2 desem ne olur? İki sayının negatif olma durumu. -Якби ми множили 3 на -2, немає різниці. порядок в якому ми множимо не змінить добуток.
78, bir sayının küçük bir yüzdeliği ise, o sayının epey büyük olması gerekir.어떤 수는 굉장히 커야겠죠?
78, bir sayının küçük bir yüzdeliği ise, o sayının epey büyük olması gerekir.Skoro taka mała część wynosi aż 78, to liczba, z której wyciągamy procent, musi być duża.
78, bir sayının küçük bir yüzdeliği ise, o sayının epey büyük olması gerekir.اذا كانت 78 نسبة صغيرة من عدد معين، فهذا يعني ان العدد سيكون كبيراً جداً، والناتج الذي حصلنا عليه يثبت هذا
78, bir sayının küçük bir yüzdeliği ise, o sayının epey büyük olması gerekir.その数はずいぶん大きくなくてはいけないということです.そして,私達の答えは大きくなっています. つまり,この答えは正しいように見えます.
78, hangi sayının yüzde 15'idir?78은 어떤 수의 15%일까요?
78, hangi sayının yüzde 15'idir?- 78 e' il 15% di quale numero?
78, hangi sayının yüzde 15'idir?. 78 er 15% af hvilket tal?
78, hangi sayının yüzde 15'idir?. 78 is 15% van welk getal?
78, hangi sayının yüzde 15'idir?78 to 15% z jakiej liczby?
78, hangi sayının yüzde 15'idir? Bilinmeyen bir sayımız var.78 je 15 % z kolika?
78, hangi sayının yüzde 15'idir?Tehát van egy ismeretlen számunk, és ha ennek vesszük a 15%-át, 78-at kapunk.
78, hangi sayının yüzde 15'idir?От кое число 78 е 15%?
78, hangi sayının yüzde 15'idir?نسبة 78 تكون 15% من اي عدد؟
78, hangi sayının yüzde 15'idir?つまりここには何か知らない数,未知の数があります. そしてその数の 15% をとると,
Acaba hangi iki sayının çarpımı eksi 10'a, toplamı da artı 3'e eşit? .내가 그 둘을 곱하면 -10이 나오고 내가 그 둘을 더하면 +3이 나오는 두 수는 무엇인가요?
Acaba hangi iki sayının çarpımı eksi 10'a, toplamı da artı 3'e eşit? .¿Qué números multiplicados por si mismos dan 10 negativo y sumados dan 3 positivo?
Acaba hangi iki sayının çarpımı eksi 10'a, toplamı da artı 3'e eşit? .Кои две числа, когато ги умножа, са равни на минус 10 и когато ги прибавя са равни на плюс 3?
Acaba hangi iki sayının çarpımı eksi 10'a, toplamı da artı 3'e eşit? .ماهما العددان، اللذان عندما اضربهما، احصل على -10 وعندما اجمعهما احصل على موجب 3؟
Ağustos 2002’de Sayın Nihat Akyol’un yerine geldiKürsat Eserin tilallejoulukuussa 2002
Ağustos 2002’de Sayın Nihat Akyol’un yerine geldiM. Ibrahim Özal ha sostituito il sig.Kürsat Esernel dicembre 2002 ha sostituito il sig.
Ağustos 2002’de Sayın Nihat Akyol’un yerine geldiNÁVRH ZMLUVY ZAKLADAJÚCEJ ÚSTAVUPREEURÓPU
Ağustos 2002’de Sayın Nihat Akyol’un yerine geldiЗаместил гн през декември
Ağustos 2002’de Sayın Pierre Vimont’un yerine geldiPascale Andreani julija 2002 zamenjalgo. Anne-Marie Idrac avgusta 2002 zamenjalag. Pierra Vimonta
Ağustos 2002’de Sayın Pierre Vimont’un yerine geldiPierre Vimontin tilalle elokuussa 2002
Ağustos 2002’de Sayın Pierre Vimont’un yerine geldiSig. Jacques Floch ha sostituito il sig.
"Ah! Nasıl Sayın Wooster yaparsınız?"아! 어떻게 씨 Wooster하십니까?
"Ah! Nasıl Sayın Wooster yaparsınız?"آه! كيف يمكنك أن تفعل ، والسيد وستر؟
"Ah! Nasıl Sayın Wooster yaparsınız?あなたは私の息子、ウィルモットが会ったことのない、私は思う? Motty、最愛の人、これはミスターウースターです。"
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Åh, han har sina fel också", sa Mr Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Åh, han har sine fejl, også," sagde Mr. Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."아, 그도 자신의 결점을 가지고,"윌슨 씨가 말했다.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."No, on má své chyby, také," řekl pan Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."No, on má svoje chyby, tiež," povedal pán Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Och, on ma swoje wady, zbyt," powiedział pan Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, dia memiliki kesalahan, juga," kata Pak Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, el are defectele lui, de asemenea," a declarat domnul Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, ele tem seus defeitos também", disse Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, él tiene sus defectos, también", dijo Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, er hat seine Fehler, auch," sagte Mr. Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, hän on vikansa, liian", sanoi herra Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, hij heeft zijn fouten ook," zei de heer Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, il a ses défauts, trop", a déclaré M. Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, lui ha le sue colpe, troppo", ha dichiarato Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Oh, on je svoje napake, preveč," je dejal gospod Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Ó, ő hibája is," mondta Mr. Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Ồ, ông ta đã lỗi lầm của mình," ông Wilson cho biết.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."Ω, έχει ελαττώματα του, πάρα πολύ", είπε ο κ. Wilson.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."О, він має свої недоліки, теж", сказав пан Вілсон.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."О, он имеет свои недостатки, тоже", сказал г-н Уилсон.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."О, той има своите недостатъци, прекалено", каза г-н Уилсън.
"Ah, o da, onun hataları vardır," Sayın Wilson söyledi."אה, יש לו חסרונות שלו, מדי," אמר מר וילסון.

İlgili Sayfalar