Ana içeriğe geç
Sözlük

savun ile cümle

savun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kendini savundu.Tom defended himself.
Mike kendini nasıl savunacağını bilir.Mike knows how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını biliyor.Tom knows how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn how to defend himself.
Tom Mary'ye kendini nasıl savunacağını öğretti.Tom taught Mary how to defend herself.
Tom kendisini savunamadı.Tom couldn't defend himself.
Savunucu olmayın. Sizi suçlamıyorum.Don't get defensive. I'm not blaming you.
Kendimi nasıl savunacağımı bana öğretebilir misin?Can you teach me how to defend myself?
Tom beni savundu.Tom stuck up for me.
Tom benim savunmam için geldi.Tom came to my defense.
Tom neden bu kadar savunmacı oluyor?Why is Tom being so defensive?
Tom'u savunmuyorum.I'm not defending Tom.
Tom suçlamaları şiddetle savunacağını söyledi.Tom said he would strenuously defend the charges.
Tom masum olduğunu savundu.Tom maintained that he was innocent.
Tom kendini savunmak için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom made no attempt to defend himself.
En iyi savunma iyi bir saldırıdır.The best defense is a good offense.
Yüksek lisans tezinin savunması sadece önümüzdeki aya rastlıyor.The defense of the master thesis is just happening next month.
İngiltere güçlü savunmacılarından dolayı Dünya Kupası maçlarında her zaman iyi yapar.England always does well in the World Cup matches because of their strong defenders.
O savunur ve ailesini korur.He defends and protects his family.
Mary savunmasız hissetti.Mary felt vulnerable.
Tom, mahkemede kendini savunma konusunda daha çok toydu.Tom was green behind the ears when it came to defending himself in court.
Çocuklara kendilerini nasıl savunacaklarını öğretmemiz gerek.We need to teach children how to defend themselves.
Bu ülkede, nüfusun çoğunluğu Sünni İslam'ı savunmaktadır.In this country, the majority of the population espouses Sunni Islam.
Kendinizi savunun!Defend yourself!
Tom kendini savunuyordu.Tom was defending himself.
Kendimi savunuyordum.I was defending myself.
Bir savunma pazarlık söz konusu değildir.A plea bargain is out of the question.
Bizim kendimizi savunmaya hakkımız var.We have a right to defend ourselves.
Biz tamamen savunmasız olacağız.We'll be totally defenseless.
Tom'u savunmak için neden bu kadar hızlısın?Why are you so quick to defend Tom?
Tom'u neden savunuyorsun?Why are you defending Tom?
Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
İnkar, en güçlü insan savunma mekanizmalarından biridir.Denial is one of the strongest human defence mechanisms.
Kendini savunmak zorundasın.You have to defend yourself.
Şu anda savunmasızsın.You're vulnerable right now.
Kim savunuyor onu?Who defends him?
Ben çaresizken, hiç kimse benim savunmam için gelmedi.When I was helpless, no one came to my defense.
Demokrasi petrol zengini ülkelerde savunulmalı ama Suudi Arabistan'da değil.Democracy must be defended in all oil-rich countries, but not in Saudi Arabia.
Neden onları savunuyorsun*Why are you defending them?
Neden onu savunuyorsun?Why are you defending him?
Onu sana güvenmesi için, savunmasız görünmek zorundasın.For him to trust you, you have to appear vulnerable.
Tom kendini savunmaya çalışmadı bile.Tom didn't even try to defend himself.
Polis, Dan'in kendini savunmak için hareket ettiğini fark etti.The police realized that Dan acted in self-defence.
Dan kendini savunmak için hareket ettiğini iddia etti.Dan claimed that he acted in self-defence.
Dan, kilise ve devletin birbirlerinden ayrılmasını savunur.Dan is for the separation of church and state.
Kendimizi savunmaya çalıştık.We tried to defend ourselves.
Beni savun.Stand up for me.
Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.My sense of self preservation keeps me from jumping out of perfectly good airplanes.
Yasayı bilmemek bir savunma gerekçesi olarak kabul edilmez.Ignorance of the law is not accepted as a defence.
Bu yerin savunulması zor olacaktır.This place will be difficult to defend.
Ben suçlu olmadığımı savundum.I pleaded not guilty.
Savunma avukatı hemen itiraz etti.The defense attorney immediately objected.
Savunma avukatı doğru sorular sormadı.The defense lawyer didn't ask the right questions.
Ben onu savunmuyorum.I'm not advocating that.
Tom itibarını savunmak zorunda kaldı.Tom had to defend his reputation.
Onurumu savunduğun için teşekkürler.Thanks for defending my honor.
Kendimi savunmak zorundayım.I have to defend myself.
Kendini aptallığa karşı savunamazsın.You cannot defend yourself against stupidity.
Biri kendini aptallığa karşı savunamaz.One cannot defend oneself against stupidity.
Tom kendini savunmaya çalıştı.Tom tried to defend himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod