Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Anda bisa membayangkan bahwa kita akan berperang memperebutkan kotak itu.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Bạn phải tưởng tượng rằng chúng ta sẽ phải chiến tranh vì chiếc hộp đó
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Je kunt je voorstellen dat we oorlog zouden voeren om die doos.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.여러분은 우리 인간들이 그 상자를 두고 전쟁을 벌일 수도 있다는걸 알 수 있을 것이다.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Možná si představíte, že budeme bojovat o tuto krabici.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Można sobie wyobrazić wojny jakie toczyłyby się o tą skrzynkę.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Potreste immaginare che combatteremmo guerre, per quella scatola.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Sejthetjük, hogy háborúznánk a dobozért.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Se pueden imaginar que se desatarían guerras por poseer esa caja.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Sie können sich vorstellen, dass wir Kriege wegen der Kiste führen würden.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Vă puteţi închipui că am duce războaie pentru acea cutie.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Vous imaginez sans problème que nous battrions pour cette boîte.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Може би си представяте, че ще водим войни за тази кутия.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.Представьте, что вокруг этой коробочки разразились бы войны.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.אתם יכולים לתאר לעצמכם שאנחנו ננהל מלחמות על הקופסא הזאת.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.ربما تتخليون أننا سنقاتل حروبا للفوز بهذا الصندوق.
Bu kutu için birbirimizle savaşacağımızı düşünebilirsiniz.我々には ノブをどう調整すべきか 合意する手段がないからです
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Acesta era tatăl meu în Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.C'était mon père au Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Cioè mio padre, che andò in Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Đây là bố tôi ở Việt Nam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Dette var min far i Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Dies war mein Vater in Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Dit is mijn vader in Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Este era o meu pai no Vietname.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Este es mi padre en Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Ez apám Vietnámban.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Ini adalah ayah saya di Vietnam.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.베트남전에 참전한 저희 아버지입니다.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Môj otec bol vo Vietname.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Můj otec byl ve Vietnamu.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.To mój ojciec w Wietnamie.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Αυτός ήταν ο πατέρας μου στο Βιετνάμ.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Таким был мой отец во Вьетнаме.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.Това беше моят баща във Виетнам.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.זה היה אבא שלי בוייאטנם.
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.مثل والدي الذي كان في فيتنام
Bunlar, Vietnam'da savaşan babamın verdiği örneklerdi.私が教えられてきた信念は
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Chúng ta cần phải biến nó thành một cuộc chiến đạo đức.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Dobbiamo trasformarla in una guerra morale.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz. Erkek:Musimy zamienić ją na wojnę moralną.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Musíme to proměnit v morální válku.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Nous devons faire de cette guerre une guerre morale. homme:
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Tenemos que convertirla en una guerra moral.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Trebuie să transformăm războiul într-unul moral.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.We moeten er een morele oorlog van maken.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Мы должны сделать войну нравственной.
Bunu ahlaki bir savaşa dönüştürmeliyiz.Трябва да преобърнем нещата в морална война.
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Estou disposto a criar uma guerra termonuclear por isto."
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Estoy dispuesto a ir a una guerra termonuclear por esto.
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Ich bin bereit einen thermonuklearen Krieg zu führen."
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Ik ben bereid... ...om thermonucleair te gaan om dit."
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Jeg er villig til at starte termonuklear krig over det.
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Je lance une guerre themonucléaire contre eux. "
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Jsem ochotný kvůli tomu vést jadernou válku.
Bunun için termonükleer savaşa varım. "왜냐하면 이것은 남의 것을 도둑질한 상품이기 때문이다. 나는 핵전쟁을 벌일 각오가 되어 있다."
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Nie cofnę się przed niczym żeby ich zniszczyć.
Bunun için termonükleer savaşa varım. "(oare?) Sunt dispus să încep un război termonuclear împotriva lor."
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Tôi sẵn sàng khai mào chiến tranh nhiệt hạch vì chuyện này."
Bunun için termonükleer savaşa varım. "Voglio andarci "termonucleare" su questa faccenda.