Ana içeriğe geç
Sözlük

satma ile cümle

satma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.בהנחה שאתם משרתים 75% מהאנשים לדרומכם, ומשאירים לבן דודכם למכור ל25% מהלקוחות בצפון.
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.مفترضاً أنك سوف تحصل على (75% من الزبائن) الواقعين جنوب عربتك لكي تترك لإبن عمك (25% من الزبائن) في الشمال
Teddy bölgesinin tam ortasına yerleşirsiniz, kuzeninize müşterilerin kuzeyde %25'ine satmak kalır.テッド君のお客さんは 北の25%だけになると思った でも後から来たテッド君が 君のすぐ南にカートを置いたので
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.A textiljüket ugyanolyan feltételekkel adhatták el, mint Európa vagy Észak-Amerika
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.De kunde sälja sina textilier på samma villkor som människorna i Europa och Nordamerika.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.De kune sælge deres tekstiler på lige vilkår med befolkningen i Europa og Nordamerika.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Elle pouvait vendre ses textiles selon les mêmes conditions que les Européens et les Nord-Américains.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.He voivat myydä tekstiilejä samoin ehdoin kuin eurooppalaiset ja pohjoisamerikkalaiset.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Họ có thể bán sản phẩm dệt may với giá ngang bằng các nước châu Âu và Bắc Mĩ.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.유럽과 북미 사람들과 같은 조건으로 직물을 팔 수 있습니다.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Mereka dapat menjual tekstil mereka secara setara dengan orang-orang di Eropa dan Amerika Utara.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Mohli predávať svoje látky za rovnakých podmienok ako ľudia z Európy a Severnej Ameriky.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Mohli prodávat své látky za stejných podmínek jako lidé z Evropy a Severní Ameriky.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Potevano vendere i tessuti alle stesse condizioni dell'Europa e del Nord America.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Pot să-şi vândă textilele în termeni egali ca oamenii în Europa şi America de Nord.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Pudieron vender sus textiles en los mismos términos que en Europa y América del Norte.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Sie verkauften ihre Textilien zu den gleichen Bedingungen wie Leute in Europa und Nordamerika.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Μπορούσαν να πουλούν τα υφάσματά τους σε ίσους όρους με τους ανθρώπους στην Ευρώπη και τη Βόρεια Αμερική.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Вони змогли продавати текстиль на рівних з Європою і Північною Америкою.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.Можели да продават текстила си на равни начала с хората от Европа и Северна Америка.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.ולמכור טקסטיל בתנאים זהים לאלה של האנשים באירופה וצפון אמריקה.
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.تمكنوا من بيع الأقمشة التي ينتجونها بنفس معايير الناس في أوروبا وفي أمريكا الشمالية
Tekstil ürünlerini tıpkı Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki insanlar gibi eşit koşullarda satmayı başardılar.アフリカの国の間にも大きな差があるのです ガーナは真ん中あたり
Telefon hatlarını farklı şirketler satmaktadır.De nombreuses entreprises proposent des abonnements téléphoniques.
Telefon hatlarını farklı şirketler satmaktadır.Hay muchas empresas que ofrecen planes de telefonía.
Telefon hatlarını farklı şirketler satmaktadır.Många företag erbjuder telefonabonnemang.
Telefon hatlarını farklı şirketler satmaktadır.Puhelinliittymiä tarjoavat monet yritykset.
Telefon hatlarını farklı şirketler satmaktadır.Телефонные подключения предлагают многие компании.
Telefon hatlarını farklı şirketler satmaktadır.تبيع مختلف شركات الاتصالات اشتراكات الهاتف.
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Az üzletben az Thwaite árulnak csomagok o" virág-magok egy fillért minden, és a mi
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Dans la boutique, ils vendent des forfaits Thwaite o" fleur-graines pour un sou chacun, et notre
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Di toko di Thwaite mereka menjual paket 'o bunga-benih untuk penny masing-masing, dan kami
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"En la tienda en que venden paquetes de Thwaite o" flor-las semillas de un centavo cada uno, y nuestra
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"I butiken på Thwaite de säljer paket o" flower-frön för ett öre styck, och våra
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"I butikken på Thwaite de sælger pakker o 'blomster-frø til en krone hver, og vores
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"In dem Laden an Thwaite sie verkaufen Pakete o 'Blumen-Samen für einen Pfennig je, und unsere
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"In de winkel op Thwaite ze verkopen pakketten o 'flower-zaden voor een stuiver per stuk, en onze
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"În magazinul de la Thwaite pe care le vând pachete de o" floare-seminţe pentru un leu fiecare, şi a noastră
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Na loja de Thwaite eles vendem pacotes o 'flor-sementes para um centavo cada, e os nossos
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Nel negozio di Thwaite vendono pacchetti o 'fiore semi per un penny ciascuno, e la nostra
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Thwaite의 가게에서 그들은 페니 각 패키지 O '꽃 씨앗을 판매하고, 우리
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Trong các cửa hàng tại Thwaite họ bán các gói o 'hoa hạt giống cho mỗi một đồng xu, và của chúng tôi
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"V obchodě na Thwaite, které prodávají balíčky O 'květinářství semena pro každou penny, a naše
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"V obchode na Thwaite, ktoré predávajú balíčky O 'kvetinárstva semená pre každú penny, a naše
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"V trgovini na Thwaite jih prodajajo pakete o" cvetličnih semen za vsak peni, in naše
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Vuonna shopissa Thwaite he myyvät paketteja O 'kukka-siemeniä penniäkään jokaisen, ja meidän
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"W sklepie na Thwaite, które sprzedają pakiety o" kwiaty nasiona za grosz każda, a nasze
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"Στο κατάστημα στο Thwaite που πωλούν πακέτα o" λουλούδι-σπόρους για μια δεκάρα η κάθε μία, και μας
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"В магазина в Thwaite които се продават пакети о" цветя семена за една стотинка всеки, и нашите
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"В магазине на Thwaite они продают пакеты о 'цветов семена для каждой копейки, а наши
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"У магазині на Thwaite вони продають пакети про 'квітів насіння для кожної копійки, а наші
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve"בחנות ב Thwaite הם מוכרים חבילות" o פרחים זרעים פרוטה כל אחת, שלנו
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak veواضاف "في متجر في ثوايت يبيعونها حزم يا زهرة البذور لبنس واحد لكل منهما ، ودينا
"Thwaite dükkan her biri için bir kuruş paketleri o 'çiçek tohum satmak ve彼が作る方法'日が成長のthの'きれいなもの"である知っているDickon。
Türkiye'deki yetiştiricilerle Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.Ahora mismo han firmado unos contratos por 17 años con agricultores en Turquía para venderle zumo a Europa.
Türkiye'deki yetiştiricilerle Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.Teraz wchodzi w życie w 17-letni kontrakt z rolnikami w Turcji, na sprzedarz soków w Europie.
Türkiye'deki yetiştiricilerle Avrupa'ya meyve suyu satmak için 17 yıllık kontratlar imzalıyorlar.Сейчас они заключили контракт на 17 лет с садоводами Турции на то, чтобы продавать сок в Европе.
Üzümleri tabi ki bedavaya satmayacağız.Ми не віддамо його безкоштовно.
Üzümleri tabi ki bedavaya satmayacağız.だから、最低価格はここあたり こんな感じ
Üzüm tedarik etmemiz gereken bir minimum ücret var. . Üzümleri tabi ki bedavaya satmayacağız.Не бихме "продавали" за без пари, така че най-ниската цена е някъде тук.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod