sayılmaz ile cümle
sayılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Но в итоге ты жил дома с мамой. Так что карьеры в этом не было.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Но в края на краищата, живееш с майка си. Така че това не е истинска кариера.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.אבל בסופו של דבר אתה גר בבית של אימא. כך שזו לא היתה ממש קריירה.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.ولكن في النهاية، فأنت تعيش مع والدتك. فهي ليست فعلاً مهنة.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.それに本当の職業じゃない いかに
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Ce n'est pas du foie gras parce que ce n'est pas du gavage.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Det är inte "riktig" foie gras för det är ingen sondmatning.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Es ist keine Foie Gras, weil die Tiere nicht gestopft wurden.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Het is geen foie gras omdat het geen 'gavage' was.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Itu bukan foie gras karena bukan 'gavage'.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.강제로 모이를 먹이지 않았기 때문에 푸아그라가 아니라는 겁니다.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Não é "foie gras" porque não é produzido através da "gavage".
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Nem igazi libamájpástétom, mert nem töméssel termeli meg.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Není to foie gras protože nekrmí sondou.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.No es foie gras porque no es "gavage",
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Non è foie gras perché non è prodotto con il "gavage".
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Nu este foie gras pentru că nu se face gavaj.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Se ei ole hanhenmaksaa, koska se ei ole tehty gavagella.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.To nie foie gras, bo nie karmił siłą.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı."Δεν είναι φουαγκρά γιατί δεν γίνεται με διασωλήνωση".
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Не е гъши дроб, защото не е нагушване.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.Это не фуа-гра, потому что нет гаважа.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.זו לא מנת כבד אווז כי זה לא גוואז'.
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.فهي ليست فطيرة اوز لانها لاتحتوي علي تسمين
Foie gras sayılmaz çünkü gavaj yapılmamıştı.フォアグラではない
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Boli mu známe Galileove pokusy, keď sa snažil zistiť, či svetlo má alebo nemá rýchlosť.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Conosceva gli esperimenti di Galileo che cercavano di determinare se la luce avesse velocità.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Dan dia sangat mengenal percobaan Galileo yang mencoba untuk menentukan apakah cahaya memiliki kecepatan.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.El cunoştea experimentele lui Galileo care a încercat să afle dacă lumina avea viteză.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Ele conhecia as experiências de Galileu para procurar determinar se a luz tem velocidade.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Él estaba familiarizado con los experimentos de Galileo que intentaban determinar si la luz tenía velocidad.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Er war mit Galileis Experimenten zur Bestimmung einer existierenden Lichtgeschwindigkeit vertraut.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Fizeau znał eksperymenty Galileusza mające na celu ustalenie czy światło ma prędkość.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Han var bekant med Galileos experiment, där han försökte ta reda på om ljus har en hastighet
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Hij wist dat Galileo experimenteerde met lichtsnelheid.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Il connaissait bien les expériences de Galilée pour tenter de déterminer si la lumière avait une vitesse.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Ismerte Galileo kísérleteit, amivel ő megpróbálta megállapítani, hogy a fénynek van-e sebessége.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.그는 갈릴레오의 실험에 익숙했습니다. 빛에 속도가 있는가 파악하는 실험입니다.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Ông Fizeau đã quen với các thí nghiệm của Gallileo để xác định xem ánh sáng có tốc độ hay không.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Poznal je Galilejeve poskuse, ko je skušal določiti svetlobi njeno hitrost.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Он был знаком с опытами Галилея, пытавшегося определить, обладает свет скоростью или нет.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.והוא הכיר את ניסוייו של גליליאו בניסיון לקבוע האם לאור יש או אין מהירות.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.وكان على ذراية بتجارب غاليليو في محاولته لإثبات إذا ماكان للضوء سرعة أم لا.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.ガリレオの実験の話を 彼は よく知っていました ガリレオは素晴らしい 実験を考え出しました
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Bukan kenyataan yang tepat. Begitulah.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Det er så ikke hele sandhenden...
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Dù sao cũng không phải toàn bộ sự thật.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Ei aivan koko totuus. Oli miten oli.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Inte hela sanningen, men men.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...이건 전부 진실이 아닐겁니다. 어쨌든,
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Não é bem toda a verdade. Mas enfim...
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Nem egészen őszinték. Na de mindegy.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Nicht ganz die volle Wahrheit. Wie auch immer.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...No es exactamente la verdadera historia. De todos modos.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Non esattamente la completa verità. Comunque.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Nu e chiar tot adevărul. Să zicem.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse... Ön sayfada bulunan resim buydu.Niet helemaal waar, maar goed.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Pas tout à fait la vérité... Enfin.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...Rahlo oddaljeno od resnice. Kakorkoli.
Gerçekte olanlar tam da böyle sayılmaz ama neyse...To nie do końca prawda.