savunmasız ile cümle
savunmasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.I odkryta była zasłona Judowa; a poglądałeś dnia onego na zbrojownię w domu lasu.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Juda blev blottat och låg utan skydd. Då skådade du bort efter vapnen i Skogshuset.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.그가 유다에게 덮였던 것을 벗기매 이 날에야 네가 수풀 곳간의 병기를 바라 보았고
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Màn che Giu-đa đã cất rồi ; và trong ngày đó ngươi trông về khí_giới của nhà rừng .
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Màn che Giu-đa đã cất rồi; và trong ngày đó ngươi trông về khí giới của nhà rừng.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Seluruh pertahanan Yehuda runtuh. Pada waktu itu, kamu memeriksa alat-alat perang di gudang senjata
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Tirou-se a cobertura de Judá; e naquele dia olhaste para as armas da casa do bosque.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Και εσηκωθη το καλυμμα του Ιουδα και εν τη ημερα εκεινη ενεβλεψας εις την οπλοθηκην της οικιας του δασους.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.и снимают покров с Иудеи; и ты в тот день обращаешь взор на запас оружия в доме кедровом.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.И той дигна покривалото на Юда, То в оня ден ти обърна погледа си към оръжията на къщата лес.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.ויגל את מסך יהודה ותבט ביום ההוא אל נשק בית היער׃
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.ويكشف ستر يهوذا فتنظر في ذلك اليوم الى اسلحة بيت الوعر.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.他 去 掉 猶 大 的 遮 蓋 . 那 日 、 你 就 仰 望 林 庫 內 的 軍 器
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.他 去掉 猶大 的 遮蓋 . 那日 、 你 就 仰望 林庫內 的 軍器
Rahibe Maria... En masum, en savunmasız... ...evinden en uzakta.Siostro Mario... najbardziej niewinna, najbardziej bezbronna... ...najdalej od domu.
Sen köleliğe içine ulaşır ve köleliğin ...içinde savunmasızlığı elde edersin.Anda dapat menjangkau dan mengambil orang-orang rentan itu ke dalam perbudakan.
Sen köleliğe içine ulaşır ve köleliğin ...içinde savunmasızlığı elde edersin.취약계층의 사람들을 포획해서는 노예로 만드는거죠.
Sen köleliğe içine ulaşır ve köleliğin ...içinde savunmasızlığı elde edersin.אתה יכול להושיט יד ולאסוף את הפגיעים לתוך עבדות.
Sen köleliğe içine ulaşır ve köleliğin ...içinde savunmasızlığı elde edersin.حينها سيمكنك التسلط وحصد هؤلاء الغير مستقرين إلى الاستعباد.
Sen köleliğe içine ulaşır ve köleliğin ...içinde savunmasızlığı elde edersin.社会的弱者の奴隷化が始まるのです これが世界中で起こってきた事実なのです
Uyarı ateşlerini, masum, silahsız, savunmasız Zencilere, yakın menzilden ateşlediler.그들은 경고 사격에서 무고 한, 노 해 무방비 흑인 무장.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.È così indifeso quando dorme.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Ihan hassua. Hän on haavoittuvainen nukkuessaan.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Latterligt. Han er så sårbar, når han sover.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Por muito vulnerável que seja, quando dorme.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Se le ve muy vulnerable cuando duerme.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Skrattretande. Han är så sårbar när han sover.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Taki bezbronny, kiedy śpi.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Για γέλια δεν είναι αυτό; Είναι τόσο ευαίσθητος, τώρα που κοιμάται.
Uyurken onun gibi savunmasız birinin.Он такой беззащитный, когда спит.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.A verím, že je to preto, lebo technológia nás najviac priťahuje tam, kde sme najzranitelnejší.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.E acredito ser porque a tecnologia apela à maioria de nós onde somos mais vulneráveis.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.E credo sia perché la tecnologia ci attrae di più quando siamo più vulnerabili.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Jag tror att det är för att teknik appellerar till oss när vi är som mest sårbara.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.저는 기술이 사람들에게 가장 취약한곳을 파고 들었기 때문이라고 생각합니다.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Pienso que es porque la tecnología nos llega donde somos más vulnerables.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Şi cred că am ajuns aici pentru că tehnologia ne atrage cel mai mult atunci când suntem mai vulnerabili.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Szerintem ennek az az oka, hogy a technológia ott csíp minket fülön, ahol a legsebezhetőbbek vagyunk!
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Uskon että syy on siinä, että teknologia vetoaa eniten suurimpiin heikkouksiimme.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Uważam, że to dlatego, że technologia trafia do nas najmocniej tam, gdzie jesteśmy najwrażliwsi.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Và tôi tin rằng đó là vì công nghệ thu hút chúng ta nhất khi chúng ta không phòng thủ nhất.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Věřím, že je to proto, že technologie nás přitahují nejvíce tam, kde jsme nejvíce zranitelní.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Volgens mij is het omdat technologie ons het meest aantrekt waar we het kwetsbaarst zijn.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Και πιστεύω ότι είναι γιατί η τεχνολογία μας ελκύει περισσότερο όταν είμαστε περισσότερο ευάλωτοι.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.И вярвам, че отговорът е че технологиите ни привличат, в момент, когато сме най-уязвими.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Мабуть це трапилося через те, що технологія є для нас найпривабливішою тоді, коли ми найвразливіші.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.Я думаю, это происходит, потому что технологии наиболее привлекательны там, где мы наиболее уязвимы.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.ואני מאמינה שזה משום שאנו נמשכים לטכנולוגיה הכי הרבה במקומות בהם אנחנו הכי פגיעים.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.وأظن أن هذا راجع لكون التكنولوجيا تنادينا أكثر عندما نكون أكثر ضعفا.
Ve bence bunun nedeni teknolojinin bize en savunmasız yanlarımızdan hitap edebilmesi.我々が最も傷つきやすい部分に 技術がアピールしているからでしょう 我々は傷つきやすく
Ve biz çok savunmasızız.A my jsme zranitelní.
Ve biz çok savunmasızız.E noi siamo vulnerabili.
Ve biz çok savunmasızız.E nós somos vulneráveis.
Ve biz çok savunmasızız.Et nous sommes vulnérables.
Ve biz çok savunmasızız.Jesteśmy nieodporni.
Ve biz çok savunmasızız.우리는 매우 연약한 존재입니다.
Ve biz çok savunmasızız.Me olemme haavoittuvaisia.
Ve biz çok savunmasızız.Och vi är sårbara.
Ve biz çok savunmasızız.Sebezhetőek vagyunk.
Ve biz çok savunmasızız.Şi noi suntem vulnerabili.