Oldukça ilginç bir düşünce, ve bence, insanlar da bu düşünceyi savunuyor.別の論理もあります チャイルドシートがその程度のものなら
Onu savunuyorsun demek. O zaman iyi olduğunu söyleyebilirim.Etre dans cette situation à cause de lui, tu dois être contente.
Onu savunuyorsun demek. O zaman iyi olduğunu söyleyebilirim.Ha ilyen helyzetben is a védelmébe veszi, akkor biztos jól van.
Onu savunuyorsun demek. O zaman iyi olduğunu söyleyebilirim.Αλλά εσύ γιατί τον υπερασπίζεσαι, μπορώ να δω ξεκάθαρα ότι είσαι εντάξει.
Onu savunuyorsun demek. O zaman iyi olduğunu söyleyebilirim.بالطريقة التي تدافعين عنه يمكنني القول انك بخير
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Darstellung IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Figura IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Figura IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Figura IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Figure IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Figur IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,비유 IV
Özellikle Kuzey Amerika'da, pasifistler ve ţiddetsizlik savunucularýnýn,Zobrazenie IV
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Defendemos uma Internet livre e aberta.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Defendemos un internet libre y abierto.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Kami berikrar untuk Internet yang bebas dan terbuka.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Kiállunk a szabad és nyitott internetért.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.우리는 열린 인터넷과 자유로운 사용을 지지한다.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Nous exigeons un internet libre et ouvert.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Siamo per un'Internet libera e aperta.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Stajemy w obronie wolnego i otwartego Internetu.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Vi står for et frit og åbent Internet.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Vi står för ett fritt och öppet Internet.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Wij staan voor een vrij en open internet.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Wir stehen für ein freies und offenes Internet.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Τασσόμαστε υπέρ ενός ελεύθερου και ανοιχτού Διαδικτύου.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Мы выступаем за свободный и открытый Интернет.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.Ние подкрепяме един отворен и свободен интернет.
Özgür ve açık Internet'i savunuyoruz.ندافع عن إنترنت حر ومفتوح.
"...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor." Oylama gelecek hafta.Την επόμενη εβδομάδα είναι οι εκλογές.
"...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor." Oylama gelecek hafta.الاسبوع القادم موعد التصويت
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Còn tiến sĩ Robicsek thì không đồng ý.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Doktor Robicsek miał odmienne zdanie.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Dr. Robicsek nesúhlasil.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Dr. Robicsek nu era de acord.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Dr. Robicsek was het oneens.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Dr. Robicsek widersprach.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.El doctor Robicsek estaba en desacuerdo.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Il dottor Robicsek non era d'accordo.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Le Dr Robicsek n'était pas d'accord.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.O Sr. Milliken dizia que não era. O Dr. Robicsek não estava de acordo.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Robicsek nem értett egyet.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Ο δόκτωρ Ρόμπιτσεκ διαφώνησε.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Доктор Робичек не согласился.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.Д-р Робичен беше на друго мнение.
Robiscek de tam tersini savunuyordu.この光景を前に この巨人 世界の覇者である二人が 余暇には
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Ale nie uwierzycie, bronili go bibliotekarze. Mówili:
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,하지만 재밌는 사실은, 도서관 측에서 저희를 대변해 주었다는 것입니다. 그들이 말하길
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,Quem o defendeu, acreditem, foram os bibliotecários que disseram:
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,והוא הוגן, תאמינו או לא, על ידי הספרנים. הם אמרו,
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,وهو كان الدافع , صدقوا او لا , عن امناء المكتبة انهم قالوا
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Ed è stato difeso, che ci crediate o no, dai bibliotecari.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Et il fut défendu, croyez-le ou non, par les bibliothécaires.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Geloof het of niet, maar het werd verdedigd door de bibliothecarissen.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Şi a fost apărată, vă vine să credeţi sau nu, de către bibliotecari.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Y fue defendido, créase o no, por los bibliotecarios.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Беше защитена, вярвате или не, от библиотекарите.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Вірите чи ні, але бібліотекарі стали на наш бік.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Но на защиту встали, верьте или нет, библиотекари.
Ve Hansen bu konuyu ciddiye alan diğer iklimbilimciler gibi nükleer gücün sıkı savunucularındandır.그리고 한슨 박사는 원자력에 대해선 대부분의 기상학자들이 그렇듯이 기후변화만큼 심각하게 여기질 않습니다.