Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Saya menjual kepadamu racun; Engkau dijual saya tidak ada.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Te vendo veneno, me has vendido ninguno.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Tôi bán ngươi chất độc; Cha đã bán cho tôi không.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Vand te otravă; Tu mi-a vândut nici unul.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Vendo te veleno, mi hai venduto nessuno.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Πουλάω σου δηλητήριο? Εσύ hast που πωλούνται με κανένα.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Продавам тебе отрова, Ти си ми продаде нито един.
Ben sana zehri satmak; sen yaptın bana yok sattı.Я продаю тебе яд, ты продал меня нет.
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz."Feed Bag"이라고 불리는 가방을 파는 것인데, 이것은 매우 아름답게 아이러니한 것입니다. 왜냐하면 여러분이 Feed Bag을 매면
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz.là bán những chiếc túi có tên "Giỏ đựng thức ăn" (Feed Bag) -- điều thú vị là bạn có thể sử dụng làm túi xách.
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz.lo que es hermosamente irónico pues usted se puede unir a la "Bolsa Alimenticia".
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz.O Feed Bag dá para levar às costas.
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz."Toreb żywieniowych", je też można założyć jak u konia przy karmieniu.
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz.למכור תיק בשם Feed Bag (גם מספוא) -- שזה יפה בצורה אירונית כי אפשר ממש לחבר אותו אליך.
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz.وهي بيع حقائب تدعي " فييد باغ = حقيبة الغذاء " وهي فكرة " مميزة " لأن تلك الحقيبة يمكن وضعها على الظهر ..
"Beslenme Çantası" satmak -- gerçekten komiktir çünkü Yemek Çantasını belinize bağlayabilirsiniz.飼料袋から食費を得るという皮肉なものです しかしバッグを1つ売るごとに
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır.'As vrea sa aud ce faci mai departe.' si sa le vinzi ceva acelora.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Chcę usłyszeć to, nad czym teraz pracujesz" i coś im sprzedać.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Chci slyšet, co budeš dělat dál," a něco jim prodat.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Eu quero ouvir o que vão fazer a seguir," e vender-lhes uma coisa.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Hallani akarom, hogy mit csinálsz legközelebb", és adj el nekik valamit.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Hočem slišati kaj nameravate početi v prihodnosti" in prodati nekaj njim.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Ich möchte wissen, was Sie als nächstes tun", und verkauft denen etwas.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Ik wil horen wat je de volgende keer gaat doen", en verkoop hen iets.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Jag vill veta vad du kommer att göra nu" och sedan sälja något till dem.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Je veux entendre quel va être votre nouveau produit," et leur vendre quelque chose.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."당신이 무엇을 할 지 들을 의향이 있어요"라는 사람들을 찾고 그들에게 제품/서비스를 판매할 수 있어야 합니다.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."saya mau mendengar apa yang Anda lakukan selanjutnya," dan menjual sesuatu kepada mereka.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."tôi muốn nghe những gì bạn làm tiếp theo" và bán cho họ những thứ đó.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Voglio sapere cosa stai per fare", e vender loro qualcosa.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Yo quiero saber que vas a hacer después", y venderles a ellos.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Θέλω να ακούσω τι ετοιμάζεις για μετά." και να το πουλήσεις σε αυτούς.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Аз искам да разбера какво мислиш да правиш" и да им продадете нещо.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."Я хочу услышать, что вы сделаете дальше", а потом продать что-нибудь им.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır."אני רוצה לדעת מה הדבר הבא שאתה הולך לעשות", ולמכור להם משהו.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır." أرغب في سماع ما ستفعله بعد هذا،" وتبيع شئ ما لهم.
"Bir dahaki sefere ne yapmak istediğinizi duymak istiyorum" diyenleri bulmak ve onlara birşeyler satmaktır.そして彼らに何かを売るんです。 最後の例です。
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Chúng không vẽ để bán cho một khách hàng hoặc chơi piano để kiếm tiền cho gia đình.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.클라이언트에게 납품하기 위해서 그림을 그리거나 가족의 생계비를 벌기 위해서 피아노를 치는 것이 아닙니다.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Não desenham para vender o seu trabalho a um cliente nem tocam piano para ganhar dinheiro para a família.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Nie rysują dzieł na sprzedaż. nie grają na pianinie, by zarobić na utrzymanie rodziny.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.No dibujan para vendérselo a un cliente, ni tocan el piano para ganar el sustento para la familia.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Non disegnano per vendere il proprio lavoro a clienti o suonano il piano per guadagnare per la famiglia.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Nu desenează ca să-și vândă opera unui client, sau cântă la pian ca să câștige bani pentru familie.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Ze tekenen niet om hun werk te verkopen. Ze spelen geen piano om geld te verdienen.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Вони не малюють, щоб продати роботу клієнтові, і не грають на піаніно, щоб заробити гроші для сім'ї.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.Они не рисуют, чтобы кому-то продать свою картину. И не играют на пианино, чтобы содержать семью.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.הם לא מציירים כדי למכור את היצירה ללקוח או מנגנים בפסנתר על מנת להרוויח כסף בשביל המשפחה.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.لا يرسمون ليبيعون العمل لزبون أو يعزفون البيانو ليكسبوا النقود لعائلتهم.
Bir müşteriye satmak için çizmezler, ya da aile için para kazanmak için piyano çalmazlar.家族を養うためにピアノを弾いているわけじゃない もちろん 昔はそういう子もいた
Bisikletleri x artı x'in yüzde kırkına; yani 1.4 kere x'e satmaktadırlar. -Oni sprzedają rower za x dodać 40%, co równa się 1,4 razy x. To jest tyle za ile sklep A sprzedaje swój rower.
Bisikletleri x artı x'in yüzde kırkına; yani 1.4 kere x'e satmaktadırlar. -Predáva ich za cenu "x" + 40% z "x", čo sa ravná 1,4x. To je cena, za ktorú predáva svoje bicykle obchod "A".
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Allora abbiamo noleggiato un furgoncino e abbiamo viaggiato per la East Coast, provando a venderli.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Así que lo que hicimos fue alquilar una van y condujimos por toda la costa este tratando de venderlos.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Donc on a loué un petit van et on a fait toute la côte Est pour les vendre.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.그래서 저희가 뭘 했느냐면 작은 밴을 빌려서 미국 동부 지방을 돌아다니며 팔려고 했습니다.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Toen huurden we een kleine bestelwagen en reden langs de oostkust in een poging om ze te verkopen.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Νοικιάσαμε λοιπόν ένα μικρό φορτηγάκι και οδηγήσαμε σε όλη την ανατολική ακτή προσπαθώντας να τους πουλήσουμε.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Затова наехме един малък бус и обиколихме цялото източно крайбрежие в опити да ги продаваме.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.אז מה שעשינו זה ששכרנו רכב מסחרי קטן ונסענו לאורך כל החוף המזרחי בניסיון למכור את הציורים.