Ana içeriğe geç
Sözlük

savunu ile cümle

savunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve Hansen bu konuyu ciddiye alan diğer iklimbilimciler gibi nükleer gücün sıkı savunucularındandır.Och Hansen är starkt för kärnkraft, liksom de flesta klimatologer som är seriöst engagerade i denna fråga.
Ve Hansen bu konuyu ciddiye alan diğer iklimbilimciler gibi nükleer gücün sıkı savunucularındandır.Хансен е твърдо за ядрената енергия, както и повечето климатолози, занимаващи се сериозно с този въпрос.
Ve Hansen bu konuyu ciddiye alan diğer iklimbilimciler gibi nükleer gücün sıkı savunucularındandır.הנסן תומך נמרצות באנרגיה גרעינית, בדומה לרוב מומחי האקלים הדנים בנושא ברצינות.
Ve Hansen bu konuyu ciddiye alan diğer iklimbilimciler gibi nükleer gücün sıkı savunucularındandır.وهانسين لديه موقف قوي حول الطاقة النووية، مثل معظم علماء المناخ الذين يشاركون في هذه القضية بكل جدية.
Ve Hansen bu konuyu ciddiye alan diğer iklimbilimciler gibi nükleer gücün sıkı savunucularındandır.他の学者と同じように 原子力を推進している ここに例がある
Ve o zamandan beri fikrin savunucusu oldu.Et, depuis, il est un grand partisan de l'idée.
Ve o zamandan beri fikrin savunucusu oldu.그리고 그는 이 개념의 큰 지지자가 되었습니다.
Ve o zamandan beri fikrin savunucusu oldu.ומאז הפך להיות תומך גדול של כל הרעיון.
Ve o zamandan beri fikrin savunucusu oldu.وأصبح منذ ذلك الحين مُتَبنّيا للفكرة كلها.
Ve o zamandan beri fikrin savunucusu oldu.この国で2つの地方議会は
Ve yine eminim ki seyircililerimizin arasında siz bu küresel etiği savunurken ayakta alkışlayacaklar var.E c'è sicuramente tanta gente tra il pubblico che la incoraggerà nella sua ricerca di un' etica globale.
Ve yine eminim ki seyircililerimizin arasında siz bu küresel etiği savunurken ayakta alkışlayacaklar var.Er zijn ook veel mensen in het publiek die u zullen aanmoedigen als u pleit voor deze mondiale ethiek.
Ve yine eminim ki seyircililerimizin arasında siz bu küresel etiği savunurken ayakta alkışlayacaklar var.그리고 총리님께서 세계윤리를 추구하시는 것에 대해 갈채를 보내는 관중들도 많이 있습니다.
Ve yine eminim ki seyircililerimizin arasında siz bu küresel etiği savunurken ayakta alkışlayacaklar var.Y hay, desde luego, muchos aquí que lo alentarán si procura avanzar con esta ética mundial.
Ve yine eminim ki seyircililerimizin arasında siz bu küresel etiği savunurken ayakta alkışlayacaklar var.ויש בהחלט הרבה אנשים בקהל שיריעו לך בזמן שאתה מבקש לקדם את המוסר הגלובלי הזה. תודה רבה שהגעת ל- TED.
Ve yine eminim ki seyircililerimizin arasında siz bu küresel etiği savunurken ayakta alkışlayacaklar var.あなたの取り組みに声援を送る人々も 数多くいるでしょう TEDにお越し頂きありがとうございました
Wired'ın editörü Chris Anderson kendi tercihini savunuyor ve ekliyor:Chris Anderson, uitgever van Wired, verdedigde zijn keuze:
Wired'ın editörü Chris Anderson kendi tercihini savunuyor ve ekliyor:와이어드지 편집자인 크리스 앤더슨은 그 선택에 대해
Wired'ın editörü Chris Anderson kendi tercihini savunuyor ve ekliyor:כריס אנדרסון, עורך "וויירד", הגן על בחירתו
Wired'ın editörü Chris Anderson kendi tercihini savunuyor ve ekliyor:يرد (كريس اندرسون)، محرر مجلة (وايرد) دفاعاً عن اختياره
Wired'ın editörü Chris Anderson kendi tercihini savunuyor ve ekliyor:「科学技術分野では 表紙を飾るような
Yazar sinema salonlarının boş olmasının suçunun dağıtım firmalarında olduğunu savunuyor:A blogger a forgalmazókat hibáztatja a filmszínházak alacsony látogatottsága miatt.
Yazar sinema salonlarının boş olmasının suçunun dağıtım firmalarında olduğunu savunuyor:El bloguero culpa a los distribuidores de películas por la falta de público en los cines:
Yazar sinema salonlarının boş olmasının suçunun dağıtım firmalarında olduğunu savunuyor:Блогер винит дистрибьюторов фильмов в том, что в кинотеатрах не хватает посетителей:
Yazar sinema salonlarının boş olmasının suçunun dağıtım firmalarında olduğunu savunuyor:يلوم المدون موزعي الأفلام على قلة الجمهور في دور السينما:
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Zastávejte bídného a sirotka, utištěného a chudého spravedliva vyhlašujte.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.(81:3) Давайте суд бедному и сироте; угнетенному и нищему оказывайте справедливость;
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın."Auttakaa oikeuteensa vaivainen ja orpo, antakaa kurjalle ja puutteenalaiselle oikeus.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Belalah anak yatim dan orang lemah, berilah keadilan kepada orang miskin dan sengsara
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Czyócie sprawiedliwość ubogiemu i sierotce; utrapionego i niedostatecznego usprawiedliwiajcie.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Difendete il debole e l'orfano, al misero e al povero fate giustizia
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Døm den ringe og farløse, la den elendige og fattige få sin rett!
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Faceţi dreptate celui slab şi orfanului, daţi dreptate nenorocitului şi săracului,
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Fazei justiça ao pobre e ao órfão; procedei retamente com o aflito e o desamparado.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Hãy đoán xét kẻ khốn cùng và ngươi mồ côi; Hãy xử công bình cho người buồn rầu và kẻ túng ngặt.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Hãy đoán xét kẻ khốn_cùng và ngươi mồ_côi ; Hãy xử công_bình cho người buồn_rầu và kẻ túng ngặt .
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Ítéljetek a szegénynek és árvának; a nyomorultnak és elnyomottnak adjatok igazságot!
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.가난한 자와 고아를 위하여 판단하며 곤란한 자와 빈궁한 자에게 공의를 베풀지며
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Potegujte se za pravdo ubožca in sirote, nesrečnemu in siromaku pomagajte do pravice!
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Rendez justice au faible et à l`orphelin, Faites droit au malheureux et au pauvre,
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Rescatad al necesitado y al huérfano; haced justicia al pobre y al indigente
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Schaffet Recht dem Armen und dem Waisen und helfet dem Elenden und Dürftigen zum Recht.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Skaf de ringe og faderløse Ret, kend de arme og nødstedte fri;
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Skaffen den arme och faderlöse rätt, given den betryckte och torftige rättvisa.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Súďte chudobného a sirotu podľa pravdy; vyhláste biedneho a núdzneho za spravedlivého!
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Κρινατε τον πτωχον και τον ορφανον καμετε δικαιοσυνην εις τον τεθλιμμενον και πενητα.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.Съдете справедливо сиромаха и сирачето; Отдавайте правото на оскърбения и бедния.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.שפטו דל ויתום עני ורש הצדיקו׃
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.‎اقضوا للذليل ولليتيم. انصفوا المسكين والبائس‎.
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.你 們 當 為 貧 寒 的 人 和 孤 兒 伸 冤 . 當 為 困 苦 和 窮 乏 的 人 施 行 公 義
Zayıfın, öksüzün davasını savunun, Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.你 們當為貧 寒 的 人和 孤兒伸冤 . 當為 困苦 和 窮乏 的 人 施行 公義
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod