sav ile cümle
sav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom üç yıldır bir savaş esiriydi.Tom was a prisoner of war for three years.
Tom savaş sırasında büyük para kazandı.Tom raked in money during the war.
Dün gece II. Dünya Savaşı hakkında çok ilginç bir film izledim.Last night I saw a very interesting movie about World War II.
Tom bir korkak. O, savaştan kaçtı.Tom is a coward. He ran from the battle.
Tom herkesin önünde savaşı kınadı.Tom publicly denounced the war.
Tom savaşta yaralandı.Tom got wounded in the battle.
Nükleer savaş çıkarsa çocuklarımıza ne olacak?What will happen to our children if nuclear war breaks out?
Savaş sırasında birçok çan erittiler.During the war, they melted down a lot of bells.
Savaş bitti.The war is over.
Tom inandığı şeyler için savaşırken öldü.Tom died fighting for what he believed in.
Kocam, hastalığıyla uzunca bir süre savaştıktan sonra vefat etti.My husband passed away after having fought against his illness for a long time.
Savaş başladığında Tom, Boston'daydı.Tom was in Boston when the war began.
Binlerce kadın, savaş tarafından dul bırakıldı.Thousands of women were widowed by the war.
Savaşta hukuk sessiz kalır.In war the law stays silent.
Savaşmaktan korkmuyorum.I'm not afraid to fight.
Savaş her şeyin babasıdır.War is the father of all.
Bu bina 2. Dünya savaşında tahrip edildi ve savaştan sonra yeniden yapıldı.This building was destroyed during World War II and rebuilt after the war.
Savaş sırasında birçok tarihi binanın tahrip edilmesi üzücü.It's sad that many historical buildings got destroyed during the war.
Savlon nemlendirici cilt kremidir.Does anyone have some moisturizing cream?
Savaşta tüm aileni kaybetmenin nasıl olduğunu bilmiyorsun.You don't know what it's like to lose all your family in a war.
Savaşta tüm aileni yitirmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun.You don't know what it's like to lose all your family in a war.
O, Savaş ve barış'ı 15 kere okuduHe has read War and Peace 15 times.
Barışın zıddı savaştır.The opposite of peace is war.
Birçok üniversite öğrencisi Vietnam Savaşı'na karşıydı.Many university students were against the Vietnam War.
Roosevelt savaş bitmeden önce öldü.Roosevelt dies before the end of the war.
Rusya, II. Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Rusya, İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Walt, Soğuk Savaş'ın bir ürünüdür.Walt is a product of the Cold War.
O kuduruk bir savaştı.It was a furious battle.
Binaların çoğu İkinci Dünya Savaşı'nda yıkıldı.Most of the buildings were destroyed in World War II.
Tom kendini savundu.Tom defended himself.
Biz ölümüne savaşmalıyız.We must fight to the death.
Savaşta ölen ilk şey gerçektir.The first to die in war is the truth.
Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.You don't need a PhD in quantum physics to be against nuclear war.
Nükleer savaşın korkusuyla başladı.It began with the fear of nuclear war.
Savaş başlar başlamaz burası güvenli olmayacak.Once the fighting starts, it won't be safe here.
Her savaşı kazanmak mümkündür, ancak yine de savaşı kaybedersiniz.It's possible to win every battle, but still lose the war.
Mike kendini nasıl savunacağını bilir.Mike knows how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını biliyor.Tom knows how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn how to defend himself.
Tom Mary'ye kendini nasıl savunacağını öğretti.Tom taught Mary how to defend herself.
Tom kendisini savunamadı.Tom couldn't defend himself.
Fransa ve İngiltere arasındaki savaş yüz yıl sürdü.The war between France and England lasted one hundred years.
İkinci Dünya Savaşı üzerine bir kitabın var mı?Do you have a book on the Second World War?
Savaş patlak verdiğinde o Brittany'ye geldi.She came to Brittany when war broke out.
Herkes AIDS'e karşı savaşmak için birleşmelidir.Everybody must unite to fight against AIDS.
Savigny-sur-Orge'de yaşıyorum, Paris varoşlarında küçük bir kasaba.I live in Savigny-sur-Orge, a small town in the Paris suburbs.
Babam savaş hakkında hiç konuşmadı.My father never talked about the war.
Onlar savaştan sonra evlenmek için söz verdi.They vowed to marry after the war.
O, savaş sırasında pek çok korkunç şeyler gördü.She saw many terrible things during the war.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
Hâlâ savaşabilirim.I can still fight.
Tom büyük bir savurgan.Tom is a big spender.
Tom kanserle savaşını kaybediyor.Tom is losing his battle with cancer.
Ben bir savurgan değilim.I'm not a big spender.
Savunucu olmayın. Sizi suçlamıyorum.Don't get defensive. I'm not blaming you.
Bu, tarihi savaşın yer aldığı söylenildiği yer.This is where the historic battle is said to have taken place.
Kendimi nasıl savunacağımı bana öğretebilir misin?Can you teach me how to defend myself?
Savaşçılar asla şikayet etmez!Warriors never complain!
İki ülke arasında savaş patlak verdi.A war exploded between the two countries.