Hakları için savaşan fakir insanlardı.Eram pessoas pobres a lutarem pelos seus direitos.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Ésos eran unos pobres tipos luchando por sus derechos.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Het waren arme jongens die aan het vechten waren voor hun rechten.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.그 사람들은 자신들의 권리를 위해 싸우고 있는 불쌍한 사람들이었습니다.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Mereka adalah pria-pria miskin yang berjuang untuk hak-hak mereka.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Những người khốn khổ này đang chiến đấu vì quyền lợi của họ.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Ők voltak a jogaikért küzdő elnyomottak.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Quelli erano dei ragazzi poveri in lotta per i loro diritti.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.To byli ti chudí, co bojovali za svá práva.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Εκείνοι οι καημένοι πολεμούσαν για τα δικαιώματά τους.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Това бяха бедни момчета, които се борят за правата си.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Це були бідні хлопці, які боролися за свої права.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.Это были бедные парни, борющиеся за свои права.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.אלה היו חברה עניים שלוחמים למען הזכויות שלהם.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.وهم مجموعة من الفقراء يقاتلون للحصول على حقوقهم.
Hakları için savaşan fakir insanlardı.この紛争にはアフリカでよくある
-Hala savaşacak durumdayım komutanım.Han er temmelig hårdt ramt.
-Hala savaşacak durumdayım komutanım.Încă mai pot să lupt, domnule.
-Hala savaşacak durumdayım komutanım.Kami butuh kalian di gedung timur laut.
-Hala savaşacak durumdayım komutanım.-Sigo peleando, señor.
-Hala savaşacak durumdayım komutanım.Si razumel?
-Hala savaşacak durumdayım komutanım.Stále bojovat, pane.
-Hala savaşacak durumdayım komutanım. Yüzbaşı Steele, burada acil sıhhi tahliye istiyorum!-Все още съм в битката, сър.
Hastalara ilaç tedarik etmeliyiz. İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Devemos enviar tropas pacificadoras para ajudar aqueles numa guerra civil.
Hayat savaşa döndü. Bu, böyle olmak zorunda değil.Животът се е превърнал в битка, което е очевиден факт, една постоянна борба.
Hayat savaşa döndü.la vida se ha convertido en una batalla
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Jag sätter min överlevnad, hela min existens i den här kampen.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Jeg sætter min overlevelse og hele min eksistens ind i denne kamp.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Me juego mi supervivencia... De hecho, me juego mi propia existencia en esta batalla.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Metto in gioco la mia sopravvivenza, la mia stessa esistenza, in questa battaglia.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Panen koko olemassaoloni peliin tässä taistelussa.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Reivindico a minha sobrevivência... ...até a minha existência nesta batalha.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.W tej bitwie stawiam na szali moje przetrwanie, moją całą egzystencję.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Παίζω την επιβίωσή μου, την ίδια μου την ύπαρξη, σε αυτή τη μάχη.
Hayatta kalmamı... hatta varlığımı bu savaşa bağlıyorum.Я ставлю своё выживание... даже само своё существование на исход этой битвы.
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Adesso fateci lottare per mantenere quelle promesse!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Agora vamos lutar para cumprir essa promessa
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!¡Dejanos luchar para liberar el mundo!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Dictatorii se elibereaza pe ei dar subjuga poporul!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Laßt uns diese Ketten sprengen! Laßt uns kämpfen für eine bessere Welt!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Låt oss nu kämpa för fullfölja deras löften!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Sekarang mari kita berjuang untuk melaksanakan semua janji itu!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!Нека ние се борим за изпълнението на обещанието!
Haydi, bu sözü yerine getirmek için savaşalım!世界を解放するために戦おう!
Haydi! Savaşa gidiyoruz!Gremo v boj!
Haydi! Savaşa gidiyoruz!Idziemy walczyć!
Herkes C Vitamininin vücuttaki serbest radikallerle savaşan antioksidanlarla dolu olduğunu bilir.Kita semua tahu bahwa Vitamin C kaya antioksidan yang dirancang untuk memerangi radikal bebas dalam tubuh.
Herkes C Vitamininin vücuttaki serbest radikallerle savaşan antioksidanlarla dolu olduğunu bilir.Nous savons tous que la vitamine C est riche en antioxydants combattant les radicaux libres.
Herkes C Vitamininin vücuttaki serbest radikallerle savaşan antioksidanlarla dolu olduğunu bilir.Sabemos que a vitamina C é rica em antioxidantes que combatem radicais livres em nosso corpo.
Herkes C Vitamininin vücuttaki serbest radikallerle savaşan antioksidanlarla dolu olduğunu bilir.Sabemos que la vitamina C contiene antioxidantes para luchar contra los radicales libres.
Herkes C Vitamininin vücuttaki serbest radikallerle savaşan antioksidanlarla dolu olduğunu bilir.Все мы знаем, что витамин С богат антиоксидантами, чья задача бороться со свободными радикалами в нашем теле.
Herkes savaşa dahil olmaya başladı.A vše se vyostřuje až v roce 1805, protože v roce 1805 se všichni přidávají do "hry".
Herkes savaşa dahil olmaya başladı.모든 사람이 불쑥 끼어들었습니다.
Herkes savaşa dahil olmaya başladı.Nel 1805, tutti gli altri ne fanno parte.
Herkes savaşa dahil olmaya başladı.Wszyscy inni dołączają się
Herkes savaşa dahil olmaya başladı.І саме тут долучаються інші країни.
Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.Están enfocados en la guerra; están enfocados en Bush; no están interesados en la vida.
Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.Ils se concentrent sur la guerre, ils se concentrent sur Bush, ils ne s'intéressent pas à la vie.
Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.Se concentrează asupra războiului; se concentrează asupra lui Bush; nu e interesată de viaţă.
Herkes savaşa odaklanmış, herkes Bush'a odaklanmış; hayatla ilgilenmiyorlar.Si concentrano sulla guerra; si concentrano su Bush; non sono interessati alla vita.