Ana içeriğe geç
Sözlük

savunu ile cümle

savunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kısacası, eğlence savunulabilir.Таким образом, развлечение оправдано.
Kısacası, eğlence savunulabilir.Такі розваги є виправданими.
Kısacası, eğlence savunulabilir.אז יש הגנה לשעשוע.
Kısacası, eğlence savunulabilir.إذا دافع المرح مُبرر.
Kısacası, eğlence savunulabilir.このちょっと複雑なグラフを見てください
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorumCtihodní členové komise, stojím před vámi jako prosebník za samu budoucnost lidstva.
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorumOnorabili membri ai comitetului mă prezint în faţa voastră... ca avocat al viitorului rasei umane
Komitenin değerli bay ve bayanları Bugün önünüzde insan ırkının bu geleceğinin savunucusu olarak bulunuyorum人類のもっとも近い将来を 提唱しているのです。 なぜならそれが、今、ここで話しいることだからです。
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Ljudje na mostu, so se v resnici branili.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Ludzie na moście tak naprawdę bronili się przed atakiem
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Människorna på bron i själva verket försvarar sig.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Orang-orang di jembatan sebenarnya melindungi diri
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Títo ľudia na moste v skutočnosti bránili samých seba.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Und die Leute auf der Brücke verteidigen sich selbst.
Kopernik'in fark etmekten memnun olduğu bir uyum vardı ve Kepler de bunun en büyük savunucularındandı.Copérnico ficou muito feliz por notar isso, era uma coisa de que Kepler era um dos grandes proponentes.
Kopernik'in fark etmekten memnun olduğu bir uyum vardı ve Kepler de bunun en büyük savunucularındandı.Copernicus blij was op te merken, en Kepler was daar een van de grote voorstanders van.
Kopernik'in fark etmekten memnun olduğu bir uyum vardı ve Kepler de bunun en büyük savunucularındandı.이는 일종의 하모니로 해석되었습니다. 코페르니쿠스와 케플러는 이를 지지하는 학자들이었죠.
Kopernik'in fark etmekten memnun olduğu bir uyum vardı ve Kepler de bunun en büyük savunucularındandı.ונלוותה לכך הרמוניה מסויימת שקופרניקוס שמח מאוד לגלות אותה, וקפלר היה אחד התומכים הגדולים בה.
Kopernik'in fark etmekten memnun olduğu bir uyum vardı ve Kepler de bunun en büyük savunucularındandı.وهناك إنسجام ما في ذلك وهو الشيئ الذي جعل كوبرنيكوس سعيداً لذِكره ، وكان كيبلر واحداً من أكبر أنصاره
Kopernik'in fark etmekten memnun olduğu bir uyum vardı ve Kepler de bunun en büyük savunucularındandı.ケプラーが熱心に提案したことと ある程度一致するんです 今では冥王星も小型惑星に加わりましたが
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.As pessoas da ponte, na verdade, estavam a defender-se.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Az emberek a hídon valójában védik magukat.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Le persone sul ponte si stavano anzi difendendo.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Στην πραγματικότητα, οι άνθρωποι στη γέφυρα υπερασπίζονταν τους εαυτούς τους.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Люди на мосту на деле просто защищали себя
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.Хората върху моста се защитават.
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı..ויחידות משטרה של מתנגדי צ'אבס מתחתם .האנשים על הגשר למעשה הגנו על עצמם
Köprünün üstündeki insanlar aslında kendilerini savunuyorlardı.それは計画され 管理された 戦場のようでした
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.(67:6) Отец сирот и судья вдов Бог во святом Своем жилище.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.(68:6) Le père des orphelins, le défenseur des veuves, C`est Dieu dans sa demeure sainte.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Allah yang tinggal di Rumah-Nya yang suci adalah bapak anak yatim dan pembela para janda
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.der ein Vater ist der Waisen und ein Richter der Witwen. Er ist Gott in seiner heiligen Wohnung,
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Ðức Chúa Trời ở nơi thánh Ngài, Là Cha kẻ mồ côi, và quan xét của người góa bụa.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Ðức_Chúa_Trời ở nơi thánh Ngài , Là_Cha kẻ mồ_côi , và quan xét của người góa_bụa .
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.El este Tatăl orfanilor, Apărătorul văduvelor, El, Dumnezeu, care locuieşte în locaşul Lui cel sfînt.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.faderløses Fader, Enkers Værge, Gud i hans hellige Bolig,
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.그 거룩한 처소에 계신 하나님은 고아의 아버지시며 과부의 재판장이시라
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Oče je sirotam in sodnik vdovam Bog v prebivališču svetosti svoje.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Padre de los huérfanos y juez de las viudas es Dios en su santa morada
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Pai de órfãos e juiz de viúvas é Deus na sua santa morada.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Πατηρ των ορφανων και κριτης των χηρων, ειναι ο Θεος εν τω αγιω αυτου τοπω.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Отец на сирачетата и съдия на вдовиците Е Бог в Своето обиталище.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.אבי יתומים ודין אלמנות אלהים במעון קדשו׃
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.‎ابو اليتامى وقاضي الارامل الله في مسكن قدسه‎.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.神 在 他 的 聖 所 作 孤 兒 的 父 、 作 寡 婦 的 伸 冤 者
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.神 在 他 的 聖所作孤 兒 的 父 、 作 寡婦 的 伸冤 者
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr. Robiscek de tam tersini savunuyordu.밀리컨씨는 2편이 좋지 않다고 얘기했습니다만, 로빅첵 박사는 동의하지 않았습니다.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr. Robiscek de tam tersini savunuyordu.מר מיליקן אמר שלא. ד"ר רוביצ'ק חלק עליו.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr. Robiscek de tam tersini savunuyordu.السيد ميليكان كان يقول لا والدكتور روبيكسيك كان يخالفه
Mozilla ücretsiz İnternet büyük bir savunucusu olan ve özgür kültür çevrimiçi var gibi.Mozilla ist ein großer Verfechter des freien Internets und der freien Kultur wie sie Online existiert.
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorApa lidah awal sehingga saluteth manis saya -? Anak muda, ia berargumen kepala distemper'd
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorCe limba devreme atât de dulce saluteth mine -? Fiul Cuplu, el susţine un cap distemper'd
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorChe lingua inizi così dolce mi saluta -? Giovane figlio, si sostiene una testa distemper'd
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorCo na początku język tak słodki Pozdrawia mnie - syn, twierdzi distemper'd głowy
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorČo sa čoskoro jazyk tak sladký Pozdravuje mňa? - Syna, tvrdí distemper'd hlavy
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorCo se brzy jazyk tak sladký Pozdravuje mne? - Syna, tvrdí distemper'd hlavy
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorHvad tidligt tungen så sød saluteth mig -? Unge søn, fremfører en distemper'd hoved
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorKaj zgodaj jezik, tako sladko Pozdravlja me? - Young sin, zatrjuje distemper'd glavo
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorMilyen korán nyelv annyira édes saluteth engem? - Fiatal fiú, azt állítja a distemper'd fej
Ne erken dil çok tatlı saluteth - Genç oğlu, bir distemper'd kafa savunuyorMitä varhainen kielen niin makea saluteth minua? - Nuori poika, se väittää distemper'd pään
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod