sayılmaz ile cümle
sayılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.Ugyanaz a gondolat. De nem egészen.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.Zelfde idee! Wel, niet helemaal.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.Το ίδιο νόημα, όμως όχι ακριβώς.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.Същата идея! Е, не съвсем.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.Та же идея! Ну, не совсем так.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.אותו הרעיון! טוב, לא בדיוק.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.نفس الفكرة .. حسنا .. ليس تماما.
Aynı düşünce-- pek sayılmaz.しかし実際はキリスト教徒も 彼らが神に 降伏したという事実を誇りに思っています
Ayrıca sen pek de beraber gelecek planlanacak... ...cinsten bir adam sayılmazsın.Et puis, d'un point de vue purement pratique, tu n'es pas exactement le genre d'homme avec qui on envisage-
Ayrıca sen pek de beraber gelecek planlanacak... ...cinsten bir adam sayılmazsın.... و من وجهة نظر عملية لست الرجل الذي
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Ani načasování nebylo zrovna skvělé.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.A poza tym nie był to dobry moment.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Dan saya juga memilih waktu yang kurang bagus.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.E i miei tempi non erano granché.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.En plus, j'avais mal choisi le moment.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.És az időzítésem se volt túl jó:
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.게다가 시기도 좋지 않았습니다
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Lúc đó không phải là thời điểm thích hợp.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Mijn timing was ook niet geweldig.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Și nici sincronizarea mea nu era grozavă.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Und mein Timing war auch nicht gerade toll.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Y mi salida fue inoportuna.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Η επιλογή χρόνου δεν ήταν και η καλύτερη.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.Времю которую я выбрала также нельзя назвать замечательным.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.И моето излизане се оказа неудачно.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.וגם התזמון שלי לא היה מעולה.
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.وكان التوقيت غير ملائم أيضاً
Ayrıca, zamanlamam da pek harika sayılmazdı.私が大西洋を渡った2005年は
Başlangıç Bu çok sıcak Sıcak değil mi ? pek sayılmaz... fena değilเค้าไม่ร้อนบ้างรึไงนะ
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Én Nem számíthat az én testvérem.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Eu não pode contar com o meu irmão. eu não confio nele também.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Eu nu poate conta pe fratele meu. Eu nu am încredere în el prea.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Ich kann nicht auf meinen Bruder zu zählen. Ich traue ihm auch.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.I ei voi luottaa veljeni. En luota häneen liian.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Ik kan niet rekenen op mijn broer. Ik vertrouw hem niet ook.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Io non possono contare su mio fratello.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.J'ai ne peut pas compter sur mon frère. Je ne lui fais confiance aussi.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Ja Nemožno sa spoliehať na svojho brata.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Ja nie może liczyć na mojego brata.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Jaz ne more računati na svojega brata. Jaz ga ne zaupajo preveč.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Jeg kan ikke regne med min bror. Jeg stoler ikke på ham også.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Nelze spoléhat na svého bratra. Nevěřím mu také.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok. O senin arkasında bazı çılgınca şeyler yapıyor geri.Saya tidak bisa mengandalkan adik saya. saya tidak percaya padanya juga.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok. O senin arkasında bazı çılgınca şeyler yapıyor geri.Tôi không có thể dựa vào anh trai tôi. tôi không tin tưởng anh ta quá.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok. O senin arkasında bazı çılgınca şeyler yapıyor geri.Я не могут рассчитывать на моего брата. я ему не доверяю тоже.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok. O senin arkasında bazı çılgınca şeyler yapıyor geri.Я не можуть розраховувати на мого брата. я йому не довіряю теж.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Yo no puede contar con mi hermano. i no confían en él también.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Εγώ δεν μπορεί να υπολογίζει για τον αδελφό μου.
Ben ağabeyim sayılmaz. ben onu güvenmiyorum çok.Аз не може да разчита на брат ми.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Ako se zasači tat pri vlomu in ga kdo udari, da umrje, ne bodi kriv krvi;
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Als een inbreker op heterdaad wordt betrapt en iemand doodt hem, is degene die hem doodde, onschuldig.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Dacă hoţul este prins spărgînd, şi e lovit şi moare, cel ce l -a lovit nu va fi vinovat de omor faţă de el;
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Dersom tyven blir grepet mens han bryter inn, og blir slått så han dør, da kommer det ingen blodskyld derav.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Ertappas tjuven vid inbrottet och bliver slagen till döds, så vilar ingen blodskuld på dråparen.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.ház-fölverésen kapják a tolvajt, és [úgy] megverik, hogy meghal, nincs vérbûn miatta.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.(Jestliže by zloděj zastižen byl při podkopávání a ubit jsa, umřel by: ten, kdo ho ranil, nebude vinen smrtí.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Jos varas tavataan murtautumasta sisälle ja lyödään kuoliaaksi, ei tappaja ole vereen vikapää.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.(Keby bol zlodej pristihnutý pri vlamačstve, a bude uderený tak, že zomrie, nebude pre neho viny na krvi.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.도적이 뚫고 들어옴을 보고 그를 쳐 죽이면 피 흘린 죄가 없으나
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Nếu kẻ trộm đang cạy cửa mà bị bắt và đánh chết đi, thì kẻ đánh chết chẳng phải tội sát nhân.