Ana içeriğe geç
Sözlük

savunmada ile cümle

savunmada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Avukat savunmada niçin kaybetti?Why did the lawyer lose in the argument?
Tom Mary'yi kendini savunmada öldürdü.Tom killed Mary in self-defense.
Savunmada daha iyi oynarım.I play better on defense.
Daha sonra Cooke'a kendini savunmada işten attığını söyledi çünkü hayatı için endişelendi.She said she then fired at Cooke in self-defense because she feared for her life.
Andrei hala babasına saygı duyuyor gözükürken, Ivan ise inatla savunmada kalır.Andrei seems to look up to his father while Ivan remains stubbornly defensive.
Örneğin; varsayımlar, mantıksal savunmada terim olarak kullanılabilir.For example, assumptions can be used as premises in a logical argument.
860lara kadar üstün Müslüman orduları Bizans'ı savunmada bıraktı.Until the 860s, superior Muslim armies had placed the Byzantines on the defensive.
İlk sette Fenerbahçe savunmada başarılı bir oyun ortaya koydu.Fenton's side played an exciting attacking game.
Dolayısıyla bu durum da Atina kuvvetlerinin savunmada kalma stratejisinde etkili olmuştur.This in turn influenced the Athens Charter.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.They can only be used in combat.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.Defence and foreign affairs remain the responsibility of the United Kingdom.
Savunmadaki kuvvet, Alman 7. SS Dağ Tümeni, "Prinz Eugen"dir.The 7th SS Volunteer Mountain Division "Prinz Eugen" (7.
Bu nedenle askerî zaferleri hem savunmada, hem de taarruzda bulunmaktadı.His aerial game was effective both defensively and in attack.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.His position was defender.
Ben savunmada bir ţekilde, kendimi haklý görerek, 'Ne demek nereden aldýn?I said, defensive, self-righteous, "What do you mean where I got it?
Askeri reformda herşey yolunda gittiği takdirde, bu yetkililer savunmadan da sorumlu olacak.Provided all goes smoothly with military reform, they will also be in charge of defence.
Bu nedenle bağlantıyı savunmadan sorumlu bakan sağlamaktadır.For this reason, this link is mediated by the minister responsible for defence.
Boynuzlar cinsel olarak dimorfik olmadığından, savunmadaki rolleri büyük olasılıkla görünüyor.[1]Because the horns were not sexually dimorphic, their role in defense seems most likely.[1]
İmparatorluk ise dış politika ve savunmadan sorumlu olacaktı.Britain handled foreign policy and defence.
B5Nler ayrıca Ekim 1944'te Filipinlerdeki başarısız savunmada bombardıman amacıyla da kullanıldı.Die B5N2 waren zuletzt als Bomber an der erfolglosen Verteidigung der Philippinen im Oktober 1944 beteiligt.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.Für Außenpolitik und Verteidigung war jedoch weiterhin das Königreich der Niederlande zuständig.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Sie waren zu Verteidigungszwecken angebracht.
Hatta savunmada bile İngiltere'nin mali desteğine güvenmektedir.Finanziell ist die Insel weitgehend auf die Unterstützung Großbritanniens angewiesen.
Bu nedenle savunmada bir gedik açılana kadar muharebeye sürülmemişti.In diesem Fall konnte er gegen Stellung eines Bürgen bis zum Prozess auf freien Fuß gesetzt werden .
Savunmada ve av sırasında birleşen aslanlar, avlarını kovalar ya da pusuya düşürür.Bei der Jagd oder auch bei der Verteidigung benutzen sie ihren speziellen Rüssel.
Jon’un, Sur’u savunmada gösterdiği başarı ona popülarite kazandırır ve Jon hapisten salıverilir.Um die Menschen, die er liebt, retten zu können, muss Jonas die Flucht aus der Gemeinschaft gelingen.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Airbus Defence and Space est sélectionné pour la construction des satellites.
Ayrıca, ressamların haklarını savunmada aktif rol almaktadır.Des ouvrages en bois jouent un rôle dans la défense active.
Savunmada görev almaktaydı.Il avait une fonction défensive.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Únicamente se podría dedicar a la defensa.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.La defensa y los asuntos exteriores están bajo responsabilidad del Reino Unido.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Airbus Defence and Space (Airbus Defensa y Espacio en español) es una división operativa de Airbus Group.
Savunmada oynar.Juega de Defensa.
General Bagramyan, savunmadaki birliklere teslim ol çağrısında bulundu.El coronel Capriles firmó la rendición en su presencia.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Porque ser es defenderse.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.La difesa e gli affari esteri rimangono responsabilità del Regno Unito.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Il satellite è costruito da Airbus Defence and Space.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Era usato per difesa.
Savunmadaki kuvvet, Alman 7. SS Dağ Tümeni, "Prinz Eugen"dir.SS-Gebirgsdivision "Prinz Eugen" tedesca.
Savunmada görev almaktaydı.Fu impiegato in funzione difensiva.
Tahkim alanda savunmada beklemek ve yardım gelmesini beklemek tercih edilir.Лучше остаться на обломках и дожидаться помощи.
860lara kadar üstün Müslüman orduları Bizans'ı savunmada bıraktı.До 860-х годов превосходящая мусульманская армия заставила перейти византийцев к обороне.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Состоял в самообороне.
Savunmadaki kuvvet, Alman 7. SS Dağ Tümeni, "Prinz Eugen"dir.История танковой роты 7-й горной дивизии СС «Принц Евгений».
Savunmada oynar.Joga com defensa.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.Defesa e Relações Exteriores são de responsabilidade do Reino Unido.
860lara kadar üstün Müslüman orduları Bizans'ı savunmada bıraktı.Até à década de 860, a superioridade dos exércitos muçulmanos tinha mantido os bizantinos na defensiva.
Bu modda ISA saldırı konumundadır, Helghast ise savunmada kalır.Por este milagre Santa Clara é representada segurando o Ostensório na mão.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Airbus Defence and Space is de defensie- en ruimtevaartdivisie van het Europese consortium Airbus Group.
Yine de savunmada kalmaya karar verildi.Toch werd besloten hem in ere te houden.
Bundan sonra İyon kentleri hep savunmada kalmıştır.Sindsdien zijn de dorpen veilig.
Tahkim alanda savunmada beklemek ve yardım gelmesini beklemek tercih edilir.Zij moeten daar blijven wachten tot de hulptroepen komen, en meevechten.
Andrei hala babasına saygı duyuyor gözükürken, Ivan ise inatla savunmada kalır.Als de vader van Ivan ook valt voor Zareda, besluit Ivan zelf naar het front te vertrekken.
Savunmada oynar.Gra na obronie.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Wykonawcą tego modułu będzie Airbus Defence and Space.
Savunmada görev almaktaydı.Pełniła funkcję obronną.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Tam przeszedł do obrony.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Zezwolono jednak na podjęcie walki w obronie własnej.
Dışişleri ve savunmadan ise Birleşik Krallık sorumluydu.Polityka zagraniczna i obronna podlega USA.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Sannolikt användes de till försvar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod