Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Minutos depois, quando voltei a olhar e vi a segunda torre a arder, percebi que estávamos em guerra.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Muutaman minuutin kuluttua, nähtyäni toisen tornin palavan, tiesin, että olimme sodassa.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Pár perccel később pedig láttam a másik torony lángjait. Tudtam, hogy hadban állunk.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.Несколько минут спустя, когда я взглянул снова и увидел вторую башню горящей, я знал, что мы на войне.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.След няколко минути, когато погледнах отново и видях втората кула да гори, си знаех, че сме във война.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.כעבור כמה דקות, כשהבטתי שוב וראיתי שהמגדל השני בוער, ידעתי שאנו במלחמה.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.بعد دقائق قليلة لاحقاً عندما نظرت مجدداً ورأيت البرج الثاني يحترق، عرفت بأننا في حرب.
Bir kaç dakika sonra tekrar baktığımda, ikinci kule de yanıyordu ve savaşa girdiğimizi anladım.二番目のタワーも燃えているのが見え、私たちが戦場にいるのだとわかりました グランドゼロの瓦礫のただ中で、私は理解しました
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Chyba mieliśmy walczyć razem?
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!¡Dijiste que lucharíamos juntos!
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Disseste que iríamos lutar juntos, não foi?!
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Non hai appena detto che dovevamo combattere insieme?
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Sanoit, että taistelisimme yhdessä.
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Vi skulle jo slås sammen!
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Vi skulle ju slåss tillsammans.
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Τώρα είπες να το παλέψουμε μαζί, σωστά;
Birlikte savaşacağımızı söyledin, değil mi?!Ты ведь сейчас сказал, что мы поборемся?!
Birlikte savaşalım ortak.Combattiamo insieme, socio.
Birlikte savaşalım ortak.Lad os slås sammen, partner.
Birlikte savaşalım ortak.Luchemos juntos, compañero.
Birlikte savaşalım ortak.Taistellaan yhdessä.
Birlikte savaşalım ortak.Vamos lutar juntos, companheiro.
Birlikte savaşalım ortak.Vi slåss tillsammans, partner.
Birlikte savaşalım ortak.Walczmy razem, partnerze.
Birlikte savaşalım ortak.Ας παλέψουμε μαζί, φίλε!
Birlikte savaşalım ortak.Давай поборемся, партнёр.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Capite cosa voglia dire essere un orko semplicemente ascoltandoli mentre si preparano per la guerra.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Du forstår, hvad det betyder at være en Ork bare ved at høre dem forberede sig på krig.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Man versteht, was es bedeutet ein Ork zu sein, einfach indem man ihren Kriegsvorbereitungen zuhört.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.On comprend ce que c'est d'être un Orc, simplement en les entendant se préparer pour la guerre.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Καταλαβαίνεις τι σημαίνει να είσαι ένα Ορκ απλά ακούγοντας τα να προετοιμάζονται για πόλεμο.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Вы понимаете, что значит быть Орком, просто услышав их разговор о подготовке к войне.
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Azon filózom, hogy belekeveredünk-e egy újabb háborúba. férfi anyanyelvén beszél:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Ik vraag me af of we opnieuw in een oorlog terechtkomen. man in eigen taal:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Jag undrar om vi kommer gå in i ett till krig. man pratar på inhemskt språk:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Jeg spekulerer på, om vi kommer med i en ny krig. mand taler lokalt sprog:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Mietin, joudummeko taas sotaan. mies puhuu omaa kieltään:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Zajímalo by mě, jestli zase povedeme nějakou válku. muž rodnou řečí:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Zastanawiam się, czy pójdziemy na kolejną wojnę. mężczyzna mówi w ojczystym języku:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:Αναλογίζομαι αν θα μπλεχτούμε και σ' άλλο πόλεμο. άντρας που μιλάει στη γλώσσα του:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum.Ich frage mich, ob ein Krieg kommt.
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum.Je me demande si nous allons faire une autre guerre.
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum.또 전쟁을 치르게 되는 거 아닌가 걱정이 되거든요.
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum.Mi chiedo se andremo a ficcarci in un'altra guerra. uomo:
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum.أتساءل ما إذا كنا على وشك الدخول في حرب أخرى.
Bir savaşa daha girecek miyiz, diye merak ediyorum.男(母国語): 毎朝家を出るときに
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Chúng ta có thể chiến đấu như một đội, một khối.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Csapatban harcolhatunk, mint egy egység.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.우리는 하나 된 팀으로 싸울 수 있습니다.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Lottiamo in squadra, come un'unità.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Nous pouvons nous battre côte-à-côte, en équipe.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Podemos luchar como equipo, como una unidad.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Putem lupta ca o echipă, ca o unitate.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Wir können als Team kämpfen, als eine Einheit.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Μπορούμε να παλέψουμε ως ομάδα, ως μονάδα.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.Мы тогда боремся как команда, как единое целое.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.כשאנשים חגים ביחד, הם מייצרים זרם.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.يمكننا عندها المحاربة في وحدة.
Bir takım olarak, birlikte savaşabiliriz.しかし倫理が人々を その集団やチームに結びつけるとはいえ
Bir yılımı savaşta - savaşa giden Amerikalı kadın askerleri belgeleyerek geçirdim.Am petrecut un an documentându-mă despre femeile-soldat americane în război - plecând la război.