Cephe birlikleri STAVKA'nın emirleri doğrultusunda 29 Ağustos'tan itibaren savunma pozisyonu aldı.Do 29 sierpnia dywizja zajęła przygotowane pozycje obronne.
Bu duvarlar hem savunma hem de istinat duvarı işlevi görür.Widnieją na nim mury obronne i morze.
Daha sonra Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı görevine getirildi.Następnie oddał się do dyspozycji Ministra Obrony Narodowej.
Kasabada bulunan savunma kilisesinde Türklerin saldırısına karşı korunabildiler.Mieszkańcy wsi ustalili, że w razie napadu będą chronić się w kościele.
Weidling, Berlin'in savunmalarının komutasını sonuna kadar sürdürdü.Weidling był ostatnim dowódcą obrony okręgu berlińskiego podczas bitwy o Berlin.
Poe kendisini savunmak için, Thomas Dunn English'ten bir tabanca istedi.Poe bad Thomas Dunn English om en pistol för att kunna försvara sig.
ABD Savunma Bakanlığı yararına yaratılmış bilgisayar dili Ada, Ada Lovelace isminden gelmiştir.Datorspråket Ada, skapat för USA:s försvarsdepartement, namngavs efter Ada Lovelace.
Gilbert ve Marshall Adaları'ndaki Japon üsleri, Japon İmparatorluğu'nun doğu dış savunma perimetresiydi.Japanska baser på Gilbert- och Marshallöarna var den yttre omkretsen av Kejsardömet Japans östra försvar.
Şimdi kızlar, Tokyo'yu savunmakla yükümlüdürler.Nu slåss hon för att skydda Tokyo.
Silahlı saldırıya karşı devletin savunmaya hazırlamak.Förberedelser för försvaret av staten mot väpnad aggression.
1533 ve 1540 yılları arasında San Juan limanını savunmak için yaptırılmıştır.Det uppfördes mellan 1533 och 1540 för att försvara inloppet till San Juans hamn.
Bu kuyruklar büyük bir ihtimalle düşmanlarına karşı savunma silahı olarak kullanır.Dessa klor används antagligen som försvarsmedel mot fiender.
Bu sebeple ancak savunmada kullanılabilmekteydi.Sannolikt användes de till försvar.
3 Aralık - ABD Savunma Bakanı Caspar Weinberger Ankara'ya geldi.5 november USA:s försvarsminister Caspar Weinberger avgår.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Dess uppgift är att stärka kvinnors rätt i Afghanistan.
Avrupa Birliği'nin destekleyicisi ve Avrupa federalizmini savunmaktadır.JA stöder europeisk politisk integration men är kritiska till EU.
RBS 70 (Robotsystem 70), İsveç yapımı bir kısa menzilli hava savunma sistemidir.Robotsystem 90 (RBS 90), är ett luftvärnsrobotsystem som är en vidareutveckling av Robotsystem 70.
Saldırı ve savunma yeteneği de vardır.De har också väldigt starkt försvar och attackstyrka.
Savunmadaki Sovyet askerlerinin Ağustos ayı sonlarında imha edildiklerine ilişkin raporlar da vardır.Kommitténs rapport överlämnades till FN i slutet av augusti.
1943 yılında Savaş Bakanlığı (günümüzde Savunma Bakanlığı) tarafından kuruldu.Den bildades 1943 ur Statens krigsmaterielnämnd (tidigare Statens ammunitionsnämnd).
Genellikle silahlı savunma desteğiyle bir konvoy düzenlenir.En vapenvägrare erbjuds ibland vapenfri tjänst.
2004 - 2009 yılları arası Suriye savunma bakanı.Minister för hemlandssäkerheten 2009–2013.
Savunmaları düşer.Försvarets förfall.
Tüm NATO üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır.Den sammanlagda militära budgeten för alla Natoländer utgör 69 procent av världens försvarsutgifter.
Şti, savunmasanayi.net.Saivism.net. sådan.
Çünkü Fransız savunma hattı güçlüydü.Försvarslinjen var stark.
Savunması derinlemesine siperlerden oluşuyordu.Man hade dock byggt ut försvaret i djupet.
Son türevleri balistik füzelere karşı da savunma yapabilmektedir.Senare versioner har även fått förmågan att bekämpa ballistiska robotar.
1936'da Polonya ordusunu güçlendirmek için bir Ulusal Savunma Fonu oluşturuldu.En ny försvarsordning antogs 1936 för att öka landets militära styrka.
Ayrıca temsilcilerinin çoğu, ırk ayrımını da savunmaktadır.Man förespråkar alltså diversifiering även inom staters politik.
Temmuz 1994'te Zimbabwe Savunma Karargahı oluşturulmuştur.Den 1 juli 1994 bildades Försvarets sjukvårdscentrum.
O Haganah ve İsrail Savunma Kuvvetleri'nde görev yaptı.Senare blev han medlem i Haganah och verksam inom den israeliska armén IDF.
Savunma hattının ileri kesimi üç sıra dikenli tel ve mayın tarlası bandıyla korundu.Den främre delen av slagfältet skyddades av tre linjer taggtråd och mina.
Ancak Stalin Hattı, Maginot Hattı'ndan epeyce farklı bir savunma düzenidir.En keltisk armé kommer t.ex. vara helt annorlunda jämfört med en romersk Legion.
Onun, İsrail gibi demokratik bir ülkeyi savunmayacağı tahmin edilebilir" dedi.Hon skriver: "Israel kan inte både vara en demokrati och en religiös stat".
Avukat tutma hakkı verilmediği için kendi savunmasını kendisi yaptı.Den anklagade hade ingen rätt att välja sin egen advokat.
Ulusal Savunma Komisyonu Başkanı, silahlı kuvvetleri kontrol etmekte olup ülkenin en güçlü pozisyonudur.Ordföranden i kommissionen kontrollerar Nordkoreas väpnande styrkor och är den mäktigaste positionen i landet.
Mevcut Savunma Bakanı.Försvarsminister.
Vasiliy'in ikiz kardeşi Aleksey Berezutskiy de Vasiliy ile birlikte CSKA'da savunma oyuncusudur.Hans tvillingbror Vasili spelar även som försvarare i CSKA Moskva.
Çeşitli savunma mekanizmaları ile "id"i dengeler.Olika bevismedel, d.v.s. olika "typ av bevisning" förekommer.
Bofors AB, İsveç merkezli bir savunma sanayi şirketiydi.Celsius AB var en svensk försvarsindustrikoncern.
Şu anki Almanya savunma bakanı Ursula von der Leyen'dir.Tysklands försvarsminister Ursula von der Leyen har omnämnts som en tänkbar kommissionsledamot från Tyskland.
1992'de yapılan başkanlık seçimleri için tekrar aday olmadı ve yerini savunma bakanı Fidel V. Ramos' bıraktı.Efter valen 1992 ersattes hon av Fidel Ramos.
Ayrıca NATO'nun Avrupa'daki füze savunma sisteminin bir parçasını oluşturmaktadır.Man kommer dessutom överens om att Ryssland ska delta i utformningen av NATO:s missilförsvarssystem i Europa.
Savunma amaçlı kullanılan su hendekleri de bulunur.Rökförbud finns också av säkerhetsskäl.
Yakınlardaki Baltık Denizi'nden savunmaya yardım etmek için İngiliz ve İsveç gemileri görüldü.Ett svenskt och ett brittiskt fartyg bistod försvararna från Östersjön.
Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Milli Savunma BakanlığıFinlands krigsminister Försvarsminister Försvarsministeriet Försvarsministeriet
ABD Savunma Bakanlığı.USA:s försvarsminister.
"Moskova'nın Savunması İçin" Madalyası, 1 Mayıs 1944'te SSCB Yüksek Sovyet Başkanlığı kararnamesiyle kuruldu.Medaljen För försvaret av Moskva instiftades efter en ukas från Högsta Sovjets presidium av den 1 maj 1944.
1943'te Savunma Bakan yardımcılığına tayin ettirildi.Han utnämndes till biträdande utrikesminister 1943.
Alesia, bir tepenin zirvesinde, nehir vadileriyle çevrelenmiş, savunmaya elverişli bir kaleydi.Staden låg uppe på en bergskulle med flera naturliga klippor som var lätta att försvara.
7 Aralık 2004 günü Litvanya'nın Savunma Bakanı olmuştur.Hon är sedan 17 december 2013 Tysklands försvarsminister.
Halihazırda Königsberg savunmasında bulunmaktadır.Han representerade Kongsberg IF.
Ancak başarılı bir savunma sonucu kale alınamadı.Jakten blev dock inte av på grund av en domstolsprocess.
Tahkim Etmek – Bir bölgenin savunmasını arttırmak.Rymma fältet – Att ge upp motståndet.
Marge, "küçük özel oğlu" için anlayış göstermektedir ve çoğu zaman oğlunu savunmaktadır.Marge kallar ofta Bart för sin speciella lilla kille (special little guy).
1990 ile 1994 yılları arasında Savunma Bakanlığı yaptı.Han var expert vid Försvarsdepartementet 1990–1998.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Organisationen betraktar en del som en gerillarörelse.
Ancak İrlanda Savunma Kuvvetleri, Birleşmiş Milletler Barış Güçleri'nde önemli roller almıştır.Irland har dock en tradition att engagera sig i FN:s fredsbevarande styrkor.
Bu saldırı ile Britanyalılar, savunmalarını güçlendirdi.Denna gång hade emellertid parisarna förstärkt sitt försvar.