savcı ile cümle

savcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mahkeme kararının ardından, savcı Patrick Head ve Adrian Newey için temyize başvurdu.Po oprostilni sodbi je sledila pritožba proti Patricku Headu in Adrianu Neweyu.
Ayrıca savcıya da bildireceğim.Tožilstvo vodi tožilec.
Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.Predvidena kazen za uboj je zapor od petih do petnajstih let.
Savcı, hakkındaki suçlamalardan Demirel'in 10 yıldan 23 yıla kadar hapisini istedi.Už šį nusikaltimą D. Dilindžeriui buvo paskirta bausmė kalėti nuo dešimties iki dvidešimties metų.
Kendi içlerinde, harita yayımcıları, mahkeme hakimleri, kaşifler, savcı gibi ayrı görevleri vardır.Stambieji pašto klientai, kaip teismai, ministerijos, didžiosios įmonės, turi atskirą pašto kodą.
Genel savcılık RUSYA.Rusijos Generalinė prokuratūra pradėjo tyrimą.
Bu makamdaki yetkiliye Savcı adı verilmiştir.Prokuroro dalyvavimas tokiame posėdyje būtinas.
Ayrıca savcıya da bildireceğim.Jis gali eiti prokuroro pareigas.
1931 yılında yargı kariyerine başlamış, savcılık yapmıştır.1931 m. pradėjo vadovauti komisariatui bei paskirtas generaliniu prokuroru.
1983 yılında New York eyaleti Güney bölge Federal savcılığına atandı.1983 määrati Giuliani New Yorgi lõunapiirkonna riiklikuks süüdistajaks.
Mahkemenin kararını önce savcı, arkasından da sanıklar temyiz etmiştir.Nii süüdistaja kui ka kaitsja kaebasid kohtuotsuse edasi.
Avukatlık yapmış ve ardından Danıştay savcısı olmuştur.Ta töötas prokuratuuris ning hiljem valitsuse nõunikuna.
Savcılık, üniversitede arama yaptı.Ühing tegutses Tartu Ülikooli juures.
1989'da Créteil Cumhuriyet Savcısı olmuştur.1989 Eesti NSV teeneline jurist Vabariigi Valimiskomisjon.
Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.Kohtus nõudis prokurör mõlemale vennale 15-aastast vanglakaristust.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.A všechno po čem státní návladní jde je jeho předtucha, jeho podezření.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.E tutto ciò che ha il procuratore è la sua impressione, il sospetto.Non ha prove.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.Ook al zijn er geen harde bewijzen.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.Prokurator Okręgowy musi podążać za swoim przeczuciem, podejrzeniem. Nie ma żadnych twardych dowodów.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.Tudo o que o Promotor tem a suportá-lo é sua intuição, sua suspeita.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.וכל מה שהיה לתובע המחוזי לעבוד איתו היה תחושבת הבטן שלו, והחשדות שלו. לא היתה לו שום הוכחה.
Ancak savcının elinde kanıt yok, sadece bu tahminine, şüphesine dayanıyor.وكان على النائب العام أن يتبع حدسه، ولكن شكوكه ليس مبنية على أدلة واضحة
Avukatlar ve savcılar var!Există avocaţi şi de procurorii de stat!
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.(7), която е предложена от Европейската комисия в рамките на общата програма за основни права и справедливост.
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Capitolul 1: Politici ªi legisla†ie ºi procurorii din alte †≤ri dispun de instrumente similare.
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Huumetestausta koskeva lainsäädäntö
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Justitie in andere landen beschikt over gelijksoortige middelen.
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Obdobné nástroje jsou k dispozici státním zástupcům i v jiných zemích.
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Podobne narzędzia mają do dyspozycji prokuratorzy w innych krajach.
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.proposto pela Comissão Europeia no âmbito do programa geral «Direitos fundamentais e justiça».
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Under 2004 anhölls i genomsnitt 290 narkotikakurirer per månad.
Başka ülkelerdeki savcılar için de benzer araçlar bulunmaktadır.Και σε άλλες χώρες piαρέχονται piαρόµοια µέσα στις διωκτικές αρχές.
Bayan Savcı, şartlı salıverilen bir kaçağın mı?Signor Procuratore, chi viene rilasciato in libertà condizionata è davvero un latitante?
Bayan Savcı, şartlı salıverilen bir kaçağın mı?Sra. Fiscal, ¿alguien que tiene libertad condicional es un fugitivo?
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Am doar o întrebare: ce se întîmplă cu lumea până să ajungă la biroul procurorului?
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"Antes de que todos se reunieran en la oficina del fiscal, ¿qué les había ocurrido?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"Azt mondtam: "Egyetlen kérdésem van: mire eljut valaki az ügyész irodájáig mi történik addig vele?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Imam samo eno vprašanje. Kaj se zgodi z ljudmi, preden dosežejo tožilčevo pisarno?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"모두가 검찰관의 사무실에 갔을때에, 그들에게 무슨일이 일어났지?
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Mam tylko jedno pytanie, zanim oskarżeni dotarli do biura prokuratora, co się z nim działo?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""No momento em que as pessoas chegam ao gabinete do procurador, "o que é que já lhes aconteceu?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""Имам само един въпрос, който е, до момента в който всички достигат до прокуратурата, какво се случва с тях?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""У мене є лише одне питання: до того часу, як усі прибули до прокуратури, що трапилось з ними?"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?""У меня всего лишь один вопрос, что происходило со всеми до того, как они попадали к прокурору? "
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"שהיא, עד שכולם הגיעו "?למשרד התובע, מה קרה להם
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"وهو، بحلول الوقت الذي يصل الجميع فيه لمكتب النيابة، ماذا حدث لهم؟"
"Bir sorum var, mahkumlar savcının odasına gitmeden önce nelerle karşılaştılar?"その人たちはどのような状態でしたか?」と訊ねると 検事や裁判官の方々は一瞬の沈黙の後
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Daarom trainen we politiemensen, en leiden we overal ter wereld rechters en openbare aanklagers op.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.De aceea instruim polițiști, judecători, procurori din lumea întreagă.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Deswegen trainieren wir Polizisten, Richter und Staatsanwälte weltweit.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Det er grunden til at vi optræner politifolk dommere og offentlige anklagere verden over.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Ecco perché addestriamo la polizia, i giudici, i pubblici ministeri in tutto il mondo.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.É por isso que treinamos agentes policiais, formamos juízes, formamos advogados públicos em todo o mundo.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Ezért képzünk rendőröket, bírákat, ügyészeket világszerte.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.이것이 우리가 세계 곳곳에서 경찰들을 훈련시키고, 법조인과 검찰청을 교육시키는 이유입니다.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Là lý do chúng ta đào tạo cảnh sát, đào tạo thẩm phán, đào tạo công tố viên trên khắp thế giới.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Por eso instruimos a oficiales de policía, capacitamos a jueces y formamos a fiscales en todo el mundo.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.To dlatego trenujemy policjantów, szkolimy sędziów oraz adwokatów na całym świecie.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.To je důvod, proč cvičíme policisty, proč cvičíme soudce, proč cvičíme státní zástupce po celém světě.
Bu yüzden dünyanın dört bir yanında, polisleri, hakimleri ve cumhuriyet savcılarını eğitiyoruz.Γι' αυτό εκπαιδεύουμε αστυνόμους, δικαστές, και εισαγγελείς ανά τον κόσμο.
İlgili Sayfalar