savaşmak ile cümle
savaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.התהליך העיצובי היה מאוד קשה, כמעט כמו מאבק להישרדות.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.كانت عملية التصميم صعبة ومرهقة فعلاً تقريبا" كالكفاح من أجل البقاء
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.まるで生存競争のようでした しかし徐々にアイデアが発展していきました
Dolayısıyla savaşmak çok saçma birşey.Za mír můžete jen šířit mír. Takže bojování je směšné, víte...
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.23:10 Wenn du ausziehst wider deine Feinde und ein Lager aufschlägst, so hüte dich vor allem Bösen.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Cînd vei ieşi cu oastea împotriva vrăjmaşilor tăi, fereşte-te de orice lucru rău.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız."Cuando salgas en campaña contra tus enemigos, cuídate de toda cosa mala
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Ha táborba szállsz a te ellenséged ellen: õrizkedjél minden gonosztól.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.i figli che nasceranno da loro alla terza generazione potranno entrare nella comunità del Signore
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Když bys vytáhl vojensky proti nepřátelům svým, vystříhej se od všeliké zlé věci.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Keď vyjdeš táborom na svojich nepriateľov, vystríhať sa budeš každej zlej veci.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Khi ngươi kéo binh ra hãm đánh quân thù nghịch mình, hãy coi chừng về mọi việc ác.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Khi ngươi kéo binh ra hãm đánh quân thù_nghịch mình , hãy coi_chừng về mọi việc ác .
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.네가 대적을 치러 출진할 때에 모든 악한 일을 스스로 삼갈지니
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Ko pojdeš v tabor na boj zoper svoje sovražnike, varuj se vsaktere hude reči.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Kun lähdettyäsi vihollisiasi vastaan asetut leiriin, karta kaikkea siivotonta.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Lorsque tu camperas contre tes ennemis, garde-toi de toute chose mauvaise.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.När du drager ut mot dina fiender och slår läger, skall du taga, dig till vara för allt vad orent är.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Når du drar ut mot dine fiender og slår leir, da skal du vokte dig for alt som er usømmelig.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Når du går i Krig mod dine Fjender og lægger dig i Lejr, så vogt dig for alt, hvad der er utilbørligt.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız."Pada waktu kamu sedang berperang, kamu harus menghindari segala sesuatu yang menjadikan kamu najis
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Pamiętaj co uczynił Pan, Bóg twój, Maryi w drodze, gdyście wyszli z Egiptu.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Quando te acampares contra os teus inimigos, então te guardarás de toda coisa má.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Οταν εκστρατευης επι τους εχθρους σου, φυλαττου απο παντος κακου πραγματος.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Когато отиваш на война против неприятелите си, пази се от всяка лоша работа.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.Когда пойдешь в поход против врагов твоих, берегись всего худого.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.כי תצא מחנה על איביך ונשמרת מכל דבר רע׃
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.اذا خرجت في جيش على اعدائك فاحترز من كل شيء رديء.
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.你 出 兵 攻 打 仇 敵 、 就 要 遠 避 諸 惡
‹‹Düşmanlarınızla savaşmak üzere ordugah kurduğunuzda, her kötülükten sakınacaksınız.你 出兵 攻打 仇敵 、 就 要 遠避 諸惡
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.brachten zij bij Silo een leger op de been en maakten zich klaar voor een strijd tegen hun broederstammen.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.da versammelten sie sich mit der ganzen Gemeinde zu Silo, daß sie wider sie hinaufzögen mit einem Heer.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.In ko so to slišali, se zbere vsa občina Izraelovih sinov v Silo, da bi šli zoper nje v boj.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Khi dân Y-sơ-ra-ên hay được điều đó, cả hội chúng Y-sơ-ra-ên bèn hiệp lại tại Si-lô, đặng kéo lên hãm đánh họ.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.이스라엘 자손이 이를 듣자 곧 이스라엘 자손의 온 회중이 실로에 모여서 그들과 싸우러 가려 하니라
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.När Israels barn hörde detta, församlade sig deras hela menighet i Silo för att draga upp till strid mot dem.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Og da Israeliterne hørte det, samledes hele Israeliternes Menighed i Silo for at drage i Kamp imod dem.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Og da Israels barn hørte dette, samlet hele Israels barns menighet sig i Silo for å dra op til strid mot dem.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Quando gli Israeliti seppero questo, tutta la loro comunità si riunì a Silo per muover loro guerra
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Quando os filhos de Israel ouviram isto, congregaram-se todos em Siló, para subirem a guerrear contra eles.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.Uslyševše, pravím, synové Izraelští, sešlo se všecko množství jejich do Sílo, aby táhli proti nim k boji.
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.וישמעו בני ישראל ויקהלו כל עדת בני ישראל שלה לעלות עליהם לצבא׃
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.ولما سمع بنو اسرائيل اجتمعت كل جماعة بني اسرائيل في شيلوه لكي يصعدوا اليهم للحرب
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.全 會 眾 一 聽 見 、 就 聚 集 在 示 羅 、 要 上 去 攻 打 他 們
duyan İsrail topluluğu, onlara karşı savaşmak üzere Şiloda toplandı.全會眾 一 聽見 、 就 聚 集在 示羅 、 要 上去 攻打 他們
Geçen gece um olanları gördüm ... eğer farklı olacak onlar belki tekrar savaşmak um ...Мы видели, что случилось другой мкм ночь ... это то, что будет по-другому, если они драться, возможно, хм ...
Geçen gece um olanları gördüm ... eğer farklı olacak onlar belki tekrar savaşmak um ...رأينا ما حدث في أم يلة أخرى ... والتي ستكون مختلفة إذا إنهم يقاتلون مرة أخرى ربما أم ...
Geçen gece um olanları gördüm ... eğer farklı olacak onlar belki tekrar savaşmak um ...私は彼らが私ので、問題を取得する問題が何を解決するのはなぜ知らない 彼は必然的に伴うが、それであればしていなかった場合、当社のグローバルを知らない
Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:C'est notre dernier acte,
Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:Điều này sẽ trở lại với chúng ta trong tập cuối cùng,
Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:윤리, 그리고 예술의 영역에서 이러한 영향을 고민해야 할 자리에 놓이게 되었습니다. 그리고 이 문제가 우리의 마지막 에피소드의 주제가 될 것입니다.
Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:O tym jednak w kolejnej, ostatniej już części.
Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:מוסרית ואמנותית בשביל להתמודד על ההשלכות האלה וזה הפרק האחרון שלנו
Gerek yasal olarak, Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:Ne luptăm legal etic şi artistic să tratăm aceste implicaţii şi acesta este episodul final partea a 4-a
Gerek yasal olarak, Gerekse etik ve sanatsal olarak bu çıkarımlarla savaşmaktayız... ve bu bizim son bölümüz:悩むわけだが
Hep savaşmak... ultra zahmetli...At kæmpe fuldt ud er et ultra-hårdt arbejde ...
Hep savaşmak... ultra zahmetli...Att kämpa för fullt... är en ultra-möda...
Hep savaşmak... ultra zahmetli...Battersi all'ultimo sangue... è un'incredibile seccatura.
Hep savaşmak... ultra zahmetli...Ciągła walka... to większa udręka...
Hep savaşmak... ultra zahmetli...Luchar con todas tus fuerzas... es superpesado...