Şimdi dağıtım dediğim de bütün bu zehirleri mümkün olduğunca mikroplu ve pis bi şekilde satmak oluyor.Sekarang distribusi berarti menjual semua sampah yang terkontaminasi racun ini secepat mungkin.
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.Así que imaginemos que este señor de aquí - este señor en naranja - él entonces ofrece vender -
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.Dus, laten we zeggen dat deze vent hier - deze knakker in het oranje - nu aanbiedt te verkopen.
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.Giả sử người này ở ngay đây anh chàng màu da cam này lại đề nghị bán
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.Mungkin orang-orang mau membayar lebih untuk menukarkan dolarnya dengan yuanku."
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.Oletamme siis, että tämä kaveri tässä -- tämä oranssi kaveri -- tekee myyntitarjouksen.
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.Vielleicht gibt es Leute, die mir mehr Dollar pro Yuan bezahlen würden."
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.И предположим, этот парень в оранжевом, он тогда предлагает продать.
Şimdi diyelim ki buradaki adam- bu turunculu olan- satmayı teklif ediyor.إذا لنقل أن هذا الشخص هنا - بالبرتقالي - وافق على البيع
Şimdi şirketinizi satmak istemeyebilirsiniz.지금 당장은 회사를 넘기고 싶은 생각이 없겠지만
Şimdi şirketinizi satmak istemeyebilirsiniz.لأنك حاليًا لا ترغب بالاستحواذ
Şimdi şirketinizi satmak istemeyebilirsiniz.いつかあなたが成長した時誰かが
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?De ce încerc să vă vând o jumătate de pod?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Dlaczego próbuję Wam sprzedać nieukończony most?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?제가 왜 여러분께 반밖에 지어지지 않은 다리를 팔고 있냐고요?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Mengapa saya ingin menjual jembatan yang belum selesai?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum? O kadar sevimli miyim?Cosa sto cercando di vendervi? un ponte a metà? sono così affascinante?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Porque estou a tentar vender-vos uma ponte meia construída?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?¿Por qué estoy intentando venderles un puente a medio construir?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Pourquoi suis-je en train d'essayer de vous vendre un pont à moitié construit?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Prečo sa pokúšam predať vám spolovice postavený most?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Proč se vám snažím prodat napůl postavený most?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Tại sao tôi cố bán cho bạn chiếc cầu xây dở?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Waarom probeer ik jullie een half gebouwde brug aan te smeren?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Warum versuche ich Ihnen eine halbfertige Brücke schmackhaft zu machen?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Γιατί προσπαθώ να σας "πουλήσω" μια μισοχτισμένη γέφυρα;
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Защо се опитвам да ви продам мост, построен наполовина?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?Почему я пытаюсь продать вам полу-построенный мост?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?מדוע אני מנסה למכור לכם גשר בנוי למחצה?
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?لماذا أحاول أن أبيع لكم نصف جسر مبني ؟
Size neden yarım bir köprü satmaya çalışıyorum?買ってもらいたいと? 私にそんなに魅力がある?
Son haline getirdiklerinde de Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.Când au avut proiectul final s-au dus la Kickstarter 100.000 USD ca să producă câteva pentru vânzare.
Son haline getirdiklerinde de Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.Và sau đó, khi họ có một dự án, họ sẽ đến Kickstarter và xin 100 000 đô để sản xuất một vài chiếc đi bán.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.De lavede ikke lånene og solgte derefter lånene.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Họ không dùng cách tạo ra khoản vay rồi bán chúng đi.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Il n'ont pas contracté et ensuite vendu les prêts.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.그들은 그저 대출상품을 만들어 내다 팔지 않고
Sonradan satmak için kredi yapmadılar. Krediyi bir hizmet olarak sundular.Eles não faziam empréstimos para depois os venderem.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Mereka tidak menyediakan dan menjual pinjaman.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Nem azért adták a hiteleket, hogy aztán eladhassák azokat.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Nepredávali úvery ďalej potom, čo ich poskytli.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Neprodali půjčky dál, potom co se podepsala smlouva (Běžná praxe v USA)
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Nie dawali pożyczek, a potem nie sprzedawali.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.No hacían préstamos para luego venderlos.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Non hanno rivenduto i prestiti ad altre banche.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Nu au făcut împrumuturi și apoi le-au vândut.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Sie haben keine Kredite ausgestellt und sie dann verkauft.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Ze maakten geen leningen om deze daarna door te verkopen.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Δεν δάνεισαν και έπειτα πούλησαν τα δάνεια.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Они не перепродавали выданные ссуды.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.Те не давали заеми, които после да продадат.
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.فهم لم يعطوا القروض ومن ثم يبيعونها
Sonradan satmak için kredi yapmadılar.ローンを提供し
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Apoi le reambalează și le scot din nou la vânzare, pentru mai mulți bani decât ar costa o seringă sterilă.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.그리고 나서 아이들은 그 주사기들을 다시 포장해서 시장에 내다 팝니다. 애초에 소독되어 나오는 주사기보다 더 많은 돈을 받기 위해서입니다. 정말 이상한 일이 아닐 수 없습니다.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Następnie strzykawki są pakowane i sprzedawane na rynku za nawet wyższe sumy, niż sterylne strzykawki.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak. Oldukça şaşırtıcı.Potom ich znovu zabalia a predajú na trhu za doslova viac peňazí ako za sterilnú injekčnú striekačku.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak. Oldukça şaşırtıcı.Và sau đó chúng đóng gói lại và bán ra thị trường với giá đất hơn cả 1 chiếc BKT đã tiệt trùng ở nơi sản xuất.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Pak je přebalí a prodají na trhu za vyšší cenu než za sterilné injekční stříkačku. Což je docela bizarní.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Poi le riconfezionano per rivenderle nei mercati ad un prezzo più alto del costo di una siringa sterile.