Ana içeriğe geç
Sözlük

savaşan ile cümle

savaşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1287 yılında kale tekrar kuşatılmıştı, bu sefer hem savunmacı hem de savaşan Memlükler idi.Замъкът отново е обсаден през 1287 г., като и защитника и нападателя са мамелюци.
Bu köyden Osmanlı İmparatorluğu için Birinci Dünya Savaşı'nda savaşan üç kişi vardır.Има трима от селото, които са воювали в Първата световна война за Османската империя.
Savaşan devletlerin tüm halkı savaşın içinde; sadece erkekleri değil, kadınları ve çocukları da.Građani nemaju neposrednog dodira s tijelima konfederacije, već samo države članice i njihova tijela.
Savaşan asker sayısı arttıkça savaş alanı da genişliyordu.S postupným zväčšovaním intenzity bojov sa zväčšoval aj počet Režňákových zostrelov.
ABD'ye karşı savaşan Krikler yenilmiştir.Zdalo sa, že boj je pre Yorkovcov stratený.
Osmanlı'yla savaşan Haçlı ordusu, sayısal üstünlüğüne rağmen büyük kayıp vererek savaşı kaybetmiştir.Pirmas Maksimino karas buvo su alemanais, kuriuos jis nugalėjo nepaisant didelių nuostolių.
Bu bölgelerde sürekli olarak birbiriyle savaşan kabileler yaşıyordu.Rahvas jagunes maakondadeks, mis omavahel pidevalt sõdisid.
1980'lerdeki İran-Irak savaşında, İran ile savaşan Irak ordusunun çoğunluğu Arap Şiilerinden oluşmaktaydı.En los años 90 y 2000, el Irán chiíta apoyó el grupo militante palestino sunita Hamas.
1980'lerdeki İran-Irak savaşında, İran ile savaşan Irak ordusunun çoğunluğu Arap Şiilerinden oluşmaktaydı.في الثمانينات إبّان الحرب العراقية الإيرانية، شكلت الطائفة الشيعية أغلبية الجيش العراقي.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:Afrikában az országok a függetlenségükért harcoltak:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:Di Afrika, ada banyak negara yang berperang untuk kemerdekaan:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:Em África, havia países que lutavam pela sua independência.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:En África, había países que luchaban por la independencia:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:En Afrique, il y avait des pays qui luttaient pour leur indépendance.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:In Africa c'erano paesi che lottavano per l'indipendenza.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:În Africa, existau țări care luptau pentru independență.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:In Afrika gab es Länder, die um ihre Unabhängigkeit kämpften.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:In Afrika waren er de landen die vochten voor hun onafhankelijkheid:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:아프리카의 독립투쟁 하던 나라들,
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:Ở Châu Phi có các nước đấu tranh giành độc lập:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:V Africe bojovali země o svojí nezávislost.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:V Afriki se je veliko držav borilo za neodvisnost:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:W Afryce były kraje walczące o swoją niepodległość:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:Στην Αφρική υπήρχαν χώρες που μάχονταν για την ανεξαρτησία τους.
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:В Африка има държави, борещи се за независимост:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:В Африке были страны, которые боролись за независимость:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:В Африці були країни, які боролися за свою незалежність:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:באפריקה היו מדינות שנלחמו על עצמאותן:
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:في افريقيا كان هناك 4 دول تحارب من اجل استقلالها
Afrika'da bağımsızlıkları için savaşan ülkeler vardı:ギニア、ギニアビサウ、アンゴラなど
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?"너희 중에 싸움이 어디로, 다툼이 어디로 좇아 나느뇨 너희 지체 중에서 싸우는 정욕으로 좇아 난 것이 아니냐"
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Varav uppkomma strider, och varav tvister bland eder? Månne icke av de lustar som föra krig i eder lemmar?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Звідкіля войни та свари в вас? Чи не звідсіля: з розкошів ваших, що воюють у членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Откуда у вас вражды и распри? не отсюда ли, отвожделений ваших, воюющих в членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Смирявайте се, пред Господа, и Той ще ви възвишава,.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?מאין המלחמות והמדנים אשר ביניכם הלא מתוך התאות המתגרות באבריכם׃
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?من اين الحروب والخصومات بينكم أليست من هنا من لذّاتكم المحاربة في اعضائكم.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們 中 間 的 爭 戰 鬥 毆 、 是 從 那 裡 來 的 呢 . 不 是 從 你 們 百 體 中 戰 鬥 之 私 慾 來 的 麼
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們中間 的 爭戰鬥毆 、 是 從那裡來 的 呢 . 不 是 從 你 們百體中戰鬥 之 私 慾來 的 麼
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Chúng ta đã nghĩ rằng họ là những chiến binh Thánh chiến mang đức tin chống lại chế độ Cộng sản vô thần.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Îi consideram niște războinici sfinți care purtau o luptă dreaptă împotriva comuniștilor atei.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.우리는 이들을 신을 부인하는 공산주의와 싸우는 거룩한 투사들이라고 생각했었습니다.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Les considerábamos guerreros santos que combatían justamente contra los comunistas infieles.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Ne parlammo come di guerrieri santi che portavano la guerra giusta agli empi comunisti.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Považovali jsme je za svaté válečníky, kteří bojovali za dobro proti bezbožným komunistům.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Uważano ich za świętych wojowników, podejmujących dobrą walką przeciw bezbożnym komunistom.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Vi tänkte på dem som heliga krigare som förde den goda striden mot de gudlösa kommunisterna.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.We zagen hen als heilige krijgers in een gerechtvaardigde strijd tegen de goddeloze communisten.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Wir hielten sie für heilige Krieger, die den guten Kampf gegen die gottlosen Kommunisten kämpften.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Τους θεωρούσαμε ιερούς πολεμιστές που μάχονταν δίκαια κατά των ασεβών κομμουνιστών.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Мислихме, че те са свещенни бойци, които донасят добрата вяра до невярващите комунисти.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.Мы считали их священными воинами, ведущими праведную борьбу с безбожными коммунистами.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.ראינו בהם לוחמי קודש שניהלו מלחמה צודקת בכופרים הקומוניסטיים.
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.كنا نعتبرهم كالمحاربين المقدسين الذين حملوا راية الحرب المقدسة ضد الفجار الاشتراكيين
Biz onları günahkâr komünistlere karşı savaşan kutsal savaşçılar olarak düşündük.邪悪な共産主義者と勇敢にも戦う 神聖な戦士と見なされていました アメリカは彼らに武器を与え 資金援助し
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...동성애 문제는 과거 미국에서의 흑인 문제와 같다. 인종차별에 맞서 싸웠던건 언제나 흑인들이었다.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...В Америке была похожая ситуация во время борьбы афроамериканцев за свои права.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...В Америці була схожа ситуація під час боротьби афроамериканців за свої права.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...كان أيضا من هذا القبيل للسود في الولايات المتحدة. كان دائما السود الذين حاربوا ضد العنصرية.
Bu durum, ABD'deki siyahların durumuyla aynı. Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...同性愛者の戦いも同様です。ただその方法について、私には納得いきかねる部分がありますね。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod