sav ile cümle

sav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Johnson kendi politikalarını savundu.Johnson defended his policies.
Almanların güçlü savunmaları vardı.The Germans had strong defenses.
Sokaklarda savaş vardı.There was fighting in the streets.
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.Defense lawyers appealed for mercy.
Almanya savaş alanında kazanıyordu.Germany was winning on the battlefield.
Savaş yaklaşık üç ay sürdü.The fighting lasted about three months.
Üç adam mümkün olduğunca uzun savaştı.The three men fought as long as possible.
Theodore Roosevelt ile savaşmak istemem.I do not want to fight Theodore Roosevelt.
Binbaşı Anderson savaşı durdurmaya hazırdı.Major Anderson was ready to stop fighting.
Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.Farragut captured New Orleans without a fight.
O, iki ordunun yeniden savaşacağı yerdi.That was where the two armies would fight again.
O, o kadar güçlü bir patlamaydı ki çatı savruldu.It was such a powerful explosion that the roof was blown off.
Savaş başladığında biz on yıl boyunca orada yaşadık.We lived there for ten years when the war began.
Tabiri caizse, bunlar savaş kurbanlarıydı.These were victims of war, so to speak.
Haklarımı savunmak istemeyen bir ülkede yaşamak istemiyorum.I don't want to live in a country that doesn't want to defend my rights.
Savaş sona erdi.The war ended.
Kaba kuvvet kullanırsan savaş başlatırsın.Act too forcefully and you'll start a war.
İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.She allegedly killed him in self-defense.
En sevdiğin savaş filmi hangisidir?What's your favorite war movie?
Yıldız Savaşları'nda favori karakterin kim?Who's your favorite Star Wars character?
Biz savaşı kazanacağız.We will win the battle.
Bu kadar savsakladığın yetti artık. Bu gece bitireceksin!You've put this off for far too long. You will finish it tonight!
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
Savahilii konuşuyor musunuz?Do you speak Swahili?
Ben eski savaş öncesi gangster filmlerini seviyorum.I love old prewar gangster movies.
Savaşı kaybetmek bizim için ne anlam taşıyacak?What will losing the war mean to us?
Kimse savaşı sevmez.No one likes war.
Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.The defenders checked the onslaught by the attackers.
Bazı insanlar savaştan önceki durumun nasıl olduğunu unutmuş görünüyor.Some people seem to have forgotten what it was like before the war.
İnsanlar savaştan korkar.People are afraid of war.
O, insanların kendi haysiyetinin önemine inandığı için, intiharı savunuyor.Because he believes in the importance of people's own dignity, he advocates suicide.
Tom savaştan nefret ettiğini söylüyor.Tom says that he detests war.
Savcı benim Tom aleyhinde tanıklık yapmamı istiyor.The DA wants me to testify against Tom.
Savaş istiyorsan, savaşacaksın.If you want war, you'll get war.
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.She's not here for the purpose of defending herself against these accusations.
Başkan biz savaşın ortasındayız dedi."We are in the middle of a war", said the President.
Tom listeden birkaç maddeyi savsakladı.Tom omitted a couple of items from the list.
Tom babası Vietnam Savaşında bir helikopter pilotu olan bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom bütün gücüyle savaştı.Tom fought with all his might.
Tom savaş hakkında konuşmamaya karar verdi.Tom decided not to talk about the war.
Tom savaşların hiç olmayacağı günün geleceğine inanıyor.Tom believes the day will come when there will be no more wars.
Körfez Savaşı hakkında düşüncen nedir?What's your opinion of the Gulf War?
Körfez Savaşı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about the Gulf War?
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Onlar savaşa gidecekler.They're going to the war.
O, Outonic şövalyeleri tarafından kuşatılmış Ostyn kalesinin savunmasını başlattı.He led the defense of Ostyn castle, besieged by the Teutonic knights.
Güçlerini birleştirip düşmanla savaştılar.They joined forces and fought the enemy.
Tom suçlu olmadığını savundu.Tom pleaded not guilty.
Papyon ona savurgan bir hava verir.The bow tie gives him an air of extravagance.
Bütün öğrenciler savaşa karşıydılar.All students were against war.
Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.Many people uphold the stance that 95% of DNA is junk.
Savaş dünyanın zehiridir.War is the poison of the world.
Her zaman savaş vardı ve her zaman olacaktır.There has always been war and there always will be.
Savaşçı senin için öldü, benim tatlı prensesim.The warrior has died for you, my sweet princess.
Bu, savaş anlamına gelebilir.This could mean war.
Malazgirt Savaşı, Anadolu tarihinin akışını değiştirdi.Battle of Manzikert changed the course of the history of Anatolia.
Yıllar süren savaş ülkeyi fakirleştirdi.The war lasting for years impoverished the country.
Biz bir kartopu savaşı yapalım mı?Shall we have a snowball fight?
Savaş korkunç bir şeydir.War is a terrible thing.

İlgili Sayfalar