savaşmak ile cümle

savaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Les Benjamites sortirent de leurs villes, et s`assemblèrent à Guibea, pour combattre les enfants d`Israël.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.lež synovia Benjaminovi sa shromaždili z miest do Gibee, aby vyšli do boja proti synom Izraelovým.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Niin benjaminilaiset kokoontuivat kaupungeistaan Gibeaan lähteäksensä sotaan israelilaisia vastaan.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Nýbrž shromáždili se synové Beniamin z měst svých do Gabaa, aby vytáhli k boji proti synům Izraelským.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Og Benjaminiterne stævnede sammen fra deres Byer til Gibea for at drage i Kamp mod Israelitterne.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Og Benjamins barn kom sammen til Gibea fra alle sine byer for å dra i krig mot Israels barn.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.Owszem zgromadzili się synowie Benjaminowi z miast swoich do Gabaa, aby walczyli przeciw synom Izraelskim.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.pelo contrário, das suas cidades se ajuntaram em Gibeá, para saírem a pelejar contra os filhos de Israel:
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.sondern versammelten sich aus den Städten gen Gibea, auszuziehen in den Streit wider die Kinder Israel.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.а собрались сыны Вениаминовы из городов в Гиву, чтобы пойти войною против сынов Израилевых.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.и вениаминците се събраха от градовете си на Гавая, за да излязат на бой против израилтяните.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.ויאספו בני בנימן מן הערים הגבעתה לצאת למלחמה עם בני ישראל׃
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.فاجتمع بنو بنيامين من المدن الى جبعة لكي يخرجوا لمحاربة بني اسرائيل.
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.便 雅 憫 人 從 他 們 的 各 城 裡 出 來 、 聚 集 到 了 基 比 亞 、 要 與 以 色 列 人 打 仗
İsraillilerle savaşmak üzere öbür kentlerden akın akın Givaya geldiler.便 雅憫人從 他 們 的 各 城裡 出來 、 聚集 到 了 基比亞 、 要與 以色列人 打仗
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!"Alistad escudo y defensa; acercaos a la batalla
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Gør Skjold og Værge rede, kom hid til Strid!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Gotujcie tarcz i pawężę, a wychodźcie na wojnę;
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Hỡi sửa soạn thuẫn lớn thuẫn nhỏ, và đi ra trận!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Hỡi sửa_soạn thuẫn lớn thuẫn nhỏ , và đi ra trận !
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Készítsetek vértet és paizst, és induljatok a harczra.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!너희는 큰 방패 작은 방패를 예비하고 나가서 싸우라
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Neem al uw schilden en trek ten strijde, Egyptenaren!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!,,Pregătiţi scutul şi pavăza, şi mergeţi la luptă;
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Preparai o escudo e o pavês, e chegai-vos para a peleja.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Preparate scudo grande e piccolo e avanzate per la battaglia
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Préparez le petit et le grand bouclier, Et marchez au combat!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Pripravite ščite male in velike ter bližajte se boju!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Pripravte štít a pavézu a pristúpte do boja!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Připravtež štít a pavézu, a jděte k boji.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Reden till sköld och skärm, och rycken fram till strid.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Rüstet Schild und Tartsche und ziehet in den Streit!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Sett skjoldene i stand, de små og de store, og rykk frem til striden!
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!"Varustakaa pienet ja suuret kilvet, käykää tänne taisteluun.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Αναλαβετε ασπιδα και θυρεον και προσελθετε εις πολεμον.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Готовьте щиты и копья, и вступайте в сражение:
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!Пригответе щит и щитче Та пристъпете на бой.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!ערכו מגן וצנה וגשו למלחמה׃
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!اعدّوا المجن والترس وتقدموا للحرب.
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!你 們 要 豫 備 大 小 盾 牌 、 往 前 上 陣
‹‹Küçük büyük kalkanları dizin, Savaşmak için ilerleyin!你 們要 豫 備 大小 盾牌 、 往前 上陣
"Kutsal Toprak"lara gidip savaşmak istiyoruz" dediler, ama İstanbul'u öylesine kıskandılar kiНе варто забувати, що під час одного з походів хрестоносці зупинились у Константинополі, і мовили:
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Así que en lugar de luchar contra él, yo he servido de anzuelo para atraparle.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Assim, em vez de o derrorar, usámos-me como engodo e apanhámo-lo.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Istället för att slåss använde vi mig som lockbete och fångade honom.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.I stedet for at slås brugte vi mig som lokkemad og fangede ham.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Quindi, invece di combatterlo, abbiamo usato me come esca, e l'abbiamo bloccato.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Siksi käytimme minua syöttinä ja saimme Priden kiikkiin.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Użyliśmy mnie jako przynęty i go unieruchomiliśmy.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Αντί για αντίπαλο τον κάναμε δόλωμα και τον καθηλώσαμε.
Onunla savaşmak yerine beni yem olarak kullanıp onu yakaladık.Поэтому с моей помощью мы отвлекли его и заперли.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Di Rusia, Chad ingin memerangi homofobia.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.러시아에서 챠드는 동성애 혐오증에 반대하는 투쟁을 했습니다.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Rusko, Čad chcel bojovať proti homofóbii v Rusku.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.רוסיה. צ'אד רצה להלחם נגד הומופוביה ברוסיה.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.في روسيا, تشاد يريد محاربة كراهية المثليين .
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.友達とヨーロッパ中のロシア大使館に出かけ
Savaşmak için yöntem, Zafer kazanmak için birçok danışman gerekli.Albowiem przez mądrą radę zwiedziesz bitwę, a wybawienie przez mnóstwo radców mieć będziesz.
Savaşmak için yöntem, Zafer kazanmak için birçok danışman gerekli.Căci prin măsuri chibzuite cîştigi bătălia, şi prin marele număr al sfetnicilor ai biruinţa. -
Savaşmak için yöntem, Zafer kazanmak için birçok danışman gerekli.Car tu feras la guerre avec prudence, Et le salut est dans le grand nombre des conseillers.
İlgili Sayfalar