Ana içeriğe geç
Sözlük

sat ile cümle

sat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün biletleri sattık.We've sold all the tickets.
Tom bileziği sattı.Tom sold the bracelet.
Süt cam şişelerde satılırdı.Milk used to be sold in glass bottles.
Onu satın alın!Buy it!
Oğlan bir köpek satın alıyor.The boy is buying a dog.
Kaç tane çiçek satın alıyorsun?How many flowers are you buying?
IKEA'dan mobilya satın alıyorum.I buy furniture from IKEA.
Bunu onlardan satın aldım.I bought it from them.
Bunu ondan satın aldım.I bought it from him.
Bizden ne satın aldın?What did you buy from us?
Onlardan ne satın aldın?What did you buy from them?
Benden ne satın aldın?What did you buy from me?
Ondan ne satın aldın?What did you buy from him?
Tom evini satmak zorunda kaldı.Tom had to sell his house.
Tom arabasını satmak zorunda kaldı.Tom had to sell his car.
Dan satış departmanında yeniden işe atandı.Dan was reassigned to work at the sales department.
Sen ekmek satın almadın.You didn't buy bread.
Dan bir bilet bile satın almadı.Dan didn't even buy a ticket.
Başka ne satın aldın?What else did you buy?
Onu ne kadara satın aldın?How much did you buy that for?
Ben çok iyi bir satranç oyuncusuyum.I'm a very good chess player.
Tom gazete satın aldı.Tom bought a newspaper.
Tom gazete satın aldı ve trende okudu.Tom bought a newspaper and read it on the train.
Tom gazete satın aldı ve işe giderken trende okudu.Tom bought a newspaper and read it on the train on the way to work.
Böyle bir evi satmak kolay olmayacak.It will not be easy to sell such a house.
Satışlar düştü.Sales are down.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Genellikle hangi marka tuvalet kağıdı satın alırsın?Which brand of toilet paper do you usually buy?
Hiç kimse, Tom'un satmaya çalıştığı hiçbir şeyi satın almadı.No one bought anything Tom was trying to sell.
Satış harika gidiyordu.Sales were going great.
Biletler 13, 30 ve 33 dolardan satılıyor.Tickets are priced at $13, $30, and $33.
İhtiyacım olan her şeyi satın almayı göze alamadım.I couldn't afford to buy everything I needed.
Tom bizim sınıfta en iyi satranç oyuncusu.Tom is the best chess player in our class.
Çiftin tebrik kartları satan bir işletmesi var.The couple has a business of selling greeting cards.
O yiyecek satın alıyor.She is buying food.
Tereciye tere satılmaz.Never offer to teach fish to swim.
Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.A car, you say! He can't even afford to buy a sack of onions.
Bir ev satın almak için neredeyse hiç yeterli param yok.I have nowhere near enough money to buy a house.
Tom yeni bir çift buz pateni satın aldı.Tom bought a new pair of ice skates.
Tom yetiştirdiği sebzelerin çoğunu satar.Tom sells most of the vegetables that he grows.
Görünüşe göre, Tom satrançta çok iyi.Apparently, Tom is very good at chess.
Kaç tane domuz pirzolası satın aldın?How many pork chops did you buy?
Tom'un kitapları milyonlarca sattı.Tom's books have sold millions.
O, beni satrançta yendi.She beat me at chess.
O gezegene Satürn adı verilir.That planet is called Saturn.
Tom'un neden onu Mary için satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy that for Mary.
Tom dün bir kitap satın aldı ve onu Mary'ye verdi.Tom bought a book yesterday and gave it to Mary.
Tom'un neden onlardan birini satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy one of those.
Tom'un neden o arabayı satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy that car.
Tom neden o evi satın almak istiyor merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy that house.
Tom yeni bir araba satın almayacak.Tom isn't going to buy a new car.
Tom arabasını kime sattı?Who did Tom sell his car to?
Zaten bunu satmak istiyordum.I wanted to sell it anyway.
Genellikle internetten bir şey satın almam.Usually I don't buy anything on the Internet.
Başka insanların şeylerine ihtiyacım yok, bu yüzden onları satarım!I don't need other people's things, so I sell them!
Dükkan farklı ürünler satmaktadır.The shop sells different products.
Dükkan sebzeler satıyor.The shop sells vegetables.
Yeğenimiz bizim için elma satın alıyor.Our nephew is buying apples for us.
O ekmek satın alır.She buys bread.
O ekmek satın alıyor.She is buying bread.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod