sayılmaz ile cümle

sayılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."So che il mio ragazzo non va bene per me, ma questa relazione non conta.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Știu că prietenul meu nu e bun pentru mine, dar relația asta nu contează.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Tudom, hogy a barátom nem való hozzám, de ez a kapcsolat egyáltalán nem számít.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Vem, da moj fant ni primeren zame, ampak to razmerje se ne šteje.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Viem, že môj chalan pre mňa nie je úplne najlepší, ale veď to nie je vážny vzťah.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Wiem, że mój chłopak jest dla mnie nieodpowiedni, ale ten związek się nie liczy.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Ya sé que mi novio no es bueno para mí, pero esta relación no cuenta.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Ξέρω ότι το αγόρι μου δεν είναι για μένα, αλλά αυτή η σχέση δεν μετράει.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Знам, че приятелят ми не е добър за мен, но тази връзка не се брои.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Я знаю, что мой парень недостаточно хорош для меня, но эти отношения не в счёт.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."Я знаю, що мій хлопець недостатньо хороший для мене, але ці стосунки не мають значення.
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."אני יודעת שהחבר שלי לא טוב בשבילי,
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz."إني أعلم أن صديقي الحميم ليس جيداً لي،
"Erkek arkadaşımın benim için uygun olmadığını biliyorum, ama bu ilişki sayılmaz.分かってるけど 真剣な交際までの 時間つぶしだからいいでしょ」
Eski sayılmaz --Ce n'est pas vraiment vintage, mais elle aime ce son pour certaines musiques.
Eski sayılmaz --오래된 물건이지만 상관없습니다.
Eski sayılmaz --Nó không nên được coi la lỗi thời
Eski sayılmaz --Non è vintage, solo che certa musica deve suonare in un certo modo.
Eski sayılmaz --Nu e considerată demodată.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Det är inte tänkt som vintage -- hon tycker bara att viss musik ska låta på ett speciellt sätt.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Het wordt niet gezien als vintage -- ze houdt er gewoon van dat bepaalde muziek een bepaalde manier klinkt.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Não é considerado vintage -- ela apenas gosta que certas músicas soem de certa maneira.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Nem azért, mert klasszikus -- bizonyos zenéket bizonyos hangzással kedvel.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Není to zastaralé - ona jen ráda poslouchá určitou hudbu, určitým způsobem.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Ne zdi se ji staromoden, samo všeč ji je, da je določena glasba slišati na določen način.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Nie je zastaraný - má len rada, ak istá hudba znie istým štýlom.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Nie robi tego dla szpanu -- po prostu lubi gdy konkretna muzyka brzmi w konkretny sposób.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.No se considera un clásico... a ells simplemente le gusta que cierta música suene de cierta manera.♪
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Δεν θεωρείται συλλεκτικό -- απλά της αρέσει να ακούει τη συγκεκριμένη μουσική με συγκεκριμένο τρόπο.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.И это вовсе не винтаж - просто она любит, чтобы особенная музыка звучала особо.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Не се смята за старомодно - тя просто обича определена музика да звучи по определен начин.
Eski sayılmaz -- Sadece belirli bir şekilde davranmak için belirli bir müzik sever.Це не тому, що він вінтажний - їй просто подобається, коли певна музика звучить певним чином.
Eski sayılmaz --הוא לא נחשב משובח --
Eski sayılmaz --特定の音楽をカセットから鳴らすのが 好きなだけです
Etmasakt, alanındaki yegâne uygulama sayılmaz.Etmasakt no es la única aplicación de este estilo.
Etmasakt, alanındaki yegâne uygulama sayılmaz.Etmasakt не е единственото приложение от този вид.
Etmasakt, alanındaki yegâne uygulama sayılmaz.Ma Etmasakt non è la sola applicazione di questo tipo.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Ale to nie jest jeszcze najzabawniejsze, choć jest ciekawe.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Alors c'est pas la partie de la recherche la plus rigolote, mais c'est intéressant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Asta nu e partea ce mai distractivă a cercetării, chiar dacă e interesantă.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı. (...)Certo, non è la parte più divertente di questa ricerca, per interessante che sia (Risate).
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Das ist nicht der Teil meiner Forschung, der mir am meisten Spass macht, aber es ist interessant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Dat is niet het spannendste deel van dit onderzoek, hoewel het interessant is.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.재미긴 해도, 이것이 이 연구에서 제일 재미있는 부분은 아닙니다.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Så det er ikke det sjoveste ved dette forskning, selvom det er interessant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Y esa claramente no es la parte más divertida de esta investigación, aunque es interesante.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.И хотя это очень интересно, это ещё не самая весёлая часть моего исследования.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Това не е най-забавната част от това изследване, макар и да е интересно.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.זה לא החלק הכי כיפי במחקר הזה, למרות שזה מעניין.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.لذلك فالحفر ليس الشيء الممتع في هذا البحث، على الرغم من أنه كان ممتعاً حقاً.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.(笑)
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Ale nakonec jste pořád žili doma se svou matkou. Nebyla to žádná kariéra.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Dar treaba e că, la urma urmei, locuiai acasă cu mama ta. Deci nu era chiar o carieră.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.결국 이들은 부모한테 얹혀살았죠. 좋은 직업이라고 볼 수는 없는 거죠.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Ma alla fine ti trovavi a vivere a casa con la mamma. Non era davvero una carriera, quindi.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Maar uiteindelijk was het wel zo dat je bij je moeder thuis woonde. Het was niet bepaald een carrière.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Mais le problème c'est qu'on se retrouvait à vivre chez sa mère. Ce qui ne faisait pas vraiment une carrière.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Mas, no final, acabava a viver em casa dos pais. Portanto, não era realmente uma carreira.
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.Pero al final del día, terminabas viviendo en casa de tu madre. Así que no era una carrera
Fakat en sonunda eve gidip annenizle yaşamak zorundaydınız, pek de bir kariyer sayılmazdı yani.To niezłe życie, tyle że mieszkasz u matki. Marna kariera.

İlgili Sayfalar