Ana içeriğe geç
Sözlük

savurganlık ile cümle

savurganlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Böyle bir savurganlık beni aşar.Such extravagance is beyond my reach.
Çoğu Liberal Üniversiteye karşı çıkmıştır, Üniversiteyi savurganlık olarak görmüşlerdir.Many Liberals were opposed to the University, which they saw as an extravagance.
Domus Aurea'nın savurganlıklarından bazıları geleceğe ayna tutmuştur.Some of the extravagances of the Domus Aurea had repercussions for the future.
Biraz savurganlık ettim.I splurged a bit.
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.But when his disciples saw this, they were indignant, saying, "Why this waste?
Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.Who are neither prodigal nor miserly in their spending but follow a middle path;
Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.Verily, He likes not Al-Musrifun (those who waste by extravagance),
Onlar büyüyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin.And do not consume it extravagantly or hastily before they grow up.
Kaçmayın, lüks ve savurganlık için yaşadığınız yere, evlerinize dönünüz.(They were told): "Flee not, but return to your comforts and to your dwellings.
Yiyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız.Eat and drink, and do not waste.
Fakat Noel'de birazcık olsun savurganlık yapmaya güçleri yetti mi?How did they afford to splurge a bit at Christmas?
Stoykoski, radyonun para faaliyetlerinin savurganlık olduğunu ileri sürerek denetleme emri vermişti.He has ordered an audit of its financial activities, implying they were wasteful.
Bütün bunların üzerine savurganlık ve israf eklenebilir." [1]On top of all this there may be extravagance and wastefulness."[1]
Yiyip için, ama savurganlık yapmayın. Tanrı savurganlık yapanları sevmez.وكلوا واشربوا ولا تسرفوا ان الله لا يحب المسرفين.
İsraf ve savurganlıklar çoğaldı.Rozšírilo sa tu pláteníctvo a súkenníctvo.
İsraf ve savurganlıklar çoğaldı.Mitmekesisemaks muutusid kõhrkalad ja luukalad.
Biraz savurganlık ettim.Aku sedikit mengeluarkan uang
Biraz savurganlık ettim.Eu gastei um monte de dinheiro.
Biraz savurganlık ettim.돈 좀 썼죠!
Biraz savurganlık ettim.Me puse en gastos.
Biraz savurganlık ettim.Мені це немало коштувало.
Biraz savurganlık ettim.أصبحت أتباهى قليلاً
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.A keď to videli jeho učeníci, mrzeli sa a vraveli: Načo táto ztrata?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Al verlo, sus discípulos se indignaron y dijeron: --¿Para qué este desperdicio
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.A vidouce to učedlníci jeho, rozhněvali se, řkouce: I k čemu jest ztráta tato?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Co widząc uczniowie jego, rozgniewali się, mówiąc: I na cóż ta utrata?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Da das seine Jünger sahen, wurden sie unwillig und sprachen: Wozu diese Vergeudung?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Då lärjungarna sågo detta, blevo de misslynta och sade: »Varför skulle detta förspillas?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.I discepoli vedendo ciò si sdegnarono e dissero: «Perché questo spreco
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.제자들이 보고 분하여 가로되 무슨 의사로 이것을 허비하느뇨
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Ko pa učenci njegovi to vidijo, se razhudé, govoreč: Čemu ta potrata?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Látván pedig ezt az õ tanítványai, bosszankodának, mondván: Mire való ez a tékozlás?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Les disciples, voyant cela, s`indignèrent, et dirent: A quoi bon cette perte?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Men da Disciplene så det, bleve de vrede og sagde: "Hvortil denne Spilde?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Men da disiplene så det, blev de vrede og sa: Hvad skal denne spille være til?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Môn đồ thấy vậy, giận mà trách rằng: Sao phí của như vậy?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Môn_đồ thấy vậy , giận mà trách rằng : Sao phí của như_vậy ?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Mutta sen nähdessään hänen opetuslapsensa närkästyivät ja sanoivat: "Mitä varten tämä haaskaus?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Quando os discípulos viram isso, indignaram-se, e disseram: Para que este disperdício?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Ucenicilor le -a fost necaz, cînd au văzut lucrul acesta, şi au zis: ,,Ce rost are risipa aceasta?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Ιδοντες δε οι μαθηται αυτου, ηγανακτησαν λεγοντες Εις τι η απωλεια αυτη;
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Побачивши ж ученики Його, сердились, кажучи: На що така втрата?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.Увидев это, ученики Его вознегодовали и говорили: к чему такая трата?
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.ויראו התלמידים ויתרעמו לאמר על מה האבוד הזה׃
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.فلما رأى تلاميذه ذلك اغتاظوا قائلين لماذا هذا الاتلاف.
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.門 徒 看 見 、 就 很 不 喜 悅 、 說 、 何 用 這 樣 的 枉 費 呢
Öğrenciler bunu görünce kızdılar. ‹‹Nedir bu savurganlık?›› dediler.門徒 看見 、 就 很 不喜悅 、 說 、 何用 這樣 的 枉費呢
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod